AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
SÖYLEV’İN 90’INCI YILI İSTANBUL’DA BAKIRKÖY BELEDİYESİ İŞBİRLİĞİYLE COŞKUYLA KUTLANDI
 

Cumhuriyetimizin kurucusu, devrimlerin yapıcısı ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başyapıtı Söylev’in90’ıncı yılı İstanbul’da Bakırköy Belediyesi işbirliğiyle BakırköyLeyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşti.

Ali Nihat Yavşan’ın sunduğu tören saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı ile başladı. Faruk Salgar yönetimindeki Bakırköy Müzik Akademisi ‘Cumhuriyetin Şarkıları’nı seslendirdi. İzmir Marşı, Mülkiye Marşı, Hoş Gelişler Ola ve 10. Yıl Marşı’na ellerindeki bayraklarla ve sesleriyle konuklar da eşlik etti.

Söylev’in Ey Türk Gençliği ile başlayan son bölümü Atatürk görselleri eşliğinde Kerim Afşar’ın sesinden sunulduktan sonra açış konuşmalarını Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel ve Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu yaptı.

Sevgi Özel konuşmasına dil bayramlarını eylül ayında belediyelerin katkılarıyla kutladıklarını, gericilere inat gelecek yıllarda da bunu sürdüreceklerini söyleyerek başladı. Söylev’in öneminden ve hangi koşullarda nasıl yazıldığından söz eden Özel salonu dolduran bütün konuklara Söylev armağan eden Bülent Kerimoğlu’na teşekkür ederek Söylev’i herkese, özellikle de çocuklara okutmak gerektiğini vurguladı. Sözlerini “Atatürk ve cumhuriyete saldırıların giderek arttığı bir dönemden geçiyoruz. Her Türk vatandaşına cumhuriyeti yaşatmak için büyük görevler düşüyor. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi ayağa kalkmak, el ele vermek zorundayız. Cumhuriyet tehlikede. En çok da kız çocuklarımız, kadınlarımız tehlikede. El ele vermeli, güç birliği yapmalıyız. Umut ediyorum ki bu toplantı belleklerimizde içimizi rahatlatan bir anı olarak kalmaz, mücadele ruhunu körükleyen bir ilk adım olur” şeklinde sürdürdü.

Etkinliğin ev sahipliğini üstlenen Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu güncelliğini hiç yitirmeyen ve günümüzde de her yurtsever için önemini koruyan Söylev’in 90. yılını kutlayarak, Söylev’de yazılı olduğu gibi bugün de gaflet ve delalet, ama en önemlisi hıyanet içinde olunduğunu, iktidarın aymazlığının ülkeyi 1919 koşullarına getirdiğini, emperyalist işgalin ayak sesleri duyulurken, ne yazık ki içerde işbirlikçilerin olmasının içini acıttığını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “1919’da nasıl ki ülkeyi işgalden kurtaracak kuvayımilliyeciler varsa, yurtseverler varsa, ‘Geldikleri gibi giderler’  diyen Mustafa Kemal Atatürk varsa, bugün de bu ülkenin devrimcileri, aydınları, yurtseverleri var, ülkeyi bu durumdan kurtaracak insanlar var. Bu ülke işbirlikçilere o zaman da kalmadı, bugün de kalmayacak.

Aydınlanmacıların Seslenişleri bölümünün konuşmacıları Yusuf Çotuksöken, A. İlhan Gülek ve Barış Yarkadaş’tı.

Yazar, dilci Yusuf Çotuksöken Söylev’in ulusumuz için klasik bir yapıt olduğunu örneklerle anlatarak “Özgüveni en yüksek olan ve yurttaşlara da en büyük özgüven aşılayan bir yapıttır Söylev. Her birimiz değişik yaş dönemlerinde Söylev’i tekrar tekrar okumalıyız, okutmalıyız.” dedi. Sözlerini Nazım’ın Kerem Gibi şiiriyle sonlandırırken bu şiirin bundan sonra ne yapılması gerektiğini çok iyi anlattığını belirtti.

Eğitimci, yazar Ali İlhan Gülek özetle şöyle konuştu: “Söylev bir türkü, cumhuriyetin türküsü. Aşık Veysel’in uzun ince yolu. Yol yokuş, yol uzun, yolda hainler var, işbirlikçiler var, Ali Kemaller var. Ama bu yolda aydınlanmacılar da var. Yolda ayrılanlar var ama hedefe ulaşanlar da var bu hikâyede. Bu hikâye bize bağımsızlığı, direnmeyi, teslim olmamayı öğretir. Bu yüzden bize bu hikâyeyi okutmazlar. Çünkü yeni bir cumhuriyet kurmak istiyorlar; içerde mağdurları, işsizleri olan, dışarıda tüm komşularıyla kavga içinde olan. Biz her gün defalarca “Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”  diyeceğiz… Her gün…”

CHP İstanbul Milletvekili, gazeteci Barış Yarkadaş konuşmasına “Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı ben Anadolu’nun herhangi bir yerinde herhangi bir kişi olarak yaşamımı sürdürüyor olacaktım”  sözleriyle başladı. Nutuk’ta yer alan her sözün bugüne taşınmasının onu siyasal başyapıt yaptığını, Nutuk’a ruhunu verenin, onu ölümsüz kılan temel etkenin Atatürk’ün söz ve eylemdeki birliği olduğunu, ‘Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum’ dediğinde askerleriyle cephenin en önünde yer aldığını, onlara sırça sarayından seslenmediğini, yaşadıklarıyla sözlerine can verdiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Nutuk bir liderin halka hesap verme belgesidir. Atatürk milletin egemenliğine sözde değil, özde inanan ve gereğini yerine getiren, bu anlamda örnek bir liderdir. Bu yüzden Nutuk’ta halka hesap vermiş,  ne yaptığını tek tek anlatmıştır. Mazi olan bir devri tarihe gömerken, geleceği de işaret etmiştir. Yalnızca hesap değil, ödev de vermiştir. Gençliğe Hitabe halka verilen ödevdir. Hepimiz bu ödevin gereğini yerine getirmeli ve cumhuriyeti gelecek yüzyıllara taşımalıyız.”  

 

  • Söylev'in 90. yılı coşkuyla kutlandı
  • Sevgi Özel
  • Dr. Bülent Kerimoğlu
  • Yusuf Çotuksöken
  • A. İlhan Gülek
  • Barış Yarkadaş
  • Bakırköy Müzik Akademisi
  • Ali Nihat Yavşan, A. İlhan Gülek, Barış Yarkadaş, Sevgi Özel, Yusuf Çotuksöken, Figen Çakmakoğlu ve Ertuğrul Özüaydın
  • Konuklar Söylev'leriyle


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter