AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
CELAL İLHAN'LA YAPITLARI ÜZERİNE


Celal İlhan, Günay Güner

      Sevgili Emin Özdemir Öğretmenimizin önerisiyle, “Dil-Ekin Söyleşileri” adıyla, her ayın son perşembesinde derneğimizde düzenlediğimiz oturumlarda dilimizi güzelleyen, varsıllaştıran ustalarla buluşuyoruz. 29 Nisan 2010'da da Yazar Celal İlhan’la bir araya geldik. Üyemiz Yazar Günay Güner'in yönlendirdiği söyleşi "Celal İlhan'la Yapıtları ve Yazınsal Yaklaşımı Üzerine" başlığını taşıyordu.
      Celal İlhan; Orhan Kemal, Sabahattin Ali, Sait Faik, Bekir Yıldız… geleneğinin süreğinde bir öykücümüzdür. Toplumsal mücadelelerle, zaman zaman bedel ödemekle geçen yaşamının, sınıfdaşı diğer insanların yaşamlarıyla koşutlanmasından doğan öyküleri yalın, güzelduyu düzeyi yüksek, Türkçemizin binbir türde açan güzellikleriyle el ele vermiş bir dil şölenidir.
      1999’da Anadolu’da Bir Nokta’yı (Köçekkömü Köyü üzerine inceleme) yazan; ardından 2005 yılında Ateşle Dans, 2007 yılında Dokunan, 2009’da Grevden Dönenin! – Bir Sendikacının Anıları (2009 Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülü) adlı yapıtları yayımlanan İlhan konuşmasına, ilk yapıtı Anadolu’da Bir Nokta’ya çok emek verdiğini, köyünü incelediği bu kitabını yazarken, çevre köylere de örnek oluşturmayı, onların da benzer çalışmalara girişmesini özendirmeyi amaçladığını, yazın sürecine bir halkbilim yapıtıyla başlamasının, yetişme çağlarında iç içe yaşadığı insanlara ve ilişkilere yönelik gözlemlerinin yararlı etkileri olduğunu belirterek başladı.

 

      Celal İlhan, söyleşide kolaylaştırıcı görevini üstlenen Günay Güner’in öykülerin derinlik yanını belirlemede önemli olan tarihsel etkiye, toplumsal duyarlılığı işlerken bireyin insan durumlarının da vurgulandığına, anı türünün özelliklerine ve belge niteliğine, günümüz yazarlarının dil sorumluluğu konusundaki duyarlılık düzeylerine, yazın ile yaşantı etkileşimine; ulusun, kitlelerin dili, anadiliyle yazmanın vazgeçilmezliğine, tarihsel anlamına, bu bağlamda Güngör Dilmen’in yeni oyunu “Galileo’nun Günahları?”ndaki Galileo’nun anadilinde yazmak seçimi üzerine sözlerine ilişkin olarak yönelttiği belirleme sorularına verdiği yanıtlarla yazın anlayışını anlattı.
      İlhan, emekçi insanların, alın terinin yüceliğinin, ortaklaşacı değerlerin yazında yeterince yer almamasının eksiklik olduğunu, yetişme koşullarında benliğinde yer eden tarihsel değerlerimizin yapıtlarının yaratım sürecinde başat önem taşıyan unsurlar arasında bulunduğunu; zamanla Türkçeye tutkuyla ve bilinçle bağlandığını belirtti.
      Ayrıca öykülerinde kentleşme ve diğer nedenlerle değerlerin yok olmaya yüz tutması karşısında erdemli bireyin içine düştüğü çatışma durumunun, bu çatışmanın acısını çeken insanın da etkisi olduğunu vurguladı.
      Yazarımız, Türkçeye bilincinin gelişmesinde Köy Enstitülü yazarların yapıtlarının, o ustalarla kurduğu dostlukların büyük etkisi olduğunu vurguladı. Yazarın dilin doğru, öz, yalın, arı kullanımından sorumlu olduğunu; günümüz yazınında bu konuda alabildiğine özensizliğin görüldüğünü, yazarların dille, Türkçeyle istedikleri gibi oynamaya hakları olmadığını söyledi.
      Başkent Üniversitesi öğrencisi, genç edebiyatçımız Özlem İbiş’in, İlhan’ın, yazın anlayışının niteliklerini taşıyan yetkin ürünlerinden “Derviş” adlı öyküsünü okumasının ardından, dinleyiciler söz alarak görüşlerini, düşüncelerini, tanıklıklarını açıkladılar.
      Celal İlhan'la söyleşimiz Günay Güner’in bağlaması eşleğinde söylediği türkülerle son buldu.

 

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter