AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
HARF DEVRİMİNİN 90. YILI KUTLU OLSUN!

1 Kasım 1928’de yapılan Harf Devrimi, Türkçe üzerindeki boyunduruğu kaldırmak için atılan güçlü bir adımdır. 90 yıl öncesini düşündüğümüzde Arapça-Farsçanın sözcükleriyle kurallarının da baskın olduğu, Türkçenin dolgu aracı olmaktan öte işlevinin kalmadığı, yüzyıllarca kullanılan Osmanlıca Arap abecesiyle yazılıyordu. 90 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğü ve öngörüsüyle yaşama geçen Harf Devrimini, “Bir gecede cahilleştirildik” diyerek ve kendilerine “âlim” süsü vererek eleştirenlerin bilgisizlikle değerbilmezliği bireysel ve siyasal çıkara dönüştürmesinden başka bir anlam taşımamaktadır. Bu nedenle Arap abecesinin Türkçe ile uyumu olup olmadığını bilmeden atıp tutanlarla bilip de bilmezden gelenleri bir kez daha uyarmak isteriz.

Arap abecesi Türkçenin seslerini yansıtmıyordu. Örneğin Türkçenin 8 ünlüsü, /a, e, i, ı, u, ü, o, ü/ seslerini yansıtan özgün bir harf yoktu. /a, e/ için elif; /a, e, i, u, ü/ için hemze imi; /a/ ve aynı zamanda /h/ için ayın; /o, ö, u, ü/ için vav; /v/ için yine vav; /ı, i/ ve /y/ için ye sesleri kullanılıyordu. Ünsüzler de birkaç harfle karşılandığından ünlülerde olduğu gibi bunlarda da öğretme ve öğrenme zorluğu yaşanıyordu. Örneğin /c/ cim, /ç/ çim ile yazılmasına karşın, özellikle el yazısında biçimsel benzerlikleri iki sesin karışmaya yol açıyordu. Öteki ünsüzlerin yazılışındaki benzerlik de yazma ve okuma güçlüğü yaratıyordu; /h/ için ha, hı, ayın; /t/ için te, tı; /s/ için se, sin, sat; /d/ için dal, dat; /z/ izin zel, ze, dat, zı (d ile z karışabiliyordu); /n/ için nef, sağır kef, nun kullanılıyordu. En çok karıştırılan ünsüzler /g, ğ/ için kullanılan gayın, kaf, kef, gef sesleriydi. Yazılıştaki benzerlik, üstteki alttaki nokta sayıları nedeniyle /b/ ile /p/ ya da /ş/ ile /s/ gibi  /j, z, r/ seslerini özellikle el yazısında karıştırma olasılığı yüksekti. Yüzyıllarca Türkçenin ekleri, kökleri ve tamlama oluşturma özelliği unutulmuş, yine öğretme-öğrenme zorluğu olan Arapça-Farsçanın kuralları gelmişti; /a, e, i, u, ü/ gibi seslerin ne zaman, hangi ünsüzden sonra uzatılarak ya da inceltilerek okunacağının yanı sıra sözcüklerin tekil-çoğul kullanımında da zorluk sözkonusuydu.

Şimdi “Bir gecede cahilleştirildik” diyenlerin çoğunun kullandıkları dile; abuk sabuk açıklamalarına baktığımızda Türkçenin tarihsel akışının yanı sıra Arap abecesinin özelliklerini de hiç bilmediklerini anlayabiliyoruz. Koskoca bir imparatorluk duraklamadan çöküşe uzandığında Osmanlı aydınları en çok yazı ve dili tartışmıştır. Çoktandır Osmanlılık düşü kuranlar yüzyıllarca “ümmi ümmet kul” sayılan, okuryazar bile olamayan atalara da Osmanlı aydınlarına da saygısızlık yapıyorlar. Şimdi asıl eleştirilmesi, bilimsel verilerle tartışılması gereken 21. yüzyılda Türkçe yazılanları anlamayan, kendini anlatamayan, Atatürk’ün çağdaş uygarlık hedefinin dışına itilen çocuk ve gençlere açılan “bilgisizlik” kapısıdır. Bugün asıl tartışılması gereken Harf Devrimi değil, “cahil ataklığı”dır.

Harf Devrimiyle her yaştaki yurttaş tez zamanda okuma yazmayı öğrenmiş, cumhuriyetin getirdiği yeniliklerle geçmişteki yaşamını karşılaştırma olanağı bulmuştur. Harf Devrimiyle çocukların kendi kendine öğrenebildiği yeni yazımız kültürel değerlerimizi araştırmamızı, doğru anlamamızı sağlamış; geçmişle bağları sağlamlaştırmıştır. Bugün laik cumhuriyetimizin geleceği için çok önemli ve ivedi görevlerimiz vardır. Ulu önder Mustafa Kemal, bu görevleri Söylev’inde açıkça göstermiş, karşılaşacağımız engelleri aşma yolunu da açıkça belirtmiştir.

Geçmişte kullanılan Arap abecesi aracılığıyla halkın inançları kullanılmış, bu abeceye dinsel anlam yüklenerek ve her metin kutsallaştırılarak okuryazar olmayan halk kandırılmıştır. Harf Devrimi, halkın inancını kullanma yolunu sonsuza dek kapatmıştır. İşte 2018 Türkiyesinde yaşanan birçok sıkıntının, devrimlerle hesaplaşmanın temelinde yatan da budur.

Harf Devrimiyle Türkçenin olanaklarını görme ve kullanma bilincimizi güçlendiren Mustafa Kemal Atatürk’ü; Atatürk’ün öncülüğünde devrime emek veren Emin Erişirgil, İhsan Sungu, Fazıl Ahmet Aykaç, Ragıp Hulusi Özden, Ahmet Cevat Emre, İbrahim Grandi Grantay, Falih Rıfkı Atay, Ruşen Eşref Ünaydın ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nu saygıyla anıyoruz.

Biz, Atatürk’ün kurduğu 95 yaşındaki laik cumhuriyetimize olduğu gibi Atatürk’ün başlattığı Harf ve Dil Devrimleriyle ivme kazanan ve bir bütün olan Türk Devrimine de sonsuza dek sahip çıkacak, her durum ve koşulda Türk Devrimini bilimsel akılla savunacağız!

Bu duygularla Harf Devriminin 90. yılını kutluyoruz!

Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Sevgi Özel


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter