AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
LAİK CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU, DEVRİMLERİN YAPICISI MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü SAYGIYLA ANIYORUZ! ATATÜRK’LE, CUMHURİYETLE HESAPLAŞANLARI KINIYORUZ!
 

Bu yıl, dünyada ve ülkemizde canlar alan salgın nedeniyle TBMM’nin 100. yılını coşkuyla kutlayamadık. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını; 30 Ağustos Zafer Bayramını, 29 Ekim 2020’de laik cumhuriyetimizin kuruluşunun 97’nci yılında Cumhuriyet Bayramını coşkuyla kutlayamadık. 26 Eylül 2020’deki 88. Dil Bayramını salonlarda, alanlarda kutlayamadık; 21. yüzyılda kıldan ince bir köprüden geçiyoruz. Bizler dilciyiz; eğitimdeki ekinsel yaşamdaki olumlu-olumsuz bütün olayları, oluşumları yakından izliyoruz; Toplumun gözü önünde olanların kullandığı dile bakarak sağlık, ekonomi gibi bütün yaşamsal alanlarda olupbitenleri değerlendirebiliyoruz. 2020 Türkiyesi, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı günleri anımsatmaktadır.

Mustafa Kemal, 1920’lerde bugünü görmüş, 1927 Ekiminde ulusa seslendiği Söylev’de şöyle demişti: “Baylar, bizim yüzümüz her zaman ak ve temizdi, her zaman da ak ve temiz kalacaktır. Yüzü çirkin ve gönlü çirkinliklerle dolu olanlar, bizim yurtseverce, insanca ve namusluca davranışlarımızı, bayağı ve çirkin tutkuları yüzünden, çirkin göstermeye kalkışanlardır. (…) Siyasa alanında birçok oyunlar görülüyor. Ama kutsal bir ülkünün belirtisi olan cumhuriyet yönetimine karşı, çağ­daşlaşmaya karşı bilisizlik, bağnazlık ve her türlü düşmanlık ayağa kalktığı zaman; özellikle ilerici ve cumhuriyetçi olanla­rın yeri, gerçek ilerici ve cumhuriyetçi olanların yanıdır; yok­sa gericilerin umut ve çalışma kaynağı olan yer değil.”

Mustafa Kemal kendi halkına, bütün ezilen uluslara örnek olmuş bir önderdir. Yıllar yılı devrimleri eğitimle içselleştirmek yerine, yasalarla korumaya alan ama korunmaması için elinden geleni yapanlar; öncelikle Harf ve Dil Devrimlerine savaş açanlar, eliyle yazdığı vasiyetnamesini çiğneyenler tanıklara, kaynaklara, belgelere karşın ussal, bilimsel olmayan, dahası ahlakla bağdaşmayan savlarla Atatürk’le hesaplaşmaktadır. Kurtuluş Savaşını, nedenlerini ve nasıl kazanıldığını, halkın direnişini göz ardı ederek, Lozan utkumuzu karalayarak, şehitlerin anısına saygısızlık yaparak, savaşa karşı çıkan, savaştan kaçan, yayılmacıyla işbirliğinden utanmayanların ardılları yalana dayalı bir tarih yazmaya çalışmaktadırlar. Amaç, ulusun gözünden Mustafa Kemal Atatürk’ü düşürmek, Türk Devriminin içini boşaltmaktı. Başarılı olamadılar; olamayacaklar!

Ulus yoksul ve yorgun durumdadır. Yurtta barış, dünyada barış ilkemiz ve laiklik yara almıştır. Ülkenin bir yanında ateşler yanmakta; her yanında emekçiler can vermekte; kadınlar toplumsal yaşamın dışına itilmekte; eğitim ve yargı dinselleşmekte; söz ve eylemi yeşerenler, yeşil alanları karartmakta; gençlerin geleceğe ilişkin umutları köreltilmektedir. 

Atatürk, Avrupa’da eli kanlı diktatörlerin; halkın ve sömürülen mazlum ulusların sırtından varsıllaşarak egemen olanların dünyayı kasıp kavurduğu bir yüzyılda, “halk egemenliği”ne dayalı cumhuriyeti kuran devrimcidir; gerçek bir devlet adamı, namuslu bir aydındır. Yüzü yaşarken “tertemiz”di; sonsuza dek “ak ve temiz” kalacaktır. Ulusuna hiçbir zaman yalan söylememiş; devrimleri önce halka anlatmış, hiçbir zaman kanmamış, kandırılmamış; kandırmamıştır; arkasında en küçük yolsuzluk, haksızlık lekesi bırakmamıştır. Onlarca kez söyledik, yineleyelim, “yüzü çirkin ve gönlü çirkinliklerle dolu olanlar” onun, “yurtseverce, insanca ve namusluca” yaptıklarını, “bayağı ve çirkin tutkuları yüzünden, çirkin göstermeye kalkışanlardır.”

TBMM’nin 100’üncü, laik cumhuriyetimizin 97’inci yılında 82 yıl önce yitirdiğimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü daha iyi anlıyoruz; bizim yerimiz, bugün de yarın da en büyük devrimciMustafa Kemal Atatürk’ün yanıdır; yönümüz, onun gösterdiği gibi ussal, bilimsel, sanatsal olanla aydınlanmadır! Toplumun inancını, köken ayrımını bireysel ve siyasal çıkar için araç yapanları, eğitimi dinselleştirenleri kınıyoruz.  Laik cumhuriyetimizin kurucusu, devrimlerin yapıcısı önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 82. yılında daha derin özlemle, daha büyük saygıyla anıyor; ona ve devrimlere saldıranları kınıyoruz!

Dil Derneği Yönetim Kurulu

 

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter