|
Dün 23
Yaşındaydım
27 MAYIS 1960 ihtilalinden sonra ben ve benim kuşağımdan
birçok kişi Türk Dil Kurumu'na üye olarak alınmıştı.
Ben Bülent Tanör'ü saygıyla anarak, bir türlü 27
Mayıs 1960 hareketine "darbe" diyememiş birisiyim, çünkü
içimden gelmiyor.
İlk katıldığımız kurultay, bugün Dil Derneği'nin kutlama
programının yapıldığı Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin
salonuydu. Böylece dün bu salonda bütün anılarımı bir bir
gözden geçirdim.
Türk Dil Kurumu üyeliğimin ne kadar sürdüğünü soranlara çok
kısa bir yanıt veriyorum:
Ben ve arkadaşlarım bir ihtilalle derneğe üye olduk, bir
ihtilalle de üyeliğimiz bitti.
Çünkü 12 Eylül 1980 askeri darbesi Türk Dil Kurumu'nu
kapattırdı ve bizim üyeliklerimizi de iptal etti.
* * *
İLK kurultaya geldiğimde Ankara'yı biraz olsun
tanıyabilmiştim.
Gerçi ilk kez arkadaşlarımla üniversitedeyken 1956 yılında
Ankara'ya gelmiş ama Ankara'yı özellikleriyle, insanıyla,
tarihiyle tanıyamamıştım. Daha sonraki ziyaretlerimle
bilhassa dil kurultayları dolayısıyla tanışıklığımız
ilerledi.
Bazen bir mekán, bir salon insanın bütün dostlar galerisini
hatırına getiriyor. Ölenlerin kalanlardan çok olduğu bir
dostlar galerisinden söz ediyorum.
Dil Derneği'nin dünkü toplantısını, etkinliklerini 114
üniversitenin rektörü desteklemiş. İki ödül dağıtıldı, biri
Ömer Asım Aksoy adına, diğeri de Kerim Afşar
adına verildi. Ömer Asım Aksoy, 95 yaşına kadar Türk
dili için çalıştı, emek verdi.
Bugün hâlâ dil sorunlarına çözüm aradığımızda başvurduğumuz
kitaplar kaleme aldı.
Kerim Afşar da gerçekten Türkçe'yi çok iyi kullanan
bir tiyatro sanatçısıydı.
Ödüller hiç kuşkusuz, yalnızca insanların anılmasını
sağlamıyor, onların unutulmazlıklarını, yapıtlarını bir kez
daha okumamız gerektiği konusunda bizleri uyarıyor.
Dil kurultaylarının, Türk dili toplantılarının anılarına ne
yazık ki kan da bulaşmıştır.
Bedrettin Cömert, bir dil kurultayında öldürülmüştü.
Bedrettin Cömert'in cenazesine o zaman Kültür Bakanı
olan Ahmet Taner Kışlalı ile birlikte gitmiştim.
Ne hazindir ki yıllar sonra Ahmet Taner Kışlalı da
bir suikasta kurban gitti.
O günlerden anılarımda kalan şairleri, yazarları,
romancıları saygıyla anıyorum.
Her Ankara'ya gelişte, özellikle her dil toplantısında kare
kare benim belleğimdeki yerlerini yeniliyorlar.
* * *
Dil Devrimini, dile ilgiyi, Türkçe'ye sevgiyi yaşatanlara
hepimizin saygı duyması gerekir
- - - - - |