AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
Dil Derneği İnternet Haftasında

 

"İNTERNET"İN TÜRKÇESİ

        Dil Derneği, Türkiye İnterneti'nin 13. yıldönümü nedeniyle 10-23 Nisan 2006 tarihlerinde düzenlenen İnternet Haftası 2006 etkinliklerine, ODTÜ Türkçe Topluluğu ile birlikte 20 Nisan 2006'da ODTÜ'de gerçekleştirilen "İnternet"in Türkçesi  başlıklı bir açıkoturum ve tartışma ile katıldı.

        Etkinliğin ilk bölümü, çağrılı konuşmacıların yer aldığı, başkanlığı ODTÜ Elektronik Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Semih Bilgen tarafından yapılan açıkoturuma ayrıldı; sonraki bölümde ise Dil Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hülya Küçükaras'ın yönetiminde, dinleyicilerin görüşlerinin derlendiği tartışma (forum) gerçekleştirildi.

        Dil Derneği adına toplantının açış konuşmasını yapan Hülya Küçükaras, konuşmasına, İnternet Haftasında Türkiye İnterneti'nin iletişim altyapısı, işlevselliği ve içeriğinin ele alındığı çeşitli etkinlikler düzenlendiğini; bilgisunar kullanımının ülke çapında yaygınlaşması için kitaplıkların bilgisunar ortamına taşınması, kamu hizmetlerinin bilgisunardan etkileşimli olarak verilmesi gibi çok sayıda bilişim uygulamasının yaşama geçirildiğini belirterek başladı. Küçükaras konuşmasını şöyle sürdürdü: "İnternet, iletişim ve bilgiye erişim aracı olarak tanımlanabilir. Her araç, araç kullanıcısını dönüştürür. İnternet de dönüştürüyor; bireysel ve toplumsal yaşamımızı değiştiriyor. Dil Derneği bu oturumu, yaşanan dönüşümün dil ile bağlantısına dikkat çekmek amacıyla hazırladı. Oturumda İnternet'in Türkçesini değişik yönleriyle irdeleyeceğiz. Öncelikle internetin Türkçesi olarak önerilen "bilgisunar" teriminin öyküsünü dinleyeceğiz. Daha sonra internetteki Türkçe içeriğin niteliğini, bir yazışma hatta konuşma ya da söyleşme dili olarak internet Türkçesini ele alacak ve internet Etiğinde dil kullanımının önemi üzerinde duracağız. Dil Derneği, İnternet Haftası 2006'ya yalnızca bu oturum ile katılmıyor; haftanın amacına uygun olarak bilgisunar tasarılarını da uygulamaya geçiriyor. Derneğimizin bilgisunar sayfalarına üyelerimiz ve kamuoyu ile etkileşimi sağlayacak Dil Kirliliği, Sorular-Yanıtlar gibi köşeler açıyoruz. Bizleri coşkulandıran büyük girişimimiz ise Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzumuzu etkin arama ve sorgulama olanakları ile bilgisunar ortamına açmak; bu çalışmamızın ilk aşamasını birkaç hafta içinde sonuçlandıracağız."

        "İnternet"in Türkçesi açıkoturumu, Ali Püsküllüoğlu'nun "İnternet'in Türkçesi: 'Bilgisunar'ın Öyküsü" başlıklı konuşması ile başladı. Püsküllüoğlu, sağlık nedenleri ile oturuma katılamadığından konuşması bir film gösterisi ile katılımcılara aktarıldı. Ali Püsküllüoğlu, "bilgisunar" terimini ilk kez bir gazete yazısı hazırlarken kullandığını, internetin işlevini düşünerek ve bilgisayara örnekseyerek bu terimi önerdiğini söyledi. Geçen yıl Almanya'da internet kullanıcıları arasında yapılan bir sormacada, kullanıcıların internet karşılıklarını oyladıklarına ve bilgisunarın en benimsenen terim olarak en yüksek oyu aldığına değinen Püsküllüoğlu, Türkçenin kök ve eklerinin sözcük türetmeye yatkın olduğunu, gençlerin terimlerin Türkçesini arayarak dilimizi varsıllaştıracaklarına inandığını vurguladı.

        Oturumun ikinci konuğu Emin Özdemir'in "Bilgisunar Türkçesinin Toplumsal ve Kültürel Etkileri" konulu konuşması da katılımcılara film gösterimiyle sunuldu. Özdemir, dilin bireysel ve ulusal kimlik olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, bilgisunarda kullanılan sözcüklerin kabuklaştığına, kısaltmalar ve çarpıtmaların sözcük ve terimlerin anlamlarını yok ettiğine dikkat çekti. Kısaltmalar ile yazışan internet kullanıcılarının zamanla düşüncede de güdükleştiğini, bir düşünme kekemeliğinin, giderek konuşma sırasında da sözcük bulamamak gibi zorluklar yaşandığını vurguladı. Dilin konuşma, dinleme, okuma ve yazma ile geliştiğini belirten Özdemir, az okuyup az yazmamızın yanı sıra bilgisunarda "kolaylık" adına yeğlenen yazma biçiminin de dil kullanımımızı ve dolayısıyla düşünce üretimimizi olumsuz etkilediğini söyleyerek, bilgisayar ve bilgisunar gibi çağdaş ve yaşamımızda önemli yeri olan araçların bu olumsuz etkisini ortadan kaldırmak için özellikle eğitimcilere çok iş düştüğünü dile getirdi.

        Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ersin Töreci, oturuma "İnternet Etiğinde Dilin Önemi" başlıklı konuşması ile katıldı. İnternet Etiğinin, Türkiye Bilişim Derneği ve Türkiye Bilişim Vakfı'nın yürüttüğü çalışmalarla yazılı hale getirildiğini, bu çalışmada bilgisunardaki iletişim ve bilgiye erişimin hukuksal yönü kadar, bireysel ve toplumsal yönünün de göz önüne alındığını söyledi. İnternet Etiğinde dil ile ilgili maddeleri açıklayan Töreci, özellikle bilgisunarda kimliğini saklamanın getirdiği kolaylıkla diğerlerinin kişisel haklarına zarar verilebildiğini, bu eğilimdeki dil kullanımının ise ancak diğerlerinin yapıcı uyarıları ile önlenebileceğini belirtti. Bilgisunarın etkin ve verimli kullanımı için kullanılan dilin açık ve anlaşılır olması gerektiğine dikkat çeken Töreci, bilgisunar ağının gereksiz yazışmalar ve iletiler için kullanılmasının da verimsizliğe yol açtığına değindi.

        Oturuma ODTÜ Türkçe Topluluğu adına katılan Fulya Didem Çebi ile Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Türkçe Topluluğu adına katılan Özlem Kanat da "Bilgisunar Ortamında Dil Kullanım Eğilimleri" başlıklı konuşmalarıyla görüşlerini açıkladılar. Çebi, sözcükleri kısaltarak ya da Türkçeyi bozarak ve İngilizceye benzeterek türetilen sözcüklerden örnekler vererek, özellikle genç kuşağın farklı olmak uğruna böyle bir alışkanlık edindiğini öne sürdü. Didem Çebi sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa gelinen noktada farklı olanlar, Türkçeyi doğru yazanlar, açık ve anlaşılır dil kullananlar oldu; sözcükleri ve dili bozanların artık -sandıkları gibi- diğerlerinden farkı kalmadı." Bilgisunar kullanımının çocuklar arasında hızla yayıldığına işaret eden Çebi, küçüklerin gençleri örnek aldığını ve onlara benzemeye çalıştığını, bu nedenle gençlerin doğru örnek olma sorumluluğu taşıdığını dile getirdi.

        Özlem Kanat konuşmasına bilgisunarda en çok kullanılan sözcükleri sıralayarak başladı. "e-mail", "mysite", "polifonik", "mesaj", "SMS" gibi sözcük ve terimlerin çeşitli bilgisunar sitelerindeki kullanımını örneklerle gösteren Kanat, üniversite öğrencileri arasında küçük bir araştırma yaptığını ve araştırma sonucunda gençlerin bu sözcüklerin Türkçe olmadığını bilmediklerinin ortaya çıktığını söyledi. Gençlerin Türkçe olmayan sözcükleri Türkçeymiş gibi kullanıvermesinde bilgisunarın önemli etkisi olduğunu belirten konuşmacı, gençlerin "birbirimizi anlıyoruz ya ne önemi var" aymazlığı içinde olduğunu dile getirerek, bu olumsuzluğu gidermek için okumayı ve sözcük dağarcını genişletmeyi önerdi. Kanat, genç kuşağın sağlıklı bir Türkçe eğitimi almamış olmasına ve kompozisyon yazmadan yetiştiklerine de vurgu yaparak, gelecek kuşakların okuma ve yazma alışkanlıklarının yok edildiğine dikkat çekti.

        Açıkoturum başkanı Semih Bilgen, bilgisunardaki dil kullanım sorununun Türkiye'ye ve Türkçeye özgü olmadığına, birçok ülkede İngilizcenin bozularak kullanıldığına, anadili İngilizce olan toplumlarda bile bilgisunar ve çağdaş iletişim teknolojilerinin etkisiyle dil bozulmasının yaşandığına değinerek, sorunun evrensel nitelik taşıdığını belirtti. Bilgen bir "Google kuşağı" yetiştiğini vurgulayarak, aradığımız her şeyin bilgisunarda bulunamayacağının anlaşılması gerektiğini dile getirdi.

        Etkinliğin tartışma bölümünde, dinleyiciler konuyla ilgili düşüncelerini ve çözüm önerilerini dile getirdiler. Öne çıkan görüşler şöyle özetlenebilir:

  • Bilgisunardaki yazışma biçimi ve dil bozulması, özde de etkiler yaratmaktadır. Konu yalnızca biçimsel değildir; başta kültürel yayılmacılık ve yabancı dille öğretim gibi çok çeşitli boyutları ile ele alınmalıdır.

  • İletişimin hızı, düşünme ve buna bağlı olarak yazma hızını da etkilemektedir. Hızlı yazmak için bilgisunar ortamında kısaltmalar kullanılabilir, ancak bu biçimselliğin öze olan etkisini gidermek için okuma ve yazma alışkanlığının korunması ve geliştirilmesi önemsenmelidir.

  • Bilgisunar ortamında kullanılan dil yalnızca bilgisunarda kalır gibi gözükse de zamanla tüm iletişim biçimlerimizi etkileyecektir.

  • Gerçekte iyi eğitim görmüş kişilerin bile Türkçeyi doğru kullanmadıkları ve doğru yazmadıkları, bilgisunar ortamında kendini açığa çıkarmaktadır; bilgisunar, Türkçe yazmayı bilmediğimizi gösteren bir ayna olmuştur. Dolayısıyla sorun bilgisunardaki dil kullanımının çok ötesinde bir eğitim sorunudur.

  • Bilgisunarda doğru Türkçe kullanmayı kararlılıkla sürdürmek ve diğerlerine örnek olmak gerekmektedir.

  • Sorun evrenseldir; çözüme yerelden, hatta en yakın çevremiz ve kendimizden başlayarak dili doğru ve yetkin kullanma savaşımı verilmelidir.

        Tartışmanın ardından söz alan açıkoturum konuşmacıları, dinleyicilerin görüşlerine yorumlarıyla katkıda bulundular. Toplantı, dinleyiciler ve konuşmacıların aşağıdaki konularda görüşbirliğinde olduğunu ortaya koyuyordu:

  • Yalnızca bilgisunar Türkçesi değil, her alanda ve her boyutu ile dil kullanımı sürekli gündemde tutulmalıdır.

  • Doğru ve anlaşılır dil kullanımı için yılmadan, dirençle ve kararlılıkla, yüreklice savaşım verilmesi zorunludur.

 

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter