AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
Romancıların, Öykücülerin Düş, Dil Dünyası

           Ankara Üniversitesi’nin 60., Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin 70. kuruluş yıldönümü etkinlikleri içinde, DTCF ve Dil Derneği işbirliği ile bir açıkoturum daha yapıldı.

            17 Nisan 2006 Pazartesi günü saat 14.00’te başlayan “Romancıların, Öykücülerin Düş, Dil Dünyası” oturumu genç ağırlıklı, duyarlı, dikkatli, saygın bir topluluk izledi. DTCF’de Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün bulunduğu Muzaffer Göker salonunda yapılan açıkoturum, özellikle Türk Dili ve Edebiyatı öğrencileri için coşkulu, öğretici, uygulamalı ders, yetişkinler için de bulunmaz bir sanat şöleni niteliğindeydi.

            Bu oturum için İstanbul’dan  gelen Doğan Hızlan, Konur Ertop, İnci Aral, M. Sadık Aslankara ile Ankara’dan katılan Attilâ Şenkon dinleyicilerden büyük ilgi gördüler.

            Açıkoturum konukları, 17 Nisanda Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras’ın konuğu olarak öğle yemeğinde buluştular. Bu yemeğe Ankara Üniversitesi rektör yardımcılarıyla DTCF Dekanı ile DTCF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden Prof. Dr. Cem Dilçin, Prof. Dr. Hasan Özdemir ve Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel de katıldı.

            Aynı gün saat 14.00’te başlayan DTCF Dekanı Prof. Dr. Necdet Adabağ, oturumu sıcak bir konuşmayla açtı. Kendisi de İtalyan yazınından çok değerli yapıtları Türkçeye aktaran Adabağ’ın sunumu da doğallıkla yazınsal bir tat taşıyordu. Daha sonra konukları Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel selamladı.

            Oturumu, usta deneme yazarı Doğan Hızlan yönetti. Hızlan, Türk ve dünya yazınından pek çok romancıyla öykücünün düş dünyasını yapıtlarına başarıyla yansıttıklarını, bu başarıda dilin önemini örnekleriyle aktardı.

            Öykü ve roman yazarı İnci Aral’ın konuşmasındaki dilin önemine ayırdığı bölüm, dinleyenleri çok duygulandırdı. Usta Yazar Aral, Türkçenin kısır bir dil değil, tersine çok cömert, doğurgan bir dil olduğunu, kendisinin yazarken sözcük, kavram bulmakta pek az sıkıntı çektiğini, sıkıntı çektiği yerlerde dilin özelliklerine dayanarak kendisinin de yaratıcı olmaya çalıştığını anlattı.

            Dil ve edebiyat araştırmacısı, denemeci Konur Ertop’un konuşmasında da yazın tarihimizde, düş dünyasını başarıyla yapıtlarına yansıtan yazarlardan örnekler vardı. Ertop’un yazıncılarımızdan verdiği renkli örnekler, özellikle genç dinleyenler için paha biçilmez bilgilerdi.

            Aslında mimar olan, düş dünyasını öykü ve romanlarına bütün canlılığıyla yansıtan Attila Şenkon ise konuyla ilgili olarak kendi yazarlık deneyiminden örnekler verdi.  Şenkon’un renkli örnekleri, dinleyenlere hoş anlar yaşattı.

            M. Sadık Aslankara’nın konuşmasında ise Türkçenin zenginliği, olanakları, dolayısıyla gücü ağırlık kazanmıştı. Ancak roman, öykü yazarlığının yanı sıra eleştiri ve denemeleriyle de okurların ilgisini çeken Aslankara’nın konuşması da örnekleri de ilgi çekiciydi.

            Açıkoturumdan sonra DTCF Dekanının konukları ağırlaması sırasında özellikle gençler, oturuma katılan usta yazarlarla söyleştiler, fotoğraf çektirdiler. Birlikte geçirilen zaman görkemli bir sanat buluşmasına dönüştü.


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter