AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
JÜLİDE GÜLİZAR'A SAYGI GECESİ


 

16 Şubat 2010’da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde gerçekleştirdiğimiz "Türkçenin Ustalarına Saygı" gecelerimizin yedincisinde, Ankara Radyosundan sesini bütün yurda duyuran, yüzünü görmeden sesiyle tanıdığımız, sonraları televizyonda görüp evlerimize, odalarımıza konuk ettiğimiz“Türkçenin gülümseyen yüzü”, radyo ve televizyonun ilk "spiker"lerinden Jülide Gülizar’la buluştuk.

Metni, Jülide Gülizar'ın yapıtlarından derlenerek İbrahim Dizman tarafından hazırlanan saygı gecesini Nermin Küçükceylan ile Merve Güneş sundular. Opera sanatçımız Ali Yılmaz ve Tangut Eşber de ezgiler, türküler armağan ettiler Gülizar'a.

"Bir Türk Kızı Okumak İstiyor!"

Jülide Göksan adıyla Karkamış'ta (eski adıyla "Cerablus"ta) daha üç buçuk yaşındayken başladığı okul yılları, İslahiye, Tarsus ve Mersin'in ardından Ankara'da sürer. Bu yıllar boyunca annesiyle güçbirliği yapar, bir kızın lisede, üniversitede okuması için savaşım verir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine başlayabilmek için çabalarken Ulaştırma Bakanının karşısında bulur kendini ve gözyaşları içinde haykırır: "Bir Türk kızı okumak istiyor. Okuyamayacak mı?"

Bu tümceyle başlayan üniversite öğrenimi sırasında, ortaokuldan beri yazdığı şiirler, arkadaşlarıyla birlikte hazırladığı dergilerde gün yüzüne çıkmaya başlar. Şiirlerini kendi adıyla yayımlayamaz; arkadaşlarıyla düşünür taşınır "Gülizar" soyadını uygun bulurlar.

Toplantıların Başkanı Jülide Gülizar

Saygı gecemizin ilk konuğu Yekta Güngör Özden, Jülide Gülizar'la Hukuk Fakültesinde 1951'de tanıştıkları ilk günden bugüne candan dostluklarını sürdürdüklerini dile getirerek öğrencilik anılarından söz etti.

      

Özden, o günleri şöyle anlattı: "Bahçe adlı şiir dergisine şiir seçmek için fakültenin kantininde toplanırdık. Coşkulu, hareketli toplantılarımızın başkanı hep Jülide olurdu. Onun anlayışlı, hoşgörülü tutumu aile ilişkilerimize de yansıdı. Beni en çok etkileyen anım ise Atatürk'ün tabutu Anıtkabir'e taşınırken Ankara Radyosunun yayınını Jülide'nin sesinden dinlemekti. O; sağlam, gösterişsiz bir Atatürkçüdür."

Yekta Güngör Özden, kendi defterleri arasından bulduğu Jülide Gülizar şiirlerini okuyarak hem Gülizar'ı şaşırttı hem de dinleyicilere duygulu anlar yaşattı.

Türkçenin Ses Mimarı

"Belleğimin odalarını Türkçeyi sevenlere açarım" diye söze başlayan Emin Özdemir ise Jülide Gülizar'la radyo günlerinde başlayan arkadaşlıklarını anlattı. Özdemir "Türkçenin ses mimarı" diye seslendiği Jülide Gülizar için şöyle diyordu: "O, yaşamının hamurunu Türkçenin teknesinde kardı."

     

Emin Özdemir, Gülizar'ın Türkçeyle özdeşleştiğini, sözcüklerin hakkını tam veren sesiyle iz bıraktığını söyleyerek onun dokunduğu her sözcüğü güzelleştirdiğini belirtti. Adnan Binyazar'ın Jülide Gülizar'a iletisini de konuklara aktaran Özdemir, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Gülizar, Türkçenin sesletimindeki güzellikleri yetişenlere öğretir. Sesletimin başöğretmenidir. Çevresini aydınlatan gerçek bir aydındır Jülide Gülizar!"

Buruk Bir Dil Bayramı

Dil Devrimine ödünsüz inancıyla Dil Derneği’nin kuruluş aşamasında ve sonrasında derneğimizden elini ve ilgisini hiç esirgemeyen Jülide Gülizar'la dostluklarından söz eden derneğimizin başkanı Sevgi Özel ise konuşmasını aşağıdaki sözcüklerle bitirdi:

   

"Atatürk'ün TDK'si kapanmadan önceki son Dil Bayramını Buruk Bir Dil Bayramı başlığıyla gazetede yazmıştı Jülide Gülizar. Daha sonra TDK kapatılınca 1986'da yaptığımız ilk Dil Bayramının da sunuculuğu üstlenmişti. Bizi hiç yalnız bırakmadı, bizi hiç yoksun bırakmadı. O bize her zaman Türkçenin müziğini dinletti. Teşekkür ederiz Jülide Gülizar; sesine de yüreğine de teşekkür ederiz."

Türkçe Benim Yaşamımın Tek Tutkusu

Kitaplarında "Elimin altında hep sözcükler vardır" diye yazıyor Jülide Gülizar, "Üzüldüğüm, güldüğüm, sevindiğim, daraldığım zamanlarda sımsıkı tutunup direnmeye çalıştığım sözcükler. Sözcükler beni hiç terk etmedi, ben de onları. Türkçe benim yaşamımın tek tutkusu." Gülizar'ın dil tutkusuna, şimdilerde Başkent Televizyonunda Dil Yarası adlı izlenceyi birlikte hazırlayıp sundukları, gecemize mektubuyla katılan Murat Atak'ın tümceleriyle de tanık olduk. 

Saygı gecemiz, Jülide Gülizar'ın aşağıdaki konuşmasıyla son bulurken biz de kendisine tüm dilseverler adına bir anmalıkla teşekkürlerimizi sunduk.

"Ben şanslı bir insanım. Bizim ülkede sevilmek, anılmak için ölmek gerekir. Ben bir insanın görmeyi, yaşamayı istediği her şeyi gördüm. Bu, mesleğimin getirdiği bir şans. Yaşadıklarım inanılır gibi değil. Öylesine içten seviliyorum ki kimi zaman yaşadıklarımla baştan aşağı duygu kesiliyorum. Neredeyse benden bir efsane yarattılar! Son bir söz söylemem gerekirse şöyle demeliyim: Ben annemin eseriyim!"


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter