AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
CUMHURİYETİMİZİN 94. YILINDA DİRENME GÜCÜNÜ ATATÜRK'TEN ALIYORUZ!
 

“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı (…), demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” Ancak 94. yılında cumhuriyetimizi böyle tanımlamakta zorluk çekiyoruz.

Yıllardır ortam ve koşullar olumsuz olmasına karşın özgürce düşünce üretme, düşünceyi özgürce dillendirme, laikliğe, aklın öncülüğüne, bilime-sanata, yargı bağımsızlığına, üniversite ve basın özgürlüğüne inancımızı koruyoruz. 94. yıl önce bir imparatorluğun küllerinden doğan cumhuriyetimizin başta eğitim olmak üzere her alanda yara almasından rahatsız olmamıza karşın kara günün kararıp kalmayacağını biliyoruz; çünkü önümüzde Kurtuluş Savaşı gibi görkemli bir deneyim ve yolumuzu açan Mustafa Kemal Atatürkümüz var. Atatürkçü olmaktan onur duyuyoruz.

Yıllardır politikacıların ve toplumun gözü önündeki kişilerin kullandığı dili izliyoruz. Devleti temsil edenlerin anayasal ve yasal kuralları zorlayan, 94 yıllık cumhuriyet kazanımlarını küçümseyen, ulusal dayanışma ve adalet anlayışımızı inciten dili, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkemizi de yaralamaktadır. Atatürkçü düşünce ve Atatürk’ün işaret ettiği “ulusçuluk” anlayışıyla hesaplaşma, kabul edilemez noktaya ulaşmıştır. 2017 Türkiyesinde eğitimin kurul ve kurumlarından Atatürk’ün adının, devrimci ilkelerinin silinmesini hoş görmemiz beklenemez. Bu yüzyılda dilin özgürlükleri kısıtlayan ya da yok eden silaha dönüşmesi; demokrasiyle, ulusal ve evrensel değerlerle çelişen eylemler, ortak iletişim aracımız Türkçeye duyarsızlığın boyutlanması; Atatürk’ün üstün öngörüsüyle bu coğrafyada ülkemize özel ve örnek bir konum sağlayan laikliğin çiğnenmesi kaygılarımızı derinleştirmektedir.    

Yıldırıya (teröre) nereden, kimden gelirse gelsin karşıyız. Gelir ve eğitim düzeyi inişe geçen halkımızın her geçen gün hem birbirini hem yurtiçi ve dışına ilişkin sorunları anlayıp tartışamaz olduğu bir dönemde toplumun gözü önünde olanların kullandığı dil her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Düşüncesini özgürce açıklayan gazetecilerin, bilimcilerin, sanatçıların, kadınların ve gençlerin “eleştiri” ve düşünce özgürlüğünün baskılanmasından kaygılıyız.

Orunu, sanı, inancı, kökeni, ekonomik gücü ne olursa olsun her yurttaş, bize yurttaş kimliği kazandıran cumhuriyetin kurucusu, devrimlerin yapıcısı Atatürk’e, devrimlere ve ulusa saygılı olmak zorundadır. Değerbilirlik, demokrat ve erdemli yurttaş olmanın gereğidir. Atatürk’e, devrimlere yönelik söz ve davranışları kınıyoruz.

Bizler dil ve yazına emek veren Atatürkçüleriz; Atatürkçü düşünceyle, Türk Devriminin olanaklarıyla yetiştik. Atatürk ulusçusu olmaktan dün olduğu gibi bugün ve yarın da vazgeçmeyeceğiz. Bizler akılcı, bilimsel ve sanatsal olandan başka doğru tanımıyor; dogmaları reddediyoruz. Ödünsüz ve korkusuz yurtseverler olma bilincini Atatürkçü düşünceyle edindik. Bu Cumhuriyet Bayramında inanç ve köken ayrımını yurttaşlık bilinciyle içselleştiren bütün yurttaşları Atatürk’ün “manevi mirası” akıl ve bilime sımsıkı sarılmaya çağırıyoruz!

Bu duygularla cumhuriyetimizin 94. yılını kutluyoruz!

Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Sevgi Özel

   

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter