AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
19 Mayıs 2011
19 MAYIS: YENİDEN UYANMASI GEREKEN ULUSAL DİRENİŞİN ADI!
      Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Söylev’e, “1919 yılı Mayısının 19. günü Samsun’a çıktım” diye başlar; ülkenin genel durumunu anlatır. Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşında yenilmiş; ağır koşulları olan bir anlaşma imzalamış; ordusu dağıtılmış; yorgun ve yoksul ulus yayılmacıların eline bırakılmış; padişah ve çevresi kendi saltanatını kurtarma çabasına girmiş; yayılmacılar yurdu baştan aşağı işgal etmiştir.
      Bizler, acılarla yüklü bu durumu, yalnız kitaplardan değil, ulusal direnişe katılan dedelerimizle ninelerimizden de öğrendik. O yürekli insanlar, koşullar bu denli ağırken umarsızlığa yenilmediler; Mustafa Kemal’e ve silah arkadaşlarına inandılar. Sonsuza dek bağımsız ve özgür yaşamak için savaştılar; görkemli bir Kurtuluş Savaşı verdiler. 
      19 Mayısta şahlanan ulusal direniş, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşuyla taçlandı. Yayılmacılar, bir ulusu yok etme hesabını erteleyerek çekildi. Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal’in önderliğinde Türk Devrimini yaptı. Kulluktan kurtulup yurttaş kimliği kazanan, seçme ve seçilme hakkı alan kadın ve erkekler; kılık kıyafeti, ölçüsü takvimi, yazısı ve diliyle yepyeni bir yaşama başladı. Kendi bezini, ekmeğini, şekerini üreterek imparatorluğun borcunu da ödedi; yayılmacıya ödün vermedi. Onurlu bir halk, çağdaş dünya ile yarışa başladı. Ancak ulusal direnişe karşı çıkan, kendi halkına ihanet eden, silah çeken yobaz, yayılmacının işbirlikçisi hain, bağımsız ve özgür bir Türkiye’yi o gün de istemedi; bugün de istemiyor. Bu yüzden bugün kaygılıyız. Kendi tarihimizi, o görkemli Kurtuluş Savaşını yadsıyanların; Mustafa Kemal’e ve Türk Devrimine alçakça saldıranların; inanç ve köken farkımızı kullananların; her biri kendi yalanıyla uyduruk tarihler yazanların; kendi kara düşlerinin ürünü masallar anlatanların kurguladığı karanlık bir sürece girdiğimiz doğrudur. Gittikçe derinleşen eğitimsizlik ve yoksulluğun ağına takılan halkın kandırıldığı da doğrudur.
      Gelgelelim koşullarımız Kurtuluş Savaşını verenlerden daha ağır değildir. Ussal bilgiden başkasını tanımama, dogmaları reddetme bilincine sahibiz! Bu bilinci korumak, iletişim araçlarının sözde kahramanlarına ve yalanlarına “Artık yeter!” demek elimizdedir! Ulusun ortak dilini, ortak değerlerini, ekmeğini, bezini, şekerini yok edenlere; bilincinin ve topraklarının zehirlenmesine göz yumanlara; laikliği ve ulusal değerleri sömürenlere; inanç ve köken farkından çıkar sağlayanlara; yayılmacıya yeni kapılar açanlara Mustafa Kemaller gibi karşı durabiliriz!
      Karamsarlık Mustafa Kemal’in ardıllarına yakışmaz; elbette yurttaşlık ve yurtseverlik duygularıyla, ussal ve bilimsel bilgiye olan inancımızla silkinecek, ülkemizi ve yurttaşları kuşatan karanlık siyasalara yenilmeyeceğiz. Mustafa Kemal’in, “Gençliğe Sesleniş”indeki iletiyi ve zamanı doğru değerlendirmek; aymazlık, sapkınlık ve hatta ihanet içinde olanlara Mustafa Kemaller gibi tepki vermek hepimizin görevidir!
      Biz bu güzel ülkede ortak dille birbirimizi doğru anlayarak; eğitim, sağlık, adalet kurumları ve ortak zenginliklerden hakça pay alarak; ekin ve bilgi üreterek; ulusal ve evrensel değerleri bilimsel usla değerlendirip farklılıklarımızı içselleştirerek yaşamak istiyoruz.
      Ulusun, bu 19 Mayısta, 19 Mayıs 1919’dan bugüne neler kazandığımızı, neleri yitirdiğimizi; bu adamsendecilik ve aymazlık sürerse daha neler yitireceğimizi doğru değerlendirmesini dileriz. Bu duygularla ulusumuzun bayramını kutluyoruz!
                                                                                                 Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
                                                                                                               Sevgi Özel
 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter