AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
4 Kasım 2011
ATATÜRK KURUMLARININ YALNIZ İZİ KALMIŞTI,
KHK İLE BU İZ DE SİLİNDİ!

     1983’te Danışma Meclisinden hızla çıkarılan 2876 Sayılı Yasayla Atatürk’ün dernek olarak kurduğu Türk Tarih ve Dil Kurumları, Başbakanlığa bağlı devlet dairesine dönüştürülerek kapatıldı. Oysa Atatürk bu kurumları özgürce çalışsınlar, siyasal erkin güdümüne girmesinler diye dernek olarak kurmuş; sonsuza dek yaşamaları için kurumlara “vasiyetnamesi”nde yer vererek gelir bırakmıştı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün özgür istenciyle oluşturduğu ve eliyle yazdığı “vasiyetname”si çiğnendi. 12 Eylül hukuksuzluğu Atatürk’ün kalıtına, kurumların adına, yapı ve yapıtlarına el koydu; kurumların adını ve yarım yüzyıllık birikimlerinin izini bıraktı. Bu birikimi ve Atatürk kalıtını da sözde bilimciler ikiyüzlülükle kullandı.
     Uzun zamandır “millet/ulus” sözcüklerini kullanmamaya özen gösteren, bu sözcüklerin kavram alanlarını daraltarak “cumhur”a seslenen; ancak “cumhur”un dil bilincini göz önüne almayan, “ulusal” olanı ve “ulusalcı”yı suçlu gören siyasal erk, tıpkı 12 Eylülcülerin oluşturduğu Danışma Meclisi gibi davranmaktadır. Danışma Meclisinde, on-on bir kişi de olsa, Atatürk’ün eliyle yazdığı “vasiyetname”sinin çiğnenmesine karşı çıkanlar vardı. Ne ki onların haklı ve hukuka dayalı tepkileri yok sayıldı. Bugün de KHK ile Atatürk’ün dernek olarak kurduğu Türk Tarih ve Dil Kurumlarının ekin tarihimizden silinmesinde ve Atatürk’ün kalıtının ortadan kaldırılmasında Türkiye Büyük Millet Meclisi dışlandı. Atatürk’ün “vasiyetname”sini çiğneyen hukuk dışı uygulamanın hukukun üstünlüğü ilkesiyle düzeltilmesi beklenirken, bu hukuk lekesi silinemeyecek biçimde ekin tarihimize yapıştırıldı. AKP hükümeti, 12 Eylülcülerin bitiremediğini KHK ile noktaladı. Hiç şaşırmadık. Kuşkusuz tepkimiz büyük; ancak hukukun üstünlüğünün, bir gün karşıdevrimin hukuksuzluklarını sileceğine inanıyoruz.
     28 yıl önce bu ülkenin saygın hukukçularıyla aydınları Atatürk kurumlarının kapatılmasına, Atatürk’ün “vasiyetnamesi”nin çiğnenmesine tepki vermişti. “Miras” bırakmak, insan haklarından en eskisi ve en köklüsüdür; kalıtının bir bölümünü, Cumhuriyet Halk Partisinin koruyuculuğunda Türk Tarih ve Dil Kurumlarına bırakan kişi, darbeci Kenan Evren değil, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk’tür. 12 Eylülün acılarını sileceğini söyleyen bir iktidarın, 12 Eylül hukuksuzluğunu pekiştirmesi çok düşündürücüdür. Hukukun sağlıklı olduğu bir ülkede, kimsenin kalıtı, hukuk dışı bir yolla bir devlet dairesine ya da başkasına aktarılamaz. Ne ki özellikle 12 Eylül yıkımından bu yana Atatürk’le ve devrimleriyle hesaplaşanlar, us, bilim ve hukuk dışı olan tüm uygulamalarına kılıf uydurmakta, Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği laik cumhuriyetimizi ayakta tutacak, geleceğe taşıyacak ilke ve devrimlerden uzaklaştırmakta; Türk İslam sentezi, Türk Devriminin özünü tümüyle silecek biçimde ağırlaşarak tüm cumhuriyet kurumlarına yerleştirilmektedir. Ussal olana, bilime ve hukuka sahip çıkması gereken aydınlar, bilim insanları ve üniversiteler bu hukuksuzluğa uzun zamandır sessiz kalmış; dahası Atatürk kurumlarını kapatan Kenan Evren’in uygulamalarını savunan kimileri bu hukuk dışı, kınanması gereken yapı içinde yer almışlardır.
     Atatürk’ün Türk Dil Kurumu kapatıldıktan sonra, bütün yurttaşların ortak (resmi) dili olan Türkçe büyük yara almış, toplumun dil bilinci zedelenmiştir. Yabancı dille öğretimi yaygınlaştıran, yabancı adlandırmayı özendiren, ulusal eğitimden Atatürkçü düşüncenin özünü silmeye çalışan, devrimlerle hesaplaşan her kim olursa olsun, unutmasınlar ki yolumuzu yine Atatürk ve Türk Devrimi aydınlatacaktır. Hukukun üstünlüğü elbet bir gün utkulu olacak, Atatürk’ün kurumları ve kalıtı özgürleşecektir. Atatürk kurumlarını hepten silmeye çalışanlar, bu duruma suskun kalanlar bugün ve yarın bu utançla yaşayacaklardır. Bu utancı dün paylaşmadık, bugün ve yarın da paylaşmayacağız!

                                                                                                                         DİL DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

 
BAŞYAZI
ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ
Haziran 2017 - 352. Sayı
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter