AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
86. Dil Bayramı (26 Eylül 2018)

 

26 Eylül 1932’de toplanan ilk Türk Dili Kurultayının 86. yıldönümü 26 Eylül 2018 Çarşamba günü Ankara’da Dil Derneği ile Çankaya Belediyesinin birlikte hazırladığı törenle kutlandı.

ATAMIZA SAYGILARIMIZ SUNDUK

“Erdemin Başı Dil” başlığıyla kutlanan Dil Bayramı için ilk tören, 26 Eylül 2018 Çarşamba günü saat 14.30’da Anıtkabir’de Atatürk’e saygı sunumuyla başladı. Dil Derneği üyeleri ve dilseverlerin katıldığı törende büyük önder Atatürk’ün anıtmezarına çelenk koyulduktan sonra Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel Anıtkabir özel defterinı imzaladı. Törene katılanlar İsmet İnönü’nün mezarını da ziyaret etti.

  • 86.Dil Bayramı-Anıtkabirde_1
  • 86.Dil Bayramı-Anıtkabirde_2
  • 86.Dil Bayramı-Anıtkabirde_3

 

ANKARA’DA 86. DİL BAYRAMINI KUTLADIK

Akşamki tören saat 18.00’de Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesinde gerçekleşti.

Tiyatro sanatçısı Ali Nihat Yavşan’ın sunduğu tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Etkinlik süresince, anıt Dilci Ömer Asım Aksoy’un Atatürk’ün Dil Devrimi çalışmalarına ilişkin yazıları katılımcılarla paylaşıldı.

Açış konuşmalarını Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel ve Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Nafiz Kaya yaptı.

Sevgi Özel konuşmasında; Atatürk’le hesaplaşmaya çalışanların olduğu bir dönemde Dil Bayramının 86. yıldönümünün kutlandığını, ziyaret ettiği okullarda çocukların “Atatürk’ü gördünüz mü?” diye sorduğunu, onları “Ben Atatürk'ü her gün görüyorum, düşüncelerini taşıyorum” şeklinde yanıtladığını söyledi. Özel konuşmasında bu yıl yitirdiğimiz Dil Derneği kurucu başkanı Cevat Geray’ı andı. Ruşen Eşref Ünaydın’ın “Dil devrimi, bir bütün olan Türk devriminin dile yansımasıdır, herkesin Mustafa Kemalce düşünmesi gerekir” sözlerini anımsatarak “Mustafa Kemalce düşünme”yi yaygınlaştırmamız gerektiğinin altını çizdi ve sözlerini “Biz Türk Devrimi doğrultusunda yürüyeceğiz, başka yolu yok” şeklinde sonlandırdı.

Konuşmanın tümü için tıklayınız: Sevgi Özel, 86. Dil Bayramı konuşması

Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Nafiz Kaya konuşmasına Oktay Akbal'ın “önce ekmekler bozuldu sözlerini anımsatarak başladı. Önce dilimizin, sonra bizi biz yapan her şeyin bozulduğunu vurgulayarak kendisini anlatamayan bir toplumun ortaya çıktığını belirtti. Atatürk’ün Dil Devrimi çalışmalarından söz eden Kaya Atatürk için iki olgunun; dilin ve tarihin önemli olduğunun altını çizerek bu nedenle  Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin kurulduğunu söyledi. “Dilimizin bozulan yapısı toplumumuzun bozulmasıdır” diyen Nafiz Kaya Çankaya Belediyesinin Çankaya Evlerinde Türkçe dersleri verildiğini, Çankayalılara 400 bin kitap hediye edildiğini, dilimize verdiği değer ve çabalarıyla Dil Derneği ve özellikle de Sevgi Özel’e teşekkür ederek bu dayanışmanın süreceğini vurguladı.

Açış konuşmalarının ardından, 26 Eylül'de, 71. Dil Bayramının kutlandığı sırada yaşamını yitiren sanatçı, ödünsüz Atatürkçü, Dil Derneği dostu Kerim Afşar ölümünün 15. yılında saygıyla anıldı.

Tarihçi yazar Sinan MEYDAN “Atatürk’ün Dil Savaşı” başlıklı konuşmasıyla katılımcılara seslendi.

Meydan konuşmasına “Atatürk’ten öğrendiğim en önemli şey; ‘hangi koşulda olursa olsun gerçeği ama mutlaka gerçeği söyleyin’ diyor . Gerçekten O’nun başarısının sırrı burada.” sözleriyle başladı. Konuşmasının merkezine Dil Devrimi ve Atatürk’e saldırıları koyan Sinan Meydan Atatürk ve bir avuç aydının yok olmakta olan Türkçeyi ayağa kaldırdığını söyledi ve ekledi; “Türkçe dünyanın en özel, en güzel dillerinden biri. Ve bu özel dil yüzyıllarca, Dil Devrimine değin zincirlenmiş. Çok acılar çekmiş. Ta ki Mustafa Kemal ve bir avuç dilci Dil Devrimini gerçekleştirene kadar.” 

1299-1453 yıllarında Türkçenin Arapça, Farsça, Fransızca, İtalyanca'nın, ardından Arapça ve Farsçanın etkisinde kaldığını, 1718’lerden sonra farkındalığın başladığını anlatan Meydan cumhuriyetle birlikte Harf Devrimiyle dilin yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarılmaya çalışıldığını, bunun 1950’ye değin sürdüğünü söyledi ve şöyle sürdürdü: “Türkçenin yüzyıllar boyunca dilimize hiç uymayan harflerle yazılması bu dile en büyük işkencedir. Arap harfleri Türkçenin kendini ifade etmesini engellemiştir. Bu konuda Osmanlının son 50 yılında aydınlar kafa yormuştur, araştırma yapmışlar, çabalamışlardır. 1928’de Harf Devrimi gerçekleşip Latin harflerine geçildiğinde okuryazar oranı yüzde 11, yazma en fazla yüzde 5. Falih Rıfkı Atay yüzde 20-30 olsaydı girişmezdik bu devrime demiştir.Şimdi Harf Devrimini eleştirenler diyorlar ki bir gecede cahil kaldık. Zaten toplumun yüzde 90’ı cahildi.

Diyorlar ki Osmanlı ile bağları koparmak için yaptı bu devrimi. Kocaman safsata. Atatürk Osmanlıyı reddi miras yapmadı. Harf Devriminden sonra Osmanlı tarihi üzerine çalışan Halil İnalcık cumhuriyetin yetiştirdiği Osmanlı tarihçisidir. Osmanlı tarih yapmış, tarih yazmamıştır. Kopukluk yoktur.

Bugün bir İngiliz 400 yıl önceki metni okuyor ama biz 100 yıl önceki yazılanları okuyamıyoruz diyorlar. 100 yıl önceki metni okuyamıyorsak bunun sorumlusu Atatürk değildir, 600 yıl boyunca Türkçeyi ötekileştiren, merkezden çevreye iterek Arapçayı Farsçayı merkeze alan anlayıştır, Osmanlının yanlış dil politikasıdır. Divan şairlerinin anlaşılamamasının nedeni Atatürk değildir. Karacaoğlan'ın Yunus'un her sözcüğünü anlıyoruz. Osmanlıca Arapça ve Farsçası bol, Türkçesi az bir şey. Bir dil değil. Osmanlıca Türkçeye yapılmış en büyük eziyettir. Türkçeye yapılan bu zulümleri yok etmek amacıyla Türkçe çınarı filizlensin diye çalışan Atatürk'e dili fakirleştirdi diyorlar.

Feyza Hepçilingirler; ‘600 yıl boyunca Türkçe dışında bir dil böyle bir muameleye tutulsa yaşayamazdı, medreselerde bu dilin yaşama şansı yoktu ama Türkçenin zenginliği buna engel olmuştur’ diyor. Dil halkın ağzında yaşar. Türk halkı Arapça, Farsça, Osmanlıcayı tanımadı. Kahvede, tekkede Türkçe kullandı. Âşıklar dili türkülerde yaşattı.

Güneş dil teorisi; 1936 yılı. Halk ağızlarından uzmanlar tarafından derleme tarama yapılıyor. Türetme çalışmaları bilimsel olarak yapılıyor. Sonuç; 12 ciltlik derleme sözlüğü, 600 bin sözcük . Bu kez yüzde 70 Türkçe sözcük kullanılmaya başlanıyor.

Osmanlı döneminde Türkçesi varken  Arapça, Farsçada diretiliyor. Bâki, Nâfi, Şinasi yüzde 60, Ziya Gökalp yüzde 57 oranında Arapça, Farsça kullanıyor. Osmanlıcanın Arapçası Farsçası bol, Arap harfleri ile yazılıyor. Bu Türkçeye yapılmış en büyük eziyet. 1773’te Mühendishane okulunda dersler Türkçe verilmeye başlanıyor. Enderunda  Türkçe kullanılıyor. 18.yüzyıla kadar Türkçe kullanma eğilimi var. 1827’de tıbbiyede ( II. Mahmut dönemi) Türkçe kullanılıyor. 19. yüzyılda Osmanlı aydını Türkçeyi ayağa kaldırıyor. Meşrutiyet anayasasının 18. maddesi ile Türkçeyi resmi dil yapıyorlar. 1876 Anayasasında da resmi dil Türkçedir. Ancak bu devrimci bir adım değil. 1908’de Ahmet Mithat Türkçeyi güçlendirmek için dernek kuruyor. Konuyla ilgili Ali Canip de Selanik'te çalışmış. 19. yüzyılda Şemsettin Sami ‘dilimizi sadeleştirelim, Türkçeleştirelim’ demiştir. Ziya Gökalp Türkçe sözcükler kullanmaya özen göstermiştir.

1928’de Harf Devrimi. Ardından 1929’da yeni harfleri doğru öğretebilmek amacıyla millet mektepleri açılıyor. Bu mektepler devrimi halkın ayağına götürmüştür. Atatürk başöğretmendir, dil konusu çalışmalarının merkezindedir.

1932’de ilk Türk Dili Kurultayı toplanır. Kurultayda eleştirel görüşler de vardır. Dil kurultayına yalnızca Türk dilciler, siyasiler değil, dünyanın dört bir yanından tanınmış dilbilim uzmanları, antropologlar katılmıştır. 

Atatürk neden Dil Devrimine gerek duydu? O güne değin toplumun konuşma ve yazı dili arasında uçurum vardır. Türkçe resmi dil olur ve toplum bu dil çevresinde toplanır. Dil birleştirici bir güç olur.

Dinde Türkçeleştirme de önemlidir. 1933’ten sonra minareye çıkarılan Türkçe ezanla dil semaya yani zirveye çıkartılır. Kuran tefsiri inancın Türkçeleştirilmesidir. Amaç anladığın dilde Tanrı'ya yakarmaktır.

Atatürk 1937 de matematik terimleri türetti, bu terimler bugün de kullanılmaktadır.

O’nun dil savaşı en az Kurtuluş Savaşı kadar önemlidir; emperyalizme, yobazlığa, Arapçaya, Farsçaya karşı Türkçenin kurtuluşu.

1944, soyadı yasası. Atatürk’ün verdiği soyadlarının hepsi Türkçedir. “

Sinan Meydan Karamanoğlu Mehmet Beyden Atatürk’e bütün dil savaşçılarına teşekkür ederek sözlerini noktaladı.

Sinan Meydan’ın seslenişinin ardından Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından Hande Uçar’ın piyanosu eşliğinde soprano Nihan İnan ve bariton Arda Aktar “Türkçe Dinliyoruz!” başlıklı dinletileriyle konuklara müzik dolu keyifli anlar yaşattı.  

Sonra Ömer Asım Aksoy ödül törenine geçildi.

Aksoy Ailesi ve Dil Derneği’nin, dilci Ömer Asım Aksoy’un ışığını geleceğe aktarmak amacıyla 1995’ten bu yana düzenlediği yarışma bu yıl deneme dalındaydı ve ödül Adnan Binyazar, Yüksel Pazarkaya, Cengiz Bektaş, Feridun Andaç ve (aile adına) Sevgi Özel’den oluşan seçici kurul tarafından  oy çokluğuyla "Türler Arası En Güzel Yolculuk" ile Neşe Aksakal Duman'a verilmişti. Ödülü Neşe Aksakal Duman’a Sevgi Özel ve Aksoy’un torunu sundu.

Törende Dil Derneği’nin, ülkemiz ve Türkçemiz için, çağdaşlaşma için savaşım veren aydınlarımıza gönül borcunu ödemek için verdiği 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri de sahiplerini buldu. Dil Derneği Yönetim Kurulunun Onur Ödülü verilmesini kararlaştırdığı;

Yazar İnci Aral,

Prof. Dr. Semih Baskan,

Türk Hukuk Kurumu Başkanı Yaşar Çatak,

Prof. Dr. Ali Demir,

Avukat Hüseyin Ersöz,

Şair, yazar, gazeteci Adnan Gerger,

TRT eski yapımcısı, kadın hakları savunucusu Demet Kayıran,

İşinsanı Mehmet Kurukahveci

Tarihçi, yazar Sinan Meydan

ödüllerini aldı.

         Tören 87. Dil Bayramında buluşmak umuduyla sona erdi.

Birçok üyemizden ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan kutlama iletileri aldık. İlgisini, desteğini esirgemeyen, bu özel günde yanıbaşımızda olan  bütün dilseverlere teşekkür ederiz.

     * * *

     86. Dil Bayramı töreninin fotoğraflarını görüntülemek için fotoğraf çerçevesine tıklayınız. Fotoğraf albümünde sağa-sola ilerlemek için fare fotoğrafın üzerindeyken yön oklarına, albümden çıkmak içinse sağ alttaki düğmeye tıklayınız.

 

  • 86. Dil Bayramı kutlu olsun - Ali Nihat Yavşan
  • Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel
  • Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Nafiz Kaya
  • Kerim Afşan anılıyor
  • Sinan Meydan sesleniyor
  • Dinletide Arda Aktar ve Hande Uçar
  • Dinletide Nihan İnan ve Hande Uçar
  • Dil Derneği Ömer Asım Aksoy ödülü sahibi Neşe Aksakal Duman
  • 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri - İnci Aral
  • 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri -Semih Baskan
  • 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri -Yaşar Çatak
  • 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri -Ali Demir
  • 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri - Hüseyin Ersöz
  • 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri - Adnan Gerger
  • 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri - Demet Kayıran
  • 86. Dil Bayramı Onur Ödülleri - Sinan Meydan
  • 86. Dil Bayramı  son kare


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter