AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
Kerim Afşar'ın Yaşamöyküsü

Kerim Afşar, 13 Ağustos 1930’da İstanbul Kadıköy’de doğdu.1941’de 2.Dünya Savaşı koşulları aileyi Gelibolu’ya göç etmeye zorladı. Ortaokulu Gelibolu’da bitiren Kerim Afşar, 1948’de Ankara Devlet Konservatuvarına girdi, 1953’te Tiyatro Yüksek Bölümünü bitirdi.

27 Mayıs 1960 Devrimi sonrasında Atatürk’ün “Büyük Nutku”nun yeni Türkçeye çevrilerek gençlere ulaşmasını sağladı; 8.5 ay, her akşam radyolarının başındaki Türk halkına “Büyük Nutuk”la seslendi, unutanlara Atatürk’ü bir kez daha anımsattı.

1952’de daha öğrenciyken Carl Eberth’in sahnelediği “Bir Yaz Dönüm Gecesi Rüyası” oyununda “Oberon” rolüyle başlayan sahne yaşamı, 100’e yakın oyunla 45 yıl perde kapatmadan sürdü. Romeo, Marpuccio, Hamlet, Monserra, Genç Osman, 3.Selim, Günden Geceye, Ay Herkese Gülümser, Buzcu Geliyor, Gergedan, Andorra, Kahvede Şenlik Var, Cadı Kazanı, Kaktüs Çiçeği, Küheylan, Tarla Kuşuydu Jüliet… gibi oyunlardaki rolleriyle tiyatro izleyicisinin belleğine ve yüreğine yerleşti; yüzlerce kez ayakta alkışlandı. Tiyatroya gidemeyenler de “Arkası Yarın”, “Mikrofonda Tiyatro”, “Radyo Tiyatrosu” gibi izlencelerle TRT radyolarından onun sesinden tiyatroyla buluştu.

Türkân Şoray’la “Çalıkuşu”(1964), Ayhan Işık’la “Yılan Soyu”(1965), Yılmaz Güney’le “Arkadaş”ta (1974), Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Mine”(1982) filmlerinde ve Reşat Nuri’nin “Yaprak Dökümü” adlı romanından uyarlanan TV dizisindeki (1990) rolleriyle Türk sinemasına unutulmayacak karakterler kazandırdı.

1980’de Peter Stein’ın çağrısına uyarak Berlin’e gitti, Schaubühne sahnesinde “Giden Tez Geri Dönmez”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Kurban” oyunlarında rol aldı. 1982’de yurda dönüşünde Devlet Tiyatrosundan emekli oldu, çalışmalarını AST (Ankara Sanat Tiyatrosu) sahnesinde sürdürdü; burada Maksim Gorki’nin “Yaz Misafirleri”, Faruk Erem’in “Bir Ceza Avukatının Anıları”, Brecht’in “Galile’nin Yaşamı”…adlı oyunlarında oynadı. Devlet Tiyatrosunun çağrısıyla yuvaya dönen Kerim Afşar, Gorki’nin “Güneşin Çocukları”, David Hare’in “Göğe Açılan Pencere” oyunlarını sahneye koydu; “Gergedan” ve Nâzım Hikmet’in “Kurtuluş Savaşı Destanı” oyunlarında rol aldı. Sait Faik ve Orhan Veli’den yaptığı başarılı bir uyarlamayla ve “Yaşasın Edebiyat” adlı yapıtla yazınımızın iki ustasını ürünleriyle sahneye taşıdı; bu oyunla salonların ve koşulların elverişsiz oluşuna aldırmadan yurdun her köşesinde sahneye çıktı.

İlk ödülünü 1987’de Dil Derneği’nden aldı, bu ödülü,

2001’de Fonetik Derneği’nin,

2001’de Antalya Portakal Film Festivali’nde “Yıldırım Önal Ödülü”,

2002 Ankara Film Festivali, Sanat Çınarları Ödülü,

2002 Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat Vakfı’nın 7.Tiyatro Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali Onur Ödülü izledi.

Hastalığına aldırmadan, 2002 Ocağında yapılan “Adalet ve Demokrasi Haftası” etkinliklerinde son kez sahneye çıktı ve çok yakın arkadaşı Uğur Mumcu’yu canlandırdı.

26 Eylül 2003’te, 71. Dil Bayramının kutlandığı gün, yaşamını yitirdi. Türkçeye, Dil Devrimine, Mustafa Kemal’e tutku ölçüsünde bağlıydı. Kerim Afşar’ın eşi Leyla Afşar ile Dil Derneği birlikte düzenledikleri ödülle, ustayı geleceğe taşıma kararı aldılar.

Kerim Afşar, 14 Kasım 1988 gecesi, “Yaşasın Edebiyat” adlı oyununu Devlet Tiyatroları, Ankara Tiyatro Müdürlüğünün katkısıyla Orhan Veli’nin 38. ölüm yıldönümünde Dil Derneği için oynadı.  Afşar, bu oyunla Ankaralı sanatseverlerin, bir yaşındaki Dil Derneği’ni yakından tanımasını, dernekle ilgilenmesini ve derneğe bağış yapılmasını sağladı.


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter