AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
2014 Yılı Ödül Töreni
      Dil Derneği ile İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği’nin, 5 Aralık 2006’da yitirdiğimiz Yazar, Şair, Gazeteci Gürhan Uçkan’ın kişiliğini, düşüncelerini ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmanın yanı sıra genç kuşakların dil duyarlılığını artırmak, yazınsal becerilerini geliştirmek üzere üniversite gençliği arasında düzenlediği Dil Derneği Gürhan Uçkan Kısa Öykü Yarışmasının ödül töreni 31 Mayıs 2014'te yapıldı. Yarışmanın Cemil Kavukçu, Işık Kansu, Filiz Gülmez, Günay Güner ve Nermin Küçükceylan’dan oluşan seçici kurulunun değerlendirmesi sonucunda 2014 yılında ödüle değer öykü bulunamadı. Seçici kurulun açıklaması: Kamuyouna Açıklama
      Nermin Küçükceylan'ın yönetip sunduğu Cumhuriyet Kültür Merkezindeki tören, Haziran (Gezi) Direnişinde yitirdiğimiz canları ve 13 Mayıs 2014'te Soma'daki madende yaşanan acı olayda can veren emekçilerimizi andığımız saygı duruşuyla başladı.
      Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel, törenin açış konuşmasında Haziran Direnişinin birinci yıldönümüne değinerek Gezi'de başlayan direnişin umudumuzu yeşerttiğini, örgütlerimizi diri tutmanın şimdi her zamankinden daha da önemli olduğunu söyledi. İsveç Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Mustafa Sönmez de törene gönderdiği iletiyle Gürhan Uçkan'ı ve direnişte yitirdiğimiz gençleri andı.
      Törene Gürhan Uçkan'ın arkadaşı kimliğiyle katıldığını belirten Gazeteci Mustafa Balbay Uçkan'ı şu sözlerle andı: "Gürhan, İsveç'te yaşamasına karşın öncelikle bir Ankaralı, Cebeciliydi. Ankara'ya geldiğinde ilk işi Cebeci'deki berberine gitmek olurdu. O, dünya insanıydı; hem İsveç'te hem Ankara'da bir tek berberi önünde eğilirdi... Yazıları, yapıtlarında İsveç'teki yaşamı Türkiye ile karşılaştırırdı. En çok Nobel ödüllerini yazar, onları gözlemler, eleştirirdi.  Bu yıl ödül verilememiş. Gürhan'a yakışmıyorsa ödül verilmesin; o hak etmeyen bir şey yapmak istemezdi."
      Yakın dostu Gürhan Uçkan'ı anmak üzere aramızda olan Ressam Celal Binzet de konuklara seslenerek duygularını dile getirdi: "Onunla güçlü bir dostluğumuz oldu. Yaşam doluydu, çok duyarlıydı. Türkiye'ye uzakta yaşa da Türkiye'yi çok yakından gözlemledi. Bilgisayarla yazışmayı hiç sevmezdi; bizlere uzun uzun yazdığı mektuplar gönderirdi. İsveç'te yaşayan Türklerin davranışlarıyla, Batı'nın gerekçeleriyle Türkiye'yi karaladıklarını anlatır, bu yolla İsveç'ten yararlandıklarını söyler, bu tutuma da çok kızardı."
      Gürhan Uçkan'ın çocukluk arkadaşı Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Sönmez konuşmasına "Gürhan'ın ilk şiirine, ilk öyküsüne tanıklık ettim" diye başlayarak anılarını, birlikte çalışmalarını şunları aktardı: "Ocak 81'de Bilim ve Sanat dergisi çıkmaya başladı. Gürhan'ın yazıları, 98 sayı çıkan bu dergide yayımlandı; ardından çıkan Yarın'ın da İsveç temsilcisiydi. Yazın için şöyle derdi: 'Gerçeğin araştırılmasında araç, toplumun uyanık tutulmasında gereçtir...' Latin Amerika yazarlarını da yakından gözlemleyerek orada yaşananların Türkiye ile benzerliğine vurgu yaptı."
      Sinan Sönmez, Haziran Direnişinin birinci yıldönümü nedeniyle Gürhan Uçkan'ın Bilim ve Sanat'ın Şubat 1985 sayısında yayımlanan, güncelliğini bugün de koruyan "Sanatın Toplumsal İşlevi ve Latıin Amerika" başlıklı yazısından bölümler okuduktan sonra Soma'da  yaşananlara gönderme yaparak Uçkan'ın maden işçilerinin 1984-1985 boyunca İngiltere'de yaptığı grevi irdelediği "Neden Grev Yapıyorlar?" yazısından Thatcher'ın şu sözlerini aktardı: "Bu grev bitince tutucu, anlayışlı sendikalar kuracağız!"
      Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Işık Kansu, Gürhan Uçkan'ın şiiri ve sanatından söz ettiği konuşmasına Uçkan'ın şu şiiriyle başladı: "Siz geç kaldınız aslında/ Nereden bakarsanız bakın/ Yanlış şafaklarda uyandınız" Kansu, yazarın ve şiirin gereklerini Mayakovski ve Gülten Akın'dan esinlenerek aktardığı, Uçkan'ın günümüze ışık tutan şiirlerine ve İsveççeyle Türkçe arasındaki güçlü çevirilerine değindiği konuşmasını Gürhan Uçkan'ın yeni dünya düzenini alaysı biçemle eleştirdiği "In-Out" şiirini okuyarak sonlandırdı.
      Öykü yarışması seçici kurulunun üyesi, Dil Derneği Yayın Kolu Başkanı Günay Güner ödülün verilememe gerekçesini okuyarak başladığı konuşmasında şunları söyledi: "Gürhan Uçkan'ın yakın dostuydum. Sonsuz içtenliği ve dostluğuyla etkisi çok güçlüydü. Yaşamını sanat olarak yaşardı; bu bir tasarı değildi, o zaten oydu! Sevda, özgürlük, güzellik bir özsu gibi direnişini beslerdi. Yapıtlarına bunları düşürürüdü.
     Arkadaşlarına, dostlarına anmalıklar dağıtırdı. Yurdunun değerlerine çok önem verirdi. Gönlü her zaman toprağında oldu.
      Çevirileriyle kendisine bir dünya oluşturdu. İnsancıl değerleri öne çıkaranları çevirirdi; örneğin Tomas Tranströmer'den şiir çevirileri büyük önem taşır. Ödüllerdeki yanlı tutumunu, seçimlerini eleştirdiği Nobel Akademisi, kendisine çeviri ödülü verdi; ama ne yazık ki akademiden aldığı böylesine önemli bir ödül Türkiye'de haber bile olamadı."
      Törenimiz, Gürhan Uçkan'ın ablalarının duygu dolu sözleriyle sona erdi: "Biz onu abla olarak seviyoruz; ama sizler sözlerinizle, konuşmalarınızla öyle bir Gürhan Uçkan yarattınız ki şimdi onu yeniden sevdik!"
 
  • Sevgi Özel (Gürhan Uçkan Öykü Ödülü Töreni Açış Konuşması)
  • Mustafa Balbay
  • Mustafa Balbay
  • Celal Binzet
  • Sinan Sönmez
  • Işık Kansu
  • Işık Kansu
  • Günay Güner
  • Gürhan Uçkan Öykü Ödülü Töreni

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter