AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
Türkçe Sevdalısı ALİ PÜSKÜLLÜOĞLU
  

     Dil Devrimini ödünsüz savunmayı yaşama biçimi edinen, yaşamı boyunca Türkçeye emek veren, birbirinden önemli yapıtlar üreten, Dil Derneği’nin kurucu üyesi Dilci-Ozan Ali Püsküllüoğlu'nu 24 Haziran 2008'de yitirdik.
     Ali Püsküllüoğlu'nu, ölümünün dördüncü yılında, 22 Haziran 2012'de, Arkadaş Kitabevi ile Dil Derneği'nin birlikte düzenlediği "Türkçe Sevdalısı Ali Püsküllüoğlu" başlıklı etkinlikte saygıyla, özlemle andık.
     Değerli dilcimizin Arkadaş Yayınevince basılan sözlüklerinin sergilendiği etkinliğe Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel, Dil Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Terim Kolu Başkanı Prof. Dr. Kaya Türkay ile Dil Derneği Genel Yazmanı Hülya Küçükaras konuşmacı olarak katıldılar.

     Ali Püsküllüoğlu'na ilişkin anıların, duyguların dile getirildiği oturumda ilk sözü alan Sevgi Özel, Ali Püsküllüoğlu’nun içten kişiliğini vurgularken şunları söyledi:
     "Arkadaş Yayınevi yönetici ve çalışanlarına gönül borcumuzu sunuyoruz. Büyük destek verdiler; Ali Püsküllüoğlu’nun sözlüklerini çok güzel bastılar. Ali Püsküllüoğlu ile Kasım 1971’de tanıştım. Türk Dil Kurumu'nda uzmandı. Kolay kaynaştığım bir insandı. Yakınları ona Arı Püsküllüoğlu derdi; o denli çalışkandı!..
     Türk Dil Kurumu'nda her salı yayın kurulu toplanırdı. Ceyhun Atuf Kansu, Cahit Külebi, Salah Birsel gibi yazarlar katılırlardı toplantıya. Ali Püsküllüoğlu yönetirdi. Ceyhun Atuf Kansu’yu kapıda karşılardım. Her karşılamamda bana bir dörtlük ya da dize söyler, yazarını sorardı. Ben o dörtlüğü, dizeyi arar dururdum. Bulamazsam Ali Püsküllüoğlu’na giderdim. Dizeleri eksik aktardığımdan o da yazarını bulamaz, bana çıkışırdı... Ali Püsküllüoğlu’nun odası gerçek bir ekin ortamıydı. Tüm yetkin yazıncılar orada olurlardı. Cemal Süreya’yı da orada tanımıştım.
     Püsküllüoğlu ile en yoğun birlikte çalıştığım dönem, Dil Derneği'nin kuruluş dönemidir. 1984-1987 yılları arasında aydınlar tam anlamıyla savrulmuş durumdaydı. Dr. Haldun Özen dil bilinci yüksek bir kişiydi. Ali Püsküllüoğlu, ben ve Özen bir araya gelip aydınlara ulaşmaya çalıştık. Ali Püsküllüoğlu, çok çalışkan olduğu gibi yenilikleri de ilk uygulayan aydınlardandı. Daktilo uygulayımındaki gelişmeleri anında izlemiş, bilgisayarı da ilk kullananlardan olmuştu. Mektuplarımızı, derneğe çağrı yazılarını o yazdı. Derneği birlikte kurduk. Dil Derneği adını birlikte koyduk. Çağdaş Türk Dili dergisini birlikte yayımlamaya başladık. Yönettiği başarılı yazın dergisi Yusufçuk’u da ayrıca belirtmeliyiz.
     Ben, bir yoldaş, bir dost, bir ağabey olarak Ali Püsküllüoğlu'nu çok özlüyorum."


Hülya Küçükaras, Kaya Türkay, Sevgi Özel

     Atatürk'ün Türk Dil Kurumu'nda Ali Püsküllüoğlu ile birlikte Türkçe için emek veren Kaya Türkay ise onun bunca yetkin oluşuna duyduğu hayranlığı dillendirdiği, Püsküllüoğlu'nun yayımladığı yazın dergisi Yusufçuk'un ilk sayısından başlayarak birkaç sayısını da dinleyicilere gösterdiği konuşmasında şöyle dedi:
     "Ali Püsküllüoğlu çok çalışkandı. Tek başına koca bir kurumun yapabileceği işleri yaptı. Çok güvenilir sözlükler yazdı, yayımladı. Çok güzel şiirler yazdı. Çocuk yazınına çok emek verdi. O kitaplar için şiirsel adlar buldu. Başlı başına bir uzmandı.
     Onu, Maksim Gorki’ye benzetirim. Yoksulluk içinde, geçim sıkıntısıyla geçen yıllar… Bu insan ki kendi üniversitelerinde okumuş!.. Bunları yazmadı; yaşamöyküsünü yazmadı. Çocuklar için çok güzel yazılar yazmış. Keşke onlar için kendi yaşamını da yazsaydı. Nasrettin Hoca’yı ne de güzel yazmıştır!.. Yusufçuk da çok başarılı bir dergiydi. Bizler, Yusufçuk’a sürdürümcü olmuştuk.
     Her çağa, her yaş aralığına göre ayrı ayrı sözlükler yazdı. Bu denli güzel sözlükleri nasıl yazdığını, bunu nasıl başardığını hep düşünmüşümdür. Çalışmalarımızda Ali Püsküllüoğlu’nun sözlüklerinden her zaman yararlandık. Sözcükler için çok sayıda karşılık bulmuştur. Yazdığı önsözde, batıdan gelen sözcükleri almasını, bunlar üzerinde çalışmış olmasını, Arapça ve Farsçadan gelen sözcüklere karşılıkların bulunmuş olmasıyla açıklar.
     Ali Püsküllüoğlu TDK'deki odasında sürekli çalışır dururdu. Kimseye takılmazdı; ama bana sık sık takılırdı. Onu sevgiyle, saygıyla anıyorum. Olanaksızlık nedeniyle liseyi yarıya kadar okumuş bir kişinin bunca yetkin dil çalışmaları yaratması olağanüstü, kıskanılacak bir durumdur.
     Eğitim bakanlarını kınıyorum. Eğitime, Türkçeye bunca emek vermiş birinin değerini hiç bilmiyorlar! Bir okula, hiç olmazsa bir sokağa Ali Püsküllüoğlu adını verin. Ayıptır!"
     Hülya Küçükaras ise Ali Püsküllüoğlu’nun yapıtlarıyla yetiştiklerini belirttiği konuşmasında göksel, kutsal bir güçle donandığını, erişilmez olduğunu düşündüğü Püsküllüoğlu ile tanışmasını, onun "internet" sözcüğüne karşılık olarak ürettiği "bilgisunar" sözcüğüne borçlu olduğunu dile getirerek kendisiyle Nisan 2006'da yaptığı söyleşinin görsel kaydını dinleyicilere sundu.
     İzlenen söyleşide Ali Püsküllüoğlu, "bilgisunar" sözcüğünü hangi düşünceyle ürettiğini açıklıyor; Türkçenin eklerle kendini yaratan bir dil niteliği taşıdığını, bu nedenle sözcük yaratmanın zor olmadığını belirtiyor; sözcüklerin gökten inmediğini, dillimizin öz sözcüklerine ancak bu anlayışla kavuşabileceğini, dilimizi kullanırken yabancı sözcükleri azaltmamız, kendi sözcüklerimizi çoğaltmamız gerektiğini vurguluyor ve gelecek kuşakların dile özen göstermesi isteğini, dileğini dillendiriyordu.
     Etkinlik, Hülya Küçükaras'ın Ali Püsküllüoğlu'nun "Sevgiler Satıyorum" başlıklı şiirini okumasıyla sona erdi.


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter