AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
Yayın Yönetmeninden
 
ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ - Ekim 2021 
       

CUMHURİYETİN ONURU TÜRKÇEMİZ

                       Ertuğrul Özüaydın
 

Topraklarımıza yabancı bayrakların karanlığı düşmüş, işgal altındayız. İçinde bulunduğumuz güç koşullardan kurtulmanın ilk adımı oluyor Kurtuluş Savaşımız. Buna savaş diyemeyiz, bağımsızlık mücadelesi. Ülkemizin yazgısını değiştiren bu büyük olayın kahramanı, komutanı Mustafa Kemal ve silah arkadaşları olanaksızlığın bütün olanaklarını zorluyor ve kazanıyoruz. Bu büyük mücadeleyi daha sonra Halide Edip, Yakup Kadri, Cemal Kutay, İlhan Selçuk, H. İzzettin Dinamo gibi romancıların kaleminden bir kez daha okuyoruz. Üzerine güneş doğmuş aydınlık ülkemin yazarlarıdır onlar.

Yangın yerine dönmüş topraklardaki ateşi söndürmenin hemen ardından gelen diriliş Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşudur. İşte 29 Ekim 1923'te bu toprakların en güzel cumhuriyeti kuruldu. O büyük tehlikenin, korkuyla dolu günlerin sonrası alacakaranlıktan aydınlığın eşiğine gelmek toplumsal değişimin başlangıcı oldu. Bir imparatorluk geleneğinin yerine cumhuriyet düzeninin getirilmesi aynı zamanda büyük yapı değişikliğidir. Yeni düzenin yapısına bağlı olarak gelişen ülkemizle birlikte insanımız da yeni yaşamlar kurmanın yollarını aradı. Büyük çoğunluğu yaşamını kırsalda sürdürmeyi bırakıp şehirlere göç etti, ocaklar şehirlerde tütmeye başladı.

Bağımsızlığın Cumhuriyeti, bağımsız Cumhuriyet devrimlerinin önünü açar. Bu devrimlerin içinde öyle bir devrim var ki siyasal, toplumsal, yazınsal anlamda bir başka nitelik kazanmıştır. Bu yüzden Harf Devrimi bir başka açılımdır. Bir toplumu içinde bulunduğu geri bıraktırılmışlıktan, körleşmeden kurtarır. Türkçenin yenileşme süreci Dil Devrimiyle birlikte yeni bir dönemin başlangıcı olur.

Bütün ülkeyi saran ekonomik, sosyal yaşamdaki değişim ve dönüşüm kültürel alanda da kendini gösterecektir. Dilin kök kaynaklarına uzanan ve orada unutulmaya bırakılmış özüne yönelik çalışmaların hız kazanması büyük çabalar gerektirmiştir. Düzenin aydınlığa  kavuşturulması toplumsal yaşamda, yapıda daha güçlü değişimlerin habercisi olmuştur. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Eskiye ilişkin silik izler taşıyan yaşam yön tuttuğu yeni akışında yol alır. Yakalanması olanaksız olan, çok uzakta görünen yakalanmıştır.

Sokakta konuşulan dilin yazı dili olması yönetimle yönetilenler arasında varlığını sürdüren dil sorununu sonlandırmıştır. Arapçanın yol açtığı baskının ortadan kalkması baskıdan bunalmış Türkçenin geniş alanlar bulmasını, derin soluk almasının tazeliğini sağlamıştır.

Anlamadığı bir dille okuyup yazamayan insanımız kendi içine kapanmıştır. O anlamadığı dil kendi konuştuğu dile kapanmasına yol açmıştır. İşte Türkçe olandan Türkçeye doğru başlayan serüvenimiz önce okuryazar kitleleri yarattı. Zaman artık Türkçeden yana akmaktaydı. Anadan babadan çocuğa, kuşaktan kuşağa konuşulagelen Türkçe için bütün uzaklıklar ortadan kalkıyordu. Temiz bir sayfaydı açılan.

Cumhuriyetin yazgısını belirleyen en önemli devrimlerden biri olan Yazı Devrimi kaçınılmaz olarak yazınsal evrenimizin yönünü ve yörüngesini belirlemiş dersek yanlış olmaz. Bu toprakların tarihi akışı siyasi anlamda değişirken doğal olarak yazınsal gerçekliği de değişmiştir. Yalnızca dil, dilin kuralları değildir değişen bununla birlikte yazınsal yaratıcılık değişen toplum düzenine, yeni insanımıza göre kendine yön tutmuştur.

Cumhuriyet dönemi şiiri, romanı, öyküsüyle varlığını her alanda gösteren değişim ve dönüşüm gerçeğini ileriye doğru taşımıştır. İmparatorluk döneminden kopup gelen sanat anlayışı çağdaşlaşma yönünde yeni bakış açısıyla hem kendini yenilemiş hem de okurunu etkilemiştir. Türk romanı ve öyküsü Cumhuriyetin ilk yıllarında Cumhuriyet öncesi ve sonrasının kırsal kesiminde itilip kakılan insanımızın dünyasını aktarır. Yer ve mekân da çoğu kez köy, kasabayla birlikte onları çevreleyen dağlardır.

Yeni dönemin, yeni yazarı çizeri dalga dalga gelişip, değişen toplum yapısının karşısında yeni yaşamı yansıtan yaratıları sunmakta geç kalmaz. Sahneye şehir yaşamı çıkar. Şehrin kalabalıklarında yitip giden yalnızlar, yalnızlıklar belirsiz gölgeler anlatılır. Yeni insanımız yeni yazınımızın başkahramanıdır. Yeni değerler karşısında eski kalıplar yıkılır. Yeniden biçimlenmiş toplumu anlatırken öte yandan biçimlendirmiştir. Alışık olmadığımız şehir yaşamının tüm güzelliklerinin yanı sıra somut koşulların yarattığı zorlukları, çatışmaları, yıkıcı etkilerini okuruz. Cumhuriyet dönemi romanı, öyküsü izleğinde değişiklikler gösterirken yapısal anlamda değişim kaygısıyla yaratıcılığını sürdürür. Değişimin ardında koşan öykü ve romancılarımız Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Kemal, Sait Faik, Kemal Tahir, Necati Cumalı, Sabahattin Ali, Bilge Karasu, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, Yaşar Kemal, Oğuz Atay, Tahsin Yücel, Tomris Uyar yazınımıza yeni bir soluk katmıştır. Kendi toplumunda kendi gerçeğiyle anlam kazanan yapıtlar vermişler.

Öykü ve romanda dönemsel gelişmeler kaba çizgileriyle böyleyken şiirde değişimin ürünleri Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan akımlarla neredeyse olağanüstü güzelliktedir. Bu dönemde şiir şehirlerin şiiri olurken şehirler de şiiri sevmiştir. Simgelerin, imgelerin uçsuz bucaksızlığıyla şiir, şehri ele geçirmiştir. Bununla birlikte geçmişten kırsallığın içinden filizlenip gelen şiir aşkı, aşk şiiri hiç bırakmamıştır.

Yazılarını, şiirlerini anadillerine yaslamış olmasına karşın Cumhuriyetin sunduğu bütün kazanımların çağdaş yazınımızda payı yadsınamaz bir gerçek değil midir? Kimse görmezlikten gelmeye ya da küçümsemeye kalkamaz. İlk noktada okuryazarlığın artmasıyla oluşan okur kitlesi yazılanların bir karşılığı olarak düşünülmeli. Cumhuriyete değin hep var olmuş bir okurdan söz edemiyorsak Atatürk devrimlerinin bir kazanımıdır şu yaşadıklarımız ve yazdıklarımız. Bunun bütün zamanlar boyunca değişimden yana yenilikçi tutumuyla sürüp gitmesini isterim.

Bugün bu yazıyı yüzüncü yılına iki adım kala Cumhuriyet için, bayram için yazacaktım. Bir baktım işi Cumhuriyet, Harf Devrimi, Cumhuriyet dönemi Türk yazınına döküvermişim. “Dervişin fikri neyse zikri odur” derler ya... Olsun. Cumhuriyet dönemi de bizim yazınsal bayramımız değil mi? Cumhuriyetin onuru Türkçemiz başarının başarısı değil mi? Cumhuriyetin bayramı kutlu olsun.

 

 

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter