EVET / HAYIR
Oktay AKBAL
 

Cumhuriyet, 25 Eylül 2007

"Türkçem Benim Ses Bayrağım"

Türk Dil Kurumu'nu anımsayanınız var mı? 70 yıl önce Atatürk 'ün kurduğu, vasiyetinde de T. İş Bankası'nda sahibi olduğu hisse senetlerini Türk Dil ve Tarih Kurumları'na bıraktığını biliyor musunuz?

12 Eylül darbesiyle yönetimi ele geçiren Evren ve arkadaşlarının kapattıklarını, bu iki bilim kuruluşunu sıradan bir devlet dairesine dönüştürdüklerini, Atatürk'ün vasiyetnamesini hiçe saydıklarını, 1983'ten bu yana Atatürk Dil Tarih Bilim Kurumu adı altında dil ve tarih işlerini, yazınsal, bilimsel çalışmaları durdurduklarını!..

****

Bu 26 Eylül, Türk Dil Kurumu'nun kuruluş bayramıdır. 24 yıldır ancak Atatürk'e bağlı insanların andığı, üzülerek o günden bugüne işbaşına gelmiş iktidarların kınadığı... Başta Ecevit, Demirel, Özal, Çiller gibi başbakanların 12 Eylül Anayasası'nda yer alan bu tarihsel yanlışı düzeltmeyi, o uyduruk yasayı kaldırmayı düşünmediklerini...

Şimdi AKP Anayasası'nda Atatürk adını taşıyan bu kurum yer almayacak mı? Atatürk adını taşıdığı için... Şimdi ne olacak? AKP, Dil ve Tarih Kurumları'nın eski niteliklerine, eski kişiliklerine dönmesini sağlayacak mı, yoksa bu kurumları bundan sonra M. Eğitim Bakanlığı'na bağlayarak kendi Milli Görüş çizgisinde kullanmaya mı kalkışacak? Bu durumda, Dil ve Tarih Kurumları da AKP'nin ve yandaşlarının görüşlerine, çıkarlarına hizmet eden bir nitelik mi kazanacak?

****

12 Eylül, Türk halkının onlarca yıl gerilemesine, yozlaşmasına, Atatürk'ten, çağdaşlıktan uzaklaştırılmasına bilerek yol açmıştır. Bugün AKP iktidarının ülkeyi karanlıklara sürüklemesinin başlıca nedenini arıyorsak, bunu 12 Eylül cuntasının ihanetinde görmeliyiz.

Zaman geçti, 24 yıl bu!.. Türk Dil Kurumu'nun 600'den çok üyesi, yönetimindeki yazar, şair, dilci, bilimci kadrosu tamamen yok olmadı. Niye bu kadar güçlü bir devrimci kadro, Atatürk çizgisindeki Dil Derneği'nde bir araya gelemez, niye Atatürk'ün en büyük devrimlerinden biri olan Türkçenin yabancı dillerin boyunduruğundan kurtulması savaşımını o günlerdeki coşkuyla sürdüremez?

Bu yalnız bir dil savaşı değil, özgürlük, bağımsızlık savaşıdır. Kendini bilme, tanıma, direnme savaşı... Gerici, tutucu, Türklüğe ters kişiler, çevreler 24 yıldır dilde ve tarihte bilimsel çalışmaların, araştırmaların durdurulmasını sağladılar, hâlâ da Atatürk'ün eserinin eski kişiliğiyle canlandırılmasını önlemekteler.

****

Yarın 26 Eylül 2007, bizlerin, Atatürk Cumhuriyetinden yana olan yığınların hüzünlü bir bayramı... Cumhuriyet devrimlerinin birbiri ardına çökertilmesi, Halkevleri'nin, Dil ve Tarih Kurumları'nın, Köy Enstitüleri'nin, çağdaş bilimin, eğitimin, kültürün yozlaştırılması karşısında daha ne zamana kadar suskun kalacağız? Ben bir kitabımda "Atatürk bir gün gelecek" demiştim. O gün gelir, ama ulusça istersek, ulusça Atatürk devrimini yaratma gücünü yaratırsak...

Dil Bayramı ulusumuza kutlu olsun. Türk dili, Türk olmanın, kendini Türk bilmenin en güçlü silahıdır. Büyük şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca 'nın dediği gibi "Türkçem benim ses bayrağım."

- - - - -