AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
DİL DERNEĞİ'NİN 30. YAŞINI KUTLADIK

Mustafa Kemal Atatürk'ün kalıtının saygısızca buruşturulup, yok sayılmasının üzerinden 34 yıl geçti, buna hayır diyenlerin Dil Derneği'ni kurmalarının üzerinden 30 yıl. 

Kuruluşundan beri çizgisinden, Atatürk Devrimlerine bağlılığından ödün vermeyen Dil Derneği'nin 30. yıl “Dil Derneği – 1987’den 2017’ye” başlıklı kutlaması, Çankaya Belediyesi katkılarıyla 20 Nisan saat 18.00’de Çağdaş Sanatlar Merkezinde yapıldı.

Ali Nihat Yavşan’ın sunduğu etkinlik Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel’in konuşmasıyla başladı.

Türk Dil Kurumu’nun kapatılış ve Dil Derneği’nin kuruluş öyküsünü anlatan Sevgi Özel Dil Derneği’nin 12 Eylül hukuksuzluğuna karşı kurulan ilk dernek olduğunu söyledi. Ülke ne durumdaysa dilimizin de o durumda olduğunu vurgulayan Özel, ulusal istencin bir kez daha bastırılmaya çalışıldığı bugünlerde cumhuriyetçilerin, aydınlanmacıların bir dakika bile karamsar olmaya hakkı olmadığını belirtti ve sağlık sorunları nedeniyle aramızda olamayan Emin Özdemir’in selamlarını iletti. (*)

Dil Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Cevat Geray Derneğin sıkıyönetim altında kurulduğunu, ancak bugün ülkenin daha da kötü koşullarda olduğunu söyleyerek Kurucu Astbaşkan Refet Erim’i konuşmaya davet etti.

Refet Erim yaptığı konuşmada Atatürk kurumlarından yararlanarak bir yerlere gelen, ama bu kurumlara karşı olan bir siyasi erkle karşı karşıya bulunulduğunu, bu yolda yapılacak çok şey olduğunu ve savaşıma hazır olunması gerektiğini belirtti.

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ise dilin bağımsızlık aracı olduğunu, dil için mücadele etmenin bağımsızlık mücadelesi, antiemperyalist mücadele vermek demek olduğunu, kendilerinin de bu mücadelenin bir neferi olduğunu belirtti. Konuşmasını, “ ‘Haklıyız. Biz kazandık ve kazanacağız. ‘Bir ağaç gibi tek ve hür/ Ve bir orman gibi kardeşçesine’ yaşayacağımız güzlere olan inancımla hepinizi saygıyla selamlıyorum.” sözleriyle sonlandırdı.

Etkinlik Mustafa Kemal Atatürk’ün dostlarının kaleme aldığı anılardan Boğaçhan Sözmen tarafından derlenen ANILARLA ATATÜRK adlı okuma tiyatrosu ile sürdü. Oyunda Mehmet Gürkan, Ali Nihat Yavşan, Boğaçhan Sözmen ve Orhan Özyiğit rol aldı. Oyuna kanunu ve sesiyle Ömür Eren eşlik etti.

Kurucularımıza, kuruluş çalışmalarına emek verenlere, tüm üyelerimize, derneğimize katkı verenlere, bu özel günde yanımızda olan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, ÇYDD Ankara Şubesi Başkanı Ayfer Yüksel, Ulusal Eğitim Derneği Başkanı Nazım Mutlu, Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı'ya, Ankara CUMOK ekibine  ve tüm konuklarımıza teşekkür ederiz. 

 

(*) Sevgi Özel’in konuşmasının tam metni

 

DİL DERNEĞİ'NİN 30 YILI

Sevgili Yurtseverler,  Değerli Üyelerimiz,

Hoş geldiniz!

Öncelikle yönetim kurulumuz ve bütün üyelerimiz adına laik cumhuriyetimizin kurucusu, Türk Devriminin yapıcısı Mustafa Kemal’i, İsmet İnönü ile birlikte cumhuriyetimize emek veren bütün aydınlanmacıları saygıyla anıyorum!

Dil Derneği 30 yıldır, direnerek devrim bayrağını taşıyor!

Derneğimizin yaşayan, yaşamda olmayan bütün kurucularını, bütün üyelerini saygıyla anıyor, selamlıyorum. Ulu önderimiz Atatürk'ün başlattığı Dil Devriminin 85. yılına eriştik; bugün de Dil Derneği'nin de 30. yaşını kutluyoruz. Dil Derneği'nin 34 kurucu üyesinden biriyim; 34 kurucumuzun 23'ünü sonsuzluğa uğurladık; ama hiçbirinin devrimci ülküsünü yitirmedik; hepsini özlem ve saygıyla anıyorum.  Öncelikle derneğin kuruluşu için ilk adımları birlikte attığımız Dr. Haldun Özen'i, Ali Püsküllüoğlu ve Mustafa Ekmekçi'yi özlemle anıyorum. Önce dört kişiydik sonra o dönem Mülkiyeliler Birliği Başkanı olan, bize Mülkiyeliler Birliği'nin kapısını açan  Prof. Cevat Geray'a gönül borcumuz sonsuz.

Bizler bu törene hazırlanırken Atatürk'le, cumhuriyetle kavgası olanlar 16 Nisan halkoylaması için devletin bütün olanaklarını kullanarak sokaktaydı. Bu halkoylaması, laik cumhuriyetimizle çocuklarımızın yarını için duyduğumuz kaygıyı şimdilik silemedi; ancak karamsar olmamak için birçok nedenimiz olduğunu kanıtladı.  

 Biz dilciyiz; bilimsel, sanatsal doğrularla beslenen demokrasiye inanırız. Özgür istencimizle korkmadan her zaman, her yerde konuşur ve yazarız. 1950'lerden, özellikle 1980'den bu yana din ve ırk farkımızı siyasaya araç yapanların sıklıkla kullandığı "milli irade"nin ya da Türkçesiyle "ulusal istenç"in bir kez daha çiğnenmesine, "ulusun hiçbir baskı altında kalmadan” isteğini sandığa yansıtmasına değil, ulusu kandırma, baskılama aracı olarak kullanılmasına tanık olduk. Bağımlı hukukçular eliyle cumhuriyet tarihimize bir hukuk lekesi daha yazıldı; bu leke yazanların alnından asla silinmeyecektir.

Biz Atatürkçüyüz; cumhuriyetçiyiz; Türk Devrimine, Türk Devriminin en önemli iki dayanağı olan Harf ve Dil Devrimlerine inanıyoruz. Koşullar ne olursa olsun Türk Devriminin sahibi ve savunucuyuz.  Koşullar ne olursa olsun Atatürkçü düşünceden ve Türk Devriminden ödün vermeyiz. Atatürkçü düşünce ve devrimler için direnmenin laik cumhuriyetimiz için, çocuk ve gençlerimizin geleceği için direnmek olduğunu biliyoruz! Koşullar ne olursa olsun direniriz!

Bugüne hazırlanırken 30 değil, 34 yıl önceye gittim. Çok doluyum; karamsar değilim; ama üzgünüm. Çünkü 34 yıldır laik cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün eliyle yazdığı “vasiyetnamesi" üzerindeki hukuk lekesi silinemedi. Atatürk'ün, ulusun tarih ve dil bilincini kökleştirmek için eliyle kurduğu Türk Tarih ve Dil Kurumları 34 yıldır karşıdevrime hizmet ediyor; Atamızın kalıtını, Atamıza ve devrimlere saldıranlar kullanıyor.

12 Eylülcüler 82 Anayasasının 134. maddesine dayanarak Atatürk’ün “vasiyetnamesi”ni çiğnediler. 1983'te çoğu Atatürk'e ve devrimlere düşman olan 160 üyeli Danışma Meclisinden, Kamer Genç, Ertuğrul Alatlı gibi Atatürk'ün kalıtına sahip çıkan 11 üyenin karşıoyuna aldırmadan çıkardıkları yasayla Türk Tarih ve Dil Kurumlarını kapattılar. Kurumlar birer dernekti, yasa zoruyla Başbakanlığa bağlı devlet dairesi yapıldı. Kapatılmadan önce Türk Dil Kurumu, yolsuzluk bulmak amacıyla geriye dönük denetlenmişti. Bu önyargılı denetime tanık oldum. Evren'in denetçileri TDK'de yolsuzluk bulamayınca yasa çıkarma yoluna saptılar. 12 Eylülcülerin çıkardıkları her yasa, koydukları her kural öncelikle hukuktan sapmadır. Ülkeyi Atatürk'ün manevi kalıtı olan akıldan, bilimden, demokrasiden uzaklaştırmıştır.

1950'den bu yana, özellikle 1980'lerden sonra ülke siyasal, ekinsel ve ekonomik açıdan türlü sarsıntılar yaşıyor, ortak dilimiz Türkçe de bu sarsıntılardan payına düşeni alıyor. 1932-83 arasında Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu'nun yönetici ve üyeleri, Türkçenin Dil Devrimi ışığında gelişmesi için canla başla çalıştılar. 1200 üyesi bulunan TDK kapatıldığında sözlüğü, Yazım Kılavuzu bütün ülkenin temel kaynağı idi. TDK, Türkçeye ilişkin soru ve sorunlara akılcı, bilimsel yanıt bulan ve güvenilen tek dernekti.

Türk Dil Kurumu 1950'den sonra milliyetçi muhafazakâr iktidarların, Atatürk ve devrimlerle kavgalı gericilerin saldırısına uğramıştı. Benim gibi birçok kurum çalışanı da Atatürkçü düşünceye, devrimlere ödün vermeden sahip çıkan, Dil Devrimine emek veren bilim ve sanat insanları arasında büyüdü. Gerici saldırılara direnen bir dernek içinde akılcı, yasal olandan sapmadan direnmeyi öğrendik. 1980’lerde TDK yöneticisi ve çalışanları birlikte direndik; ama karşımızda aklın ipini koparmış darbeciler vardı. Kurumların kapatılmaması için Ömer Asım, Şerafettin Turan, Nadir Nadi gibi onlarca aydın tepki verdi; ama darbeciler kararlıydı. Karşıdevrimci gerici akademisyenlerden, sözde hukukçulardan aldıkları destekle kurumları kapattılar; böylece Dil Devrimini engelleyeceklerini sandılar.

Dernek 30 yaşında; ancak kuruluş öyküsü 33 yıl önce başladı. 12 Eylül 1980'den 3 yıl sonra bile Ankara'da olağanüstü hal uygulaması sürüyordu. Devrimci aydınların çoğu zindandaydı; onlarcası üniversiteden, çalıştıkları kurumlardan atılmıştı. Dil Kurumu'nun üyeleri de darmadağın olmuştu. İşe bakın, 34 yıl sonra benzeri olayları, oluşumları yaşıyoruz.

1982 Anayasasının üniversite özerkliğini yok eden 132. maddesi ile Dil Devrimini durdurmayı amaçlayan 134. maddesinin hangi yıkımlara yol açtığını 2000'lerde yaşayarak gördük. Karşıdevrim, Atatürkçü düşünceyle savaşımında ilk zaferini Atatürk kurumlarının kapattırarak, üniversite özerkliğini YÖK'le yok ederek kazandı. Ne yazık ki üniversite bu hukuksuzluğa yeterince tepki veremedi; bizler, bu en gerici, en baskıcı yönetimlerde bile görülmeyen hukuksuzluğa sessiz kalamazdık. Türk Dil Kurumu’nun 34 üyesi bir araya geldik. Bağımsızlık bilinciyle dil arasındaki görkemli köprüyü düşünerek, bağımsızlığımızın simgesi TBMM’nin kurulduğu 23 Nisanı göz önüne alarak, 22 Nisan 1987’de Dil Derneği’ni kurduk. Kurulması yasak dernek sayılmayı, önümüze türlü engeller çıkarılmasını önemsemedik. 30 yıldır üyelerimizin ve yurtseverlerin desteğiyle ayaktayız. 30 yıl boyunca olanaksızı olanaklı kılarak birçok kitap yayımladık; türlü etkinlikler yaptık; aydınlık bir çalışma yeri edindik; 29 yıldır salt yazarların ve sürdürümcülerin desteğiyle bir dergiyi yaşatıyoruz.

Sevgili Yurtseverler,  Değerli Üyelerimiz,

Dil Derneği, 12 Eylül hukuksuzluğuna Atatürkçülerin ilk başkaldırısıdır. Dil Derneği, 12 Eylül hukuksuzluğuna tepki için kurulan ilk kitle örgütüdür. Bu neden 30 yıl önce yargının ve basının ana konusu olmuştur. Birçok engeli Atatürk'e, Türk Devrimine inancımızla ve yargı yoluyla aştık. Yine yargıda hak arayarak kamu yararına dernek olmayı başardık.

Generallerin, Atatürk’ün kalıtına yasa zoruyla el koyarak oluşturduğu Başbakanlığa bağlı Türk Dil Kurumu, Atatürk’ün kurumu değildir; önceleri Kenan Evren’in, sonra tutucu, gerici iktidarların, son on beş yıldır da AKP’nin güdümündeki işlevsiz bir devlet dairesidir. Dil Devrimini yok sayarak, Türk İslam sentezine tutunarak 34 yıldır Atamızın parasını, Atatürk kurumunun bilimsel birikimini mirasyedi savurganlığıyla harcıyor. Hiç kimsenin saygı duymadığı, soru ve sorunlara yanıt bulamadığı yandaş kayırma “cemiyeti” olarak iktidar ağzına bakıyor. Atamızın İş Bankasındaki parasıyla “cemaat” etkinliklerine destek veriyor.

Bugün Kenan Evren'in kurduğu TDK'nin varlığı gibi devleti temsil edenlerin kullandığı dil de kaygı vericidir. Ne yazık ki kendini milliyetçi muhafazakâr diye tanımlanan, Türkçesi ulusçu tutucu olarak bilinen; ama ulusçu olmayan, tutuculuğu gericiliğe taşıyan sağ iktidarlar, 85. yılını kutladığımız Dil Devrimine düşmandır; devrimin ışığında yenileşen ortak ya da resmi dilimiz Türkçeyle kavgalıdır. Kavganın özünde dille din bağını koparan Harf ve Dil Devrimleri bulunmaktadır. Hukukun üstünlüğünün, bilimsel ve sanatsal doğruların yok edildiği, Türkçenin iyice kirletildiği, tüm eğitim kurumlarının dinselleştirildiği; üniversitenin susturulduğu; Atatürk’e, İsmet İnönü’ye, bütün devrimcilere ahlakdışı saldırıların arttığı kapkara bir dönemdeyiz. Gün gün yoğunlaşan demokrasi dışı uygulamalar, Gençliğe Seslenişindeki uyarılarla Atatürk’ün ne denli haklı olduğunu kanıtlamıştır.

İşte böyle bir dönemde Dil Devriminin 85., Dil Derneği'nin 30. yılını kutluyoruz.

Bu nedenle Dil Devriminin 85., Dil Derneği'nin 30. yılını kutlarken bütün aydınları hukukun üstünlüğü, çağdaş demokratik değerler doğrultusunda güçbirliği yapmaya, yapıcı dille Anayasal ve evrensel haklarımızı kullanarak halkı aydınlatmaya çağırıyoruz!

*

Bu törene emek veren değerli sanatçılar Boğaçhan Sözmen'e, Mehmet Gürkan'a, Orhan Özyiğit'e, Ömer Eren'e; Ali Nihat Yavşan'a; bütün törenlerin izlencesini, görsel duyurusunu, duyurulmasını sağlayan Figen-Güneş Çakmakoğlu kardeşlere; yönetim kurulu üyelerimize, dernek çalışanlarına teşekkür ederim.

Her zaman olduğu gibi hep yanımızda olan Çankaya Belediyesi'nin değerli Başkanı Alper Taşdelen'e, Sosyal ve Kültürel İşler Müdürlüğü Müdürü Şebnem Erol ve ekibine, bu salonun emekçilerine içtenlikle teşekkür ederim.

Kurucu Başkanımız Prof. Cevat Geray'a gönül borcumuz sonsuz.

Sizlere; iyi dileklerimizi rüzgâra katıp göndereceğimiz tüm cumhuriyetçilere teşekkür ederim.

 

  • 30.Yıl - Sevgi Özel
  • 30.Yıl - Ali Nihat Yavşan
  • 30.Yıl - Cevat Geray ve Refet Erim
  • 30.Yıl - Alper Taşdelen
  • 30.Yıl - Dil Derneği Belirtkesi
  • 30.Yıl - İstiklal Marşı
  • 30.Yıl - Atatürk'ten Anılar
  • 30.Yıl - Atatürk'ten Anılar2
  • 30.Yıl Töreninden 1
  • 30.Yıl Töreninden 2
  • 30.Yıl Töreninden 3
  • 30.Yıl Töreninden 4


 
BAŞYAZI
ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ
Haziran 2017 - 352. Sayı
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter