AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
ATATÜRK’ÜN KURDUĞU TÜRK DİL KURUMU 86 YAŞINDA. DİLDE DEVRİM BAŞARILI OLMUŞTUR!

 

ATATÜRK’ÜN KURDUĞU TÜRK DİL KURUMU 86 YAŞINDA

DİLDE DEVRİM BAŞARILI OLMUŞTUR!

Sevgi ÖZEL

Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde 1928’deki Harf Devrimi gibi bu devrimden dört yıl sonra, yine Atamızın öncülüğünde 1932’de başlatılan Dil Devrimi de başarılı olmuştur. Evet, övgüyle ve sevinçle söyleyebiliriz; Atatürk’e ve devrimlere yönelik bütün kötü söz ve davranışlara; savsaklama ve engellemelere karşın, Atatürk de devrimleri de yaşayacak! Harf ve Dil Devrimleri geriye dönüşü olanaksız biçimde başarılı olmuştur.

Harf Devrimini karalamak için “Bir gecede cahil olduk”  diyebilen 21. yüzyıl bilgisizleri, fırsat buldukça da Dil Devrimine sataşıyorlar. Sanki Harf Devrimi yapılmadan önce, yani 90 yıl öncesinde hepsinin yedi sülalesi okuryazardı; sanki dedelerinin gömütleri başında ustaca yazılmış taşlar vardı; sanki dedeleri nineleri mektup, dilekçe yazıp şıkır şıkır okuyabiliyordu. Bu bilgisizler eskiden birkaç gazete ve dergide şakırlardı; günümüzde onlarca TV’de, radyoda; sanal ortamda toplumu kandırmayı sürdürüyorlar. Gerçekte ad, ün, orun elde etmek için kendilerini kandırıyorlar; konuşma ve yazılarını irdelediğimizde Dil Devriminin sözcüklerini kullanıyorlar. Harf ve Dil Devrimleri geriye dönüşü olanaksız biçimde başarılı olmuştur; kanıtı dilleri…

Birkaç ay önce bir devlet büyüğü, sonra bu konuşmadan güç alan TV’lerin, sanal ortamın pek bilmişleri Dil Devrimine verdi veriştirdi. Dilde devrim geçmişle bağımızı koparmış, dedeyle torun anlaşamaz olmuş; üstelik devlet büyüğümüze göre, “Türkçeye yapılan suikastın sonucu” gençler, Mehmet Akif’i, Ömer Seyfettin’i ve Ahmet Haşim’i dahi anlayamıyor”muş... Bu sözlerin benzeri yıllardır TV’lerde, sanal ortamda, en acısı kimi üniversitelerde yinelenip duruyor. 

Devlet büyüğümüze de iletişim araçlarından atıp tutanlara da karşılık vermedik; bizden önce Başbakanlığa bağlı Türk Dil Kurumu ile üniversitelerin önce Türk dili bölümleri ses vermeliydi; neyse…

Bizim ilkemiz öncelikle şudur; ortak (resmi) dilimiz Türkçe, kişilerin ve kurumların malı, özel ilgi alanı değildir. Atatürk’ün dilde devrim yaparken gözettiği ilke de budur. Türkçe, bütün cumhuriyet yurttaşlarının iletişim aracıdır.

Sataşma ve eleştirilere karşılık vermeme amacımız da şudur; Harf ve Dil Devrimlerini eleştiren herkes (konumu, adı sanı ne olursa olsun), 1970’lerden bu yana devlet kurumlarının aklına estikçe “uydurukça, solcu işi” diye yasakladığı devrimle kazanılan sözcüklerle konuşup yazdığına göre bu devrimin başarısı kanıtlanmıştır. Bugün herkes Mehmet Akif’i, Ömer Seyfettin’i ve Ahmet Haşim’i okuyor; dahası Ömer Seyfettin ilkokul kitaplarındadır; dahası hepimiz bu iki devrimle geçmişimizi daha iyi tanıdık ve anladık.

Bugün Atatürk’ün 12 Temmuz 1932’de özerk bir dernek olarak kurduğu Türk Dil Kurumu (TDK) yok; 12 Eylül paşaları Atatürk kurumunu, Atatürk’ün eliyle yazdığı “vasiyetnamesini” çiğneyerek 17 Ağustos 1983’te yasa zoruyla devlet dairesi yaptı. Atatürk’ün kurumunun adına el konulduğu için 36 yıldır, bu kurumda 12 Eylül hukuksuzluğunu içine sindiren akademisyenler, yazarlar, yandaşlar Dil Devrimi için parmağını oynatmıyor; dahası devrimin önü kesmeye çalışıyorlar; ancak Nâzım Hikmet’in dediği gibi “Dil yürüyor.”

17 Ağustos 1983’ten bu yana onca hükümet kuruldu; ama Atatürk’ün “vasiyetnamesi” üzerindeki hukuk lekesi silinemedi; Türk Tarih ve Dil Kurumları özgürleşemedi. Biz Atatürk kalıtı olan kurumları ve Dil Devrimi için savaşımdan caymış değiliz. Ataol Behramoğlu’nun deyişiyle “Bir gün mutlaka” bu ayıptan kurtulacağız; dileriz o gün yakın olsun!


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter