AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
4. İzmir Türkçe Günleri (2005)

Dil Derneği İzmir Temsilciliği
      4. İzmir Türkçe Günleri
         24-28 Eylül 2005

4. Türkçe Günleri Açış Konuşması

Yorgun Yolculuklar Arsında Türkçe Bir Türkü

Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey… Gün geldi tuz da koktu…

Bildiğimiz başka saz, çaldığımız toprağımıza uymaz…

Sevdiğimiz, sanki gözden ırakmış, gönlümüzü nerelere düşürmüşüz…

Hayatın kardelen inadıyla beslenen diriliğinden nasıl da ötelere savrulmuşuz…

Aldırmazlığın, aldanmışlığın, boyun eğişlerin, umarsızlığın terkisinde bir tutam yere sığınıp kalmalarımız olağan, yakışır… olmuş.

Birer birer ve sanılır ki inanılmaz bir coşkuyla elden çıkardığımız, yere çaldığımız bayraklarımız toza belenmiş…

Yorgun yolculuklarda haberli-habersiz kuşatılmış, eksilmiş, bungunluğa batmış hayatlarımız…

Sanmaktayız ki kısılmış sesi şairin.

Bu toprağın sazının kırıldığına, kekiğimizin eskisi gibi kokmadığına, ayvamızın dalında bozarıp kaldığına, ekinimizin harmanla küsüştüğüne inandırmış bizi birileri.

Pınarlarımız kuru, derelerimiz bulanık, yağmurumuz hoyrat, karlarımız kirliymiş…

Türkçem inadına buralı, bizden.

Türkçem inadına dingin, direngen.

Türkçem inadına coşkulu.

Türkçem; bildiğimiz-bilmediğimiz eski zamanlardan biriktirdiği; büyük oğullarıyla, “Yunus’u, Karac’oğlan’ı, Mustafa Kemal’i, Nâzım’ı, Ömer Asım Aksoy’u, Dağlarca”sıyla başka, yeni, yakışıklı tınılar, renkler bulduğu o coşkulu türküsüne katılmaya çağırıyor.

Türkçem; hoyrat savruluşlardan, kapkara kargaşalardan, ayrık otlarına selam duruşlardan ötelerde, bu toprağın bağrında hep sürün gelen, hiç bitmeyecek bir toy düğüne bekliyor…

Hayatın anlamını, Türkçenin kardelenlerden armağan özgünlüğünde, özgürlükte, emeğin yanı başında, öteki ve başka olana saygıda bilen dostlar;

Yüzünü, yüreğini Türkçe sevgisi, anadilinin gizi-gizemiyle yuyan dostlar;

73. Dil Bayramımıza,

Konak Belediyemizle birlikte kotardığımız 4. İzmir Türkçe Günlerimize, evinize hoş geldiniz.

Türkçe gibi, Türkçe kadar olsun yaşamınız.

Merhaba!

Y. Bekir Yurdakul
            Dil Derneği İzmir Temsilcisi


Sonuç Bildirgesi

İzmir Türkçe Günleri dört yaşında…

Sorumluluklarımızın her geçen yıl arttığını görüyoruz.

Her geçen yıl kutlama yapmaktan öte görevler, sorumluluklar taşımanın bilinci ile daha kapsamlı bir etkinlik izlencesi düzenlemeyi ve gerçekleştirmeyi zorunlu görüyoruz. Türkçeye sevgimiz ve bağlılığımız ile İzmir’in konumunu düşününce bu duyarlılığımızın nedeni daha anlamlı görünecektir.

Bu nedenle, son dönemde, ilgili ilgisiz bütün kesimlerin yakındığı, Türkçenin içinde bulunduğu durumun sorumlusu sayabileceğimiz Türkçe öğretiminin sorunlarını, bir çalıştay disiplini içinde, bilimsel olarak tartışmayı, anılan sorunlara yönelik çözümler aramayı ve önermeyi doğru bulduk.

Türk ulusunun yüce önderi Mustafa Kemal Atatürk, dilimizin, “bağımsızlık ve uygarlığımız”ın en önemli yapı taşı olduğunun bilincindeydi. Bu nedenle kalıtının önemli bir bölümünü dil devriminin gelecekte de yaşatılabilmesi için bırakmıştı.

Bugün, 1932’den ileride, ama ulaşılması gereken erekten çok geride olduğumuzu bilmemizde yarar vardır. Ulaşılacak gelişme, ancak bilimsel ve uygulayımlı bir Türkçe öğretim ve eğitiminden geçmektedir.

Türkçeyi öğretmeden başka bir öğretim gerçekleşemez. Başta bilim, sanat olmak üzere tüm alanların öğretimi ve başarısı için Türkçenin doğru ve güzel öğretimi gerekmektedir.

Türkçe öğretimi denilince akla, bilgilerin belletildiği/ ezberletildiği değil, uygulanarak öğretildiği bir eğitim süreci gelmelidir. Türkçe öğretimi, bugün içine düştüğü “çoktanseçer”cilikten kurtarılmalı; okuduğunu anlayan, anladığını düzgün anlatan ve bunu alışkanlık biçimine dönüştüren gençlerin yetişmesine olanak verecek bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Başta yükseköğretime giriş sınavları olmak üzere, Türkçe öğretimine olumlu-olumsuz etki yapan tüm eğitim dizgesi yeniden ele alınmalı, bütünsellik içinde değerlendirilerek kısa sürede yeniden düzenlenmelidir. Kısa süre önce gerçekleştirilen ilk ve ortaöğretim eğitim-öğretim izlenceleri bu anlayış içinde gözden geçirilmelidir.

Yükseköğretim içinde yer alan, öğretmen yetiştirme okulları, Türkçe öğretim ve çağdaş eğitimin amaçlarına uygun olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Öğretim izlencelerini düzenlemek ve yenilemekle değil, ancak onu uygulayacak öğretmenle başarıya ulaşılabileceği de unutulmamalıdır.

Dilimizin arılaşmasında olduğu gibi, güncel sorunlarının çözülmesinde de başta aydınlarımız olmak üzere, tüm kesimlerin gereken duyarlık, sorumluluk ve bilinç içinde olmasında yarar vardır. Türkçemiz başka bir dilin kullanılmasını gerektirmeyecek olanaklara ve varsıllığa sahiptir. Bu varsıllığa karşın, bugün yaşadığımız sorunların temelinde, Türk Dil Kurumu’nun, 1983’te, dönemin yönetimince bilerek kapatılması vardır. Bugün yapılması gereken ilk iş, Türk Dil Kurumu’nun Atatürk’ümüzün öngördüğü, destek verdiği, kalıtını bıraktığı 1983 öncesi konumuna yeniden kavuşturulmasıdır.

Bitmez büyüklükte bir kumaşımız var. Yeter ki bu kumaş doğru biçilsin, iyi işlensin.

Yaşam alanımızın yabancı sözcüklerle kuşatıldığı günümüzde “Türkçe yaşamak, Türkçe soluk almak” istiyoruz. Türkçeyi savunmak her şeyden önce, yurttaşlık bilincinin gereğidir.

Dilimiz yurdumuzdur.

Yaşasın Türkçe! Yaşasın ses bayrağımız!


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter