AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
DİL DERNEĞİ 36’NCI KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ DR. NİYAZİ ALTUNYA’YA ADADI

22 Nisan 1987’de kurulan Dil Derneği’nin 36. kuruluş yıldönümü 14 Nisan 2023 Cuma günü Ankara’da, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezinde kutlandı.

Dil Derneği’nce Çankaya Belediyesinin katkılarıyla gerçekleşen, eğitimci, yazın insanı, örgütlenme sevdalısı, yürekli insan Dr. Niyazi Altunya’ya adanan Ustalara Saygı etkinliğini Tiyatro Sanatçısı AnTiYap Başkanı Ali Nihat Yavşan sundu.

Etkinlik, başta Mustafa Kemal Atatürk  olmak üzere cumhuriyete emek veren bütün devrimciler için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

Dile, eğitime, yazına ve örgütlenmeye verdiği emek nedeniyle Dr. Niyazi Altunya’ya adanan etkinlik Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel’in açış konuşmasıyla başladı.

Konuşmasına depremde yaşamını yitiren binlerce yurttaşı saygıyla anarak, dayanışma duygularını ileterek ve “Bugün, derneğimizin 36. yaşını, bütün yaşamını dile, eğitime, bilimsel akılla örgütlenme özgürlüğüne adayan cumhuriyet öğretmeni, abimize, abim Dr. Niyazi Altunya’ya adayacak, ona saygılarımızı sunacağız,” diyerek başlayan Özel cumhuriyetin 100 yılının büyük bölümünün alacakaranlıkta, son çeyreğinin de kapkara işler, eylemler, uygulamalarla yaşandığını vurguladı. 12 Eylülün gerici paşalarının, cumhuriyetle hesaplaşan kişi ve kurumlardan aldıkları güçle 1982 Anayasasına dayanarak Atatürk’ün eliyle yazdığı “vasiyetnamesi”ni çiğneyip Danışma Meclisinden 1983’te çıkardıkları yasayla Atatürk’ün Türk Tarih ve Dil Kurumlarını kapattıklarını anlatan Sevgi Özel kapatılan Türk Dil Kurumu’nun 34 üyesinin birleşerek 36 yıl önce 22 Nisan 1987’de Dil Derneği’ni kurduklarını aktardı. Özel konuşmasını “Biz umutluyuz. Atatürk’ten, laik cumhuriyetten asla vazgeçmeyeceğiz! 14 Mayısta oyumuzu kullanacak yurttaşlık bilincimizle eli de dili de kara karşıdevrimi şarkılarımız türkülerimizle, halaylarla uğurlayacağız!” sözleriyle sonlandırdı.

Sevgi Özel konuşması

Etkinlik boyunca Niyazi Altunya’nın yaşamından kesitler içeren sinevizyon gösterisi yanında; torunu Sarp Bayram, arkadaşları Hidayet Karakuş, Erdal Çalı, Gülsen Bektaş Kızılkan, öğrencisi Şule Sam ve hakkında tez yazan Dr. Nurcan Korkmaz onunla ilgili anılarını, görüşlerini, düşüncelerini, eğitime ve öğretmen örgütlenmesine katkılarını izleyicilerle paylaştı.

Torunu Sarp Bayram dedesinin her zaman yapmaktan vaz geçmediği tek şeyin çalışmak olduğunu vurguladı.

Niyazi Altunya ile yarım yüzyıldır tanıştıklarını söyleyen Eğitim-İş’in kuruluşuna birlikte omuz verdiği arkadaşı Erdal Çalı “Onunla haftada beş gün buluşup bıkmadan usanmadan eğitim sorunlarını tartışıyoruz; daha doğrusu ondan öğreniyoruz. Onunla konuşuyorsanız bir süre sonra eğitim tarihçisi olursunuz. Örgütçülüğüne gelince; Niyazi Altunya tüm grupların dışında kalarak herkesin ağabeyi olmaya çalışırdı; hâlâ da öyledir. Herkese yardım eder. En çok tartıştığım ve en çok uzlaştığım arkadaşımdır,” şeklinde konuştu.

Eğitim-İş’in kuruluşunda birlikte çalıştıkları Gülsen Bektaş Kızılkan özetle şöyle aktardı duygularını:

“Tanıştığımız 30 Mart 1990’dan bu yana dolu dolu otuz üç yıl geçti. Örgütçülüğümüz yanında dostluğumuz zamanla bir başka yana evrildi. Onu kısaca nasıl anlatabilirim diye düşünürken ‘bilge ve bilgelik’ sözcükleri geldi aklıma. O, bilgisini hiç sakınmadan aktaran bir bilgedir. Öyle ki onun anlattıklarına hiç şüpheye düşmeden inanır oldum. Bıkmadan yorulmadan herkese bildiklerini aktarır. Ben İsmail Hakkı Tonguç’u, Hasan Âli Yücel’i, Sıdıka Avar’ı, Sakallı Celal’i ondan öğrendim. Onun dediği gibi en büyük çılgınlığımız Eğitim-İş’i kurmaktır.”    

Yine Eğitim-İş’ten dostu, Gönen İlköğretmen Okulu mezunu İsmail Erken aynı okuldan mezun Hidayet Karakuş ve Mustafa Gazalcı’nın da salonda olduğunu belirterek Eğitim-İş’in kuruluşunda birlikte oldukları Niyazi Altunya’dan çok şey öğrendiğini söyledi.

Etkinlik Serdar Bayram dinletisiyle ve Niyazi Altunya ailesi ile dostlarının müziğe eşliğiyle renklendi.

Dinletinin ardından Gönen İlköğretmen Okulundan beri Altunya’nın arkadaşı Hidayet Karakuş duygularını paylaştı.

Altunya’nın kendisinden bir sınıf üstte olduğunu belirten Karakuş özetle şöyle konuştu:

“İnanıyorum ki Gönen İlköğretmen Okulu mezunu hiçbir öğrenci okuldan ayrılırken ağlamasın. Öyle duygusal bir ortamdaydık ki. ‘Türk bayrağı dalgalanan her yerde öğretmenlik yapacağız,’ diyerek mezun olurduk. Gönen’de insan sevgisiyle yetiştirilirdik, hiç kavga olmazdı orada, birbirimize öylesine anlayışla yaklaşırdık.

 Niyazi ağabey bilime inanan, araştırmacı güzel bir insandır.

Bizi bu cumhuriyet buralara getirdi, Atatürk’ün cumhuriyeti; cumhuriyet okullarında biz köy çocuklarını öğretmen yapan Atatürk cumhuriyetidir. Mustafa Kemal Atatürk’e, bu ülkeye borcumuz var, bu borcumuzu ancak çok çalışarak, aydınlığı yayarak ödeyebiliriz.”

Altunya’nın doktora öğrencisi Dr. Nurcan Korkmaz 2012’den beri tanıdığı hocasını şöyle anlattı:

“Cumhuriyet aydını, cumhuriyet eğitiminin yetiştirdiği bir aydın, cumhuriyet örgütçüsü olarak tanıyorum Niyazi hocamı. Onun anılarından beslenerek yetiştim. İyi bir öğretmen, iyi bir araştırmacı, kitaplarını iğneyle kuyu kazar gibi yazmıştır. Aynı zamanda iyi de bir öğretmen örgütçüsüdür. İsmail Hakkı Tonguç ve Fakir Baykurt’un yanına üçüncü bir kişi konulacaksa o Niyazi hocamdır. Ona okulumuzun ayaklı kütüphanesidir diyebiliriz rahatlıkla. Çok verici, çok üretken bir öğretmenimizdir. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsündeki arkadaşlarım adına bize kattıkları yanında her daim destek verdiği için teşekkür ediyorum.”

“Aydınlanmanın Öğretmeni Niyazi Altunya” başlıklı tezi yazan Şule Sam öncelikle Dil Derneğinin 36. doğum gününü kutladı. Niyazi Altunya’nın dilci olmadığını ama kitaplarını tertemiz bir dille yazdığını vurgulayarak “Tezimi yazarken bana çok destek verdi. Bilgilerini aktardı, kitaplarını getirdi, çok katkı verdi,” dedi.

Etkinlik sonunda Dil Derneği günün anısına Dr. Niyazi Altunya’ya bir plaket sundu. Altunya konuşmasında kendisini “usta” sayan Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür etti ve derneğin 36. yaşını kutladı.

Niyazi Altunya yaptığı duygusal konuşmada özetle şöyle dedi:

“Usta sözü bana ağır geliyor ama tutkularım var; öğretme tutkum. 81 yaşında hâlâ hobimdir, beni bir okula gönderseler 1. sınıf çocuğuna okuma yazma öğretebilirim.

Aracım gerecim kalem ve defterdir; hâlâ kalemle yazarım. Bir verdiler elimize kalemi, pir verdiler.

Gerçekten cumhuriyete, halka borçluyuz; Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz.

Sendika kurduğumuzda ilk hedefimiz mesleğimize saygınlık kazandırmaktı. Bugün öğretmenlere mülakat yapıyorlar. Hepimiz iyi öğretmenlerin eseriyiz, iyi öğretmen her şeydir. Bugün hâlâ bu mesleğin hakkını vermeye çalışıyorum. İyi bir öğretmen her zaman öğrencidir.”

Niyazi Altunya sözlerini; “Bugün yüreğim kocaman; hepinizi içine alabilecek kadar kocaman,”  şeklinde sonlandırdı.

Etkinlik ağırlamayla sona erdi.

 


 
BAŞYAZI
ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ
Şubat 2024 - 432. Sayı
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter