AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
Mayıs 2007, 1. Sayı

Dil ve Yaratıcılık
Betül Çotuksöken   -  Özet

Modern Dil ve Anlam Kavrayışının Bize Öğrettikleri Üzerine
R. Levent Aysever  -  Özet

Yazınsal Çocuk Kitaplarının Çocuğun Anadili Gelişimine Katkısı
Canan Metin Aslan  -  Özet

Avrupa Birliği ve Ulusal Diller: Birlik İçinde Ayrışma
Ali Demir  -  Özet

Bologna Süreci ve Türk Yükseköğretiminin Temel Sorunları
Kerim Edinsel  -  Özet

Avrupa Birliği Dil Politikası
M. Osman Toklu  -  Özet

Avrupa Birliği’nde Eğitim Politikası ve Uygulamaları
Mehmet A. Kısakürek  -  Özet

SUNUŞ

Değerli Okurlar,

Dil Derneği’nin, insanbilimler alanında yapılan bilimsel araştırmaları yayımlayacağı bilimsel (hakemli) bir dergi çıkarma kararının sonucu olarak, “Dil ve Yaratıcılık”ın ilk sayısıyla karşınızdayız. Bilgisunar sitemizdeki tanıtım yazısında da belirttiğimiz gibi, bir dilin yetkinleşebilmesinin koşulu, o dilde verilmiş yapıtların niteliği ve niceliğiyle doğrudan ilintilidir. Bir dilde yapıtlar vermek ise, o dili konuşan insanların kendi yaşantılarını, düş ve düşünce dünyalarını kapsayan her şeyi kendilerine sorun edinerek onları düşünmeleri ve sürekli onlarla hesaplaşmaları demektir. Böylece, kendini yinelemeden sürüp giden bu hesaplaşmalarla, o kültür içinde, düşünsel, sözsel ve sessel bir derinleşme sağlanarak kültürel kalıt zenginleştirilmiş olur. Bunun yolu, felsefede, bilimde ve sanatta, bilginlerin, düşünürlerin ve sanatçıların kendi uğraş alanlarının sorunsallarını tartışmak ve bunların üstesinden gelme biçemlerini kuramsallaştırma işine girişmeleridir.

Yalnızca yalınlaştırmaya odaklanmış bir çaba, dilimizi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmamıza  yetmez. Öncelikle yapılması gereken şey, dilin kendi kendisi üzerindeki öz egemenliğini sağlamaktır. Bunun anlamı, başka bir dile gereksinim duyurmadan her çağın sorununu çözebilmeyi başaracak bir yapıyı, kendi dilimizi geliştirip zenginleştirerek oluşturma zorunluluğudur. Evet, dil zenginliği, her şeyden önce, sözcük dağarcığının kabarıklığı demektir. Ama daha da önemlisi, dilin deyisel gücü, incelikli anlatımı, kavram çeşitliliği, terim zenginliği, açık ve seçikliği, esinleme yeteneği, çağrışım yaratması, imgelem oluşturması demektir. Bunlar gözden kaçırılmamalıdır.

Kendi kültürümüzün ve değerlerimizin sorunsallaştırılarak özgün yaratılar biçiminde ortaya konması, yeni tartışma konularının gündeme taşınmasına katkıda bulunacaktır. Böylesi bir çabadan elde edilecek yarar, özellikle toplumbilimler alanındaki araştırmacıların kendi dillerinde ve kendi sorunsallarıyla bezenmiş yapıtlar oluşturmalarına bağlıdır. Bu yüzden yalnızca Türk Dili araştırmalarıyla kendimizi sınırlandırmadan, dilbilim, felsefe, tarih, insan bilimleri, toplumbilimleri, kültür bilimleri gibi alanları da kapsayacak biçimde, Türkçenin bu alanlardaki terimlerinin gelişmesine katkıda bulunacak ve söyleyiş biçimleri geliştirecek yazıları, alanın uzmanlarının değerlendirmeleri ve görüşleri doğrultusunda yayımlamayı düşünüyoruz.

Bu sayımızda Sayın Betül Çotuksöken’in ‘Dil ve Yaratıcılık’ başlıklı yazısı, dil ve yaratıcılık ilişkisini çok güzel bir biçimde çözümleyen bir yazı; bu özelliğiyle, dergimiz için bir giriş yazısı niteliğinde. Bunun yanı sıra Levent Aysever’in dilbilime ve Canan Aslan’ın Çocuk Edebiyatına ilişkin yazıları ilginizi çekecektir. Dosya konumuz olan, “Üniversitelerde AB sürecine ilişkin uygulamalar ve Dil Sorunları”na ilişkin yazıların da ilginizi çekeğini düşünmekteyim. Ali Demir, Kerim edinsel, Osman Toklu ve Mehmet Kısakürek’in, özellikle üniversitelerimize ilişkin, Avrupa üniversitelerine uyum sorunlarını ve nitelik beklentilerini betimleyen, yazıları bu konuda bir çerçeve oluşturulmasına olanak sağlıyor.

Yeni sayımızda buluşmak dileğiyle…

Kubilay Aysevener


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter