AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
YÜKSEL PAZARKAYA'YA SAYGI GECESİ

Nermin Küçükceylan, İbrahim Dizman, Rüştü Asyalı, İnci Pazarkaya, Sevgi Özel, Merve Güneş,
Yüksel Pazarkaya, Günay Güner, Rahmi Yıldırım, Hülya Küçükaras

Türkçenin Ustalarına Saygı gecelerimizin dokuzuncusunu, 13 Nisan 2010'da "Türkçenin Gurbetinde Bir Yazar: Yüksel Pazarkaya" başlığıyla Yüksel Pazarkaya için gerçekleştirdik. Metniniİbrahim Dizman'ın hazırladığı, sunuşunu Nermin Küçükceylan ile Merve Güneş'in üstlendikleri saygı gecemizin açış konuşmasını Dil Derneği Genel Yazmanı Hülya Küçükaras yaptı.

Türkçenin Gurbetinde Bir Yazar: Yüksel Pazarkaya

1957'de liseden mezun olan Yüksel Pazarkaya, kimya eğitimi almak ister. Bir sıralama yanlışı sonucunda İstanbul Teknik Üniversitesinin elektroteknik eğitimi almaya başlar. Daha sonra, Sümerbank’ın yurtdışına öğrenci gönderme sınavına girer ve Almanya’ya tekstil kimyası üzerine öğrenim görmeye gider, Stuttgart Üniversitesinin kimya bölümüne yazılır. Edebiyata, tiyatroya ilgisi o günlerde başlar.

Edebiyat ve tiyatroya ilgisinden ötürü bu konudaki seminerlere, derslere girer. Türk öğrencilerinin çıkardığı dergilerde şiirleri, öyküleri yayımlanır. 1961’de İzmir Radyosunda yayımlanan 33 dakikalık “Karlar Çözülürken” adlı radyofonik oyunu karşılığında 99 lira telif hakkı ödenir Pazarkaya’ya; bu, onun edebiyattan ilk kazancı, ilk radyo ve tiyatro deneyimidir. 1963’te Almanya’nın büyük gazetelerinde hem Türk edebiyatı, tiyatrosu ve siyaseti hem de Alman oyunlarının eleştirisi, edebiyat etkinlikleri üzerine yazmaya başlar. Ülkesinden de kopmaz; Türkiye’deki gazete ve dergilere makaleler, şiirler, öyküler, denemeler gönderir. Türk Dil Kurumu’nun dergisi Türk Dili’nde de görülmeye başlar imzası.

Kimya Yüksek Mühendisliği okurken, 1965'te Alman Dili ve Edebiyatı kürsüsünde yardımcı asistan olur. Stuttgart Üniversitesinde edebiyat bilimleri ve felsefe dallarında ikinci eğitim için kaydını yaptırır. Stuttgart Üniversitesinde tiyatro çalışmalarına katılır. Stuttgart’ta okuyan Türk öğrencileri ve çalışmak için gelmiş meraklı Türklerle Almanya’daki ilk Türkçe tiyatroyu kurar.

Türk İşçisinin Yaşamı, Acısı Sahnede

Yüksel Pazarkaya’nın tiyatro tutkusunu Devlet Tiyatroları Başrejisörü Rüştü Asyalı'dan dinledik. Asyalı, Pazarkaya'nın Türk işçilerinin Almanya'daki yaşamını konu ettiği Mediha oyunuyla ilgili anılarından söz ettikten sonra, şairimizin özgün şiirlerinden birkaçını ve Rilke'den yaptığı bir çeviriyi sunarak duygulandırdı dinleyicileri.

Dil ve Kültür Köprüsü

Yüksel Pazarkaya'nın tiyatro yapıtları, şiir kitapları birbirini izler; Almanya’daki Türk işçileriyle, Türk sanatçılarıyla bağı da pekişir. Türkçeyle Almanca arasında kurulan dil ve kültür köprüsünün yapıtaşlarından biri olan yazar, hemen her türdeki çevirileriyle Türkçenin yazınsal birikimini Almancaya; Almancadan çevirdikleriyle de bu dilin derinliğini Türkçeye aktarır.

 

Almanya’daki Türk toplumunun yalnızca kol gücü olmadığını; olmaması gerektiğini bilen, bu uğurda çabalayan Yüksel Pazarkaya, bu ülkedeki Türk çocuklarına öyküler yazar.  Doğayı, yurtlarını, evrenselliği anlatır; Atatürk’ü anlatır. Ulusal duygularla evrenselliği buluşturur. Pazarkaya’nın yazınsal gücünü ve yapıtlarını Yazar Günay Güner değerlendirdi.
(Günay Güner'in Konuşması)

Yüksel Pazarkaya, aynı zamanda bir radyocu, dizi yazarı ve gazetecidir. Uzun yıllar, Milliyet ve Hürriyet’in Almanya baskılarında köşe yazarlığı yaptı. WDR Köln Radyosunun  muhabirliğini yürüttü. Gurbetçilerin heyecanla bekledikleri Türkçe yayınların nitelikli olması için durmadan üretti. Alman televizyonunda,  Almanya’daki Türklerin yaşamını anlatan  12 bölümlük bir dizinin senaryosunu yazdı. Yüksel Pazarkaya’nın bu yönünü de Gazeteci Rahmi Yıldırım anlattı.
(Rahmi Yıldırım'ın Konuşması

Övgünün Tadını Çıkarmak

Ustalara Saygı Gecesi, opera sanatçılarımız Ali Yılmaz ve Cem Buğdaycı'dan dinlediğimiz türkülerle renklendi. Saygımızın, teşekkürlerimizin simgesi olan anmalığımızı Yüksel Pazarkaya'ya derneğimizin başkanı Sevgi Özel sundu. Eşi İnci Pazarkaya ile birlikte sahneye çağırdığımız yazarımız, teşekkür konuşmasında şunları söyledi:

 

"Sanatçılar, yapıtlarının beğenileceğinden emindir; ürettiklerinin en iyisi olduğunu düşünür, övgü bekler. Bilimcilerse binlerce deneyden sonra doğruya ulaşacaklarını bilir, ürettiklerinin bir başka bilimsel çalışmayla çürütüleceğini düşünür; bu yüzden övgüye pek alışık değildir. Ben bu geceyi sanatçı yanımla yaşamak, beni çok duygulandıran, yüzümü kızartan, gözlerimi sulandıran bu övgülerin tadını çıkarmak istiyorum. Gönül borcum çok büyük. Hepinize gönül dolusu teşekkürlerimi sunuyorum."


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter