YETER, SÖZ MİLLETİN
Yalçın BAYER
 

Hürriyet, 26 Eylül 2007

Dil, aman dil...

BUGÜN ilk Türk Dil Kurultayı'nın yüce Atatürk'ün başkanlığında Dolmabahçe Sarayı'nda toplanışının 75. yıldönümü. Türk Dil Bayramı; Türkiye Türkçesi'nin bayramı... "Ses bayramımız" Türkçe bugün ne durumda, konuyu hızlıca ele alalım:

Atatürk'ün özerk yapıda dernekler olarak kurduğu Türk Tarih Kurumu ile onun kardeş kuruluşu Türk Dil Kurumu, 1983'te 12 Eylül askeri yönetiminin hukuk dışı bir uygulamasıyla tüzel kişiliklerine son verilerek ortadan kaldırıldı. Evet, Türk ulusunun büyük kurtarıcısının, kurtarıcısı da söz mü, her şeyi olan insanın kalıt (miras) hukuku çiğnendi ve el yazısıyla bıraktığı vasiyetnamesi adeta yırtılıp atıldı! Yerlerine, upuzun adı olan bir devlet dairesi, 'Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu' oluşturuldu. Bu devlet dairesi, 12 Eylül'ün bir tür resmi ideolojisi özelliğinde olan ünlü 'Türk-İslam Sentezi' yanlısı Aydınlar Ocağı çıkışlı kimselerle dolduruldu.

Tam 24 yıldır Türk Tarih Kurumu da Türk Dil Kurumu da bal vermez arılara dönüştüler. Hele Türk Dil Kurumu! Kurulduğu 1932'den, kapatıldığı yıla değin tam 51 altın yıl boyunca Türk Dil Devrimi'ni Ata'nın belirlediği ana doğrultudan sapmaksızın başarıyla yaşama geçirmiş olan eski ve öz Türk Dil Kurumu'nun yerinde yeller eser... Yüzlerce, belki binlerce yanlışla, yanılgıyla, çelişkiyle dolu kusurlu mu kusurlu bir 'Türkçe Sözlük' ile, yazımı içinden çıkılması çok güç bir arapsaçına dönüştürmüş olan bir 'İmlá Kılavuzu' yayımlayan yeni TDK'nın hiç güven vermediğini üzülerek belirtiyorum.

Dilde arılaşma ve özleşme temeline dayanan Türk Dil Devrimi'ne inanmayan, bu ülküyü 'uydurmacılık' olarak damgalayan, 'yaşayan Türkçeyi' ve (her ne demekse) 'anayasa Türkçesini' kendine ana ilke edinmiş olan bir kuruldan Türkçeyi yüceltmesini, geliştirmesini beklemek safdillik olurdu. Dilimiz öksüz bırakıldı, hem de Atatürk diye diye ve Atatürkçülük adına!

Neyse ki bu hukuk faciasından üç yıl sonra, 1987'de Ankara'da, eski TDK emekçileri bir araya geldiler de Dil Derneği'ni kurdular. Sayın Sevgi Özel'in başkanlığında tam 20 yıldır Dil Devrimi savaşımını veren Dil Derneği'ni özellikle kutluyorum.

Ulu Önder'in, Atatürkümüzün 1938'in 10 Kasım'ına doğru, Dolmabahçe Sarayı'ndaki odasında derin koma durumundayken, dudaklarından dökülen son sözlerinden biri neydi, biliyor musunuz: "Dil, aman dil; dil!.." Son soluklarında bile Türkçe'ye ve Türk Dil Devrimi'ne sevgisini haykırmış olan Atatürk'e bir borcumuz var derim ben; bir değerbilirlik ve insanlık borcu!

- - - - -