AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
1 KASIM 2019’DA HARF DEVRİMİNİN 91. YILINI KUTLUYORUZ!
 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 29 Ekim 1923’te kurduğu cumhuriyet, ulusu “ümmi ümmet kul”luktan yurttaş kimliğine taşıyan en büyük devrimdir. Cumhuriyeti taçlandıran bütün devrimleri Türk Devrimi olarak adlandırıyoruz. 3 Mart 1924’teki “Hilafetin Kaldırılması, Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması” ile “Tevhidi Tedrisat” yani Eğitim ve Öğretim Birliği Yasalarının kabulüyle Türk Devriminin ve halk egemenliğinin olmazsa olmazı laikliğin toplumsal temelleri atılmıştı. Ancak laik eğitimin önünde iki büyük engel vardı; yazı ve dil… Bir başka deyişle 600 yılı aşkın bir dönemde kullanılan Arap abecesi ve bu abeceyle yazılan Osmanlıca halkı okuryazar yapamamıştı. Kapitülasyonları fırsata çeviren yayılmacılar imparatorluğun birçok yerinde kendi dilleriyle okullar açarken Osmanlı yenileştirmeye çalıştığı okullarında hangi dille eğitim yapacağını bile kestiremiyordu. Eğitimsizliğe terk edilen halkın neredeyse tamamı mektup, dilekçe yazamıyor; devletle ve birbiriyle iletişim kuramıyordu. Halk, Arap abecesi bilmeyi, yalan yanlış yazmayı fırsata çeviren açıkgözlerle yobazların eline bırakılmıştı. İmparatorluk çöküşe yürürken Osmanlı aydınları bu durumu görüyor; yazı ve dili tartışıyor; bu büyük soruna çözüm arıyorlardı.

Kurtuluş Savaşının başkomutanı, bütün devrimlerin öncüsü Mustafa Kemal Atatürk, halkı eğitimsizleştiren yazı ve dil sorununu bütün yönleriyle genç yaşta gören ve çözümünü bilen bir devrimciydi. Kimi bilgisizlerin söylediği gibi Harf Devrimi cumhuriyet kurulur kurulmaz “bir gecede” yapılmadı. 1923-28 arasında, 5 yıl Arap abecesi ve bu abeceyle yazılan Osmanlıca kullanıldı. Cumhuriyetle gelen devrimler yazı ve dil engeli yüzünden istenilen hızla toplumun bütününe yansımıyor, halkın devletle iletişimi sağlıklı yürümüyordu. Çünkü Arap abecesine yüzyıllarca dinsel anlam yüklenmişti. Halk, Arap abecesini bilirse kutsal kitabı okuyabileceğine, yazılı her kâğıt parçasının dinsel değer taşıdığına inandırılmıştı. Oysa bu abece Türkçenin bütün seslerini karşılamayan öğretilmesi ve kullanılması zor bir dizgeydi; okuryazar olanlar parmakla gösteriliyordu.

Mustafa Kemal, Arap abecesini değiştirecek devrimi halka anlatabilmek için yurt gezilerine çıkmış; tahta başında yeni harfleri yazmış; yazdırmış; yeni yazıyı tanıtmıştı. Yeni yazının ne denli kolay öğrenilebileceğini belirterek her konuda olduğu gibi bu işte de ulusuna öncü olmuştu. TBMM, 1 Kasım 1928'de 1353 Sayılı Yasayla 29 harften oluşan yeni Türk abecesini kabul etti. Yeni abecenin öğretilmesi için "Millet Mektepleri" açıldı; ekin devrimini hızlandıracak bütün kurumlar iyileştirildi.

1 Kasım 1928’de yapılan Harf Devrimi, laik eğitimi kökleştirecek, Türkçe üzerindeki Arapça-Farsça boyunduruğunu kaldıracak Dil Devriminin ilk ayağıdır. Harf Devrimiyle her yaştaki yurttaşlar 15-20 gün içinde okuma yazmayı öğrenmiştir. Harf Devrimi, halkın inancını kullananların çıkar kapısını kapatmış; geçmişle bağları değil, kültürel değerlerimizi doğru değerlendirmemizi sağlayarak dil ile din bağını koparmıştır. İşte Atatürk’le hesaplaşmanın temelinde yatan da budur.

Harf Devrimi, yazının dinle hiçbir ilişkisi olmadığını kanıtlayan; Türkçenin olanaklarını görme ve kullanma bilincimizi güçlendiren bir devrimdir; kim ne derse desin başarılı olmuştur.

Biz, Atatürk’ün kurduğu 96 yaşındaki laik cumhuriyetimize olduğu gibi Atatürkçü düşünceye, Atatürk’ün başlattığı Harf ve Dil Devrimleriyle ivme kazanan Türk Devrimine de sonsuza dek sahip çıkacak, koşullar ne olursa olsun Türk Devrimini savunacağız!

Bu duygularla Harf Devriminin 91. yılını kutluyoruz!

                                      Dil Derneği Yönetim Kurulu


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter