AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
ATATÜRK'ÜN TÜRK DİL KURUMU
(12 Temmuz 1932- 17 Ağustos 1983)

Türk Dili Tetkik Cemiyeti Genel Merkez Kurulu Atatürk başkanlığında yaptığı bir toplantıda. (4 Ocak 1933)
Besim Atalay, Hasan Âli Yücel, Celal Sahir Erozan, Ahmet Cevat Emre, Reşit Galip, Mustafa Kemal Atatürk,
Afet İnan, Ruşen Eşref Ünaydın, İbrahim Necmi Dilmen, Hamit Zübeyr Koşay, Ragıp Hulusi Özden.
* * *
Atatürk'ün 12 Temmuz 1932'de dernek olarak kurduğu, 12 Eylülcülerin 17 Ağustos 1983'te kapattığı Türk Dil Kurumu'nun ve Dil Devriminin öyküsüsünü Prof. Dr. Şerafettin Turan ile Sevgi Özel yazdı.
* * *
"(...) Atatürk, Türk ulusunu ayırt edici nitelikleri arasında ilk sırayı dile vermekteydi. Öte yandan Atatürk Türkçenin ulusal nitelik kazanmasını ulusal bağımsızlığın bir gereği olarak görüyordu. Kurtuluş Savaşında “tam bağımsızlık” ülküsüyle yola çıkılmıştı ve Lozan Antlaşmasıyla siyasal bağımsızlığa kavuştuktan sonra onun kültür, ekonomi gibi öteki alanlarda da sağlanması dönemine girilmişti.
Kültürel bağımsızlık içerisinde o kültürel kimliğin sesi olan dilin de bağımsız olması zorunluydu. Bunların dışında, yeni bir ulusdevlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin izleyeceği eğitim, ulusal eğitim; eğitim dili de ulusal dil olmalıydı. 22 Eylül 1924’te Samsun’da öğretmenlerle konuşmasında eğitimi, amaç ve içerik yönünden dinsel, ulusal ve uluslararası diye üçe ayıran Atatürk, ulusal devlette izlenmesi gerekenin ulusal eğitim olacağını belirttikten sonra sözlerini şöyle sürdürmüştü:
“Ulusal eğitimin ne demek olduğunu bilmekte artık hiçbir kuşku kalmamalıdır. Bir de ulusal eğitim temel olduktan sonra bunun dilini, yöntemini, araçlarını da ulusallaştırma zorunluluğu tartışma götürmez.”
Eğitim öğretimin ulusal dilde yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Atatürk, tapınmada da halkın anlayacağı bir dilin, yalın bir Türkçenin kullanılmasını önemsiyordu. 1 Mart 1922’de TBMM’nin yeni toplanma yılını açış konuşmasında, “Camilerin kutsal minberleri halkın din ve ahlak yönünden beslenmesine en yüce, en verimli kaynaklardır. Bundan ötürü camilerin ve mescitlerin minberlerinden halkı aydınlatacak ve uyaracak kıymetli hutbelerin içeriklerinin halkça anlaşılmasını sağlamak, Şeriye Bakanlığının önemli bir görevidir. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne seslenmekle Müslüman kişinin bedeni canlanır, beyni arılaşır, imanı kuvvetlenir” diyerek ibadet yerlerinde Türkçe kullanılması gerektiğinin ilk işaretini vermişti. (...)"
* * *
Yukarıdaki alıntı, Dil Derneği’nce yayımlanan, Prof. Dr Şerafettin Turan ile Sevgi Özel’in birlikte hazırladığı Türkçenin ve Dil Devriminin Öyküsü adlı yapıtın bir bölümünü içeren, bağlantısı aşağıda verilen yazıdan aktarılmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün dil çalışmaları, Türk Dil Kurumu’nun kurulması, Dil Devriminin tarihçesi ve Atatürk’ün Türk Dil Kurumu’nun kapatılmasına ilişkin ayrıntılı bilgileri içeren yazının tümü için tıklayınız: Atatürk'ün Türk Dil Kurumu

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter