AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
HALKÇI, DEVRİMCİ ÖNDERİMİZ ATATÜRK’Ü SAYGIYLA ANIYORUZ!

Laik cumhuriyetimizin kurucusu, devrimlerin yapıcısı önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 76. yılında özlemle, saygıyla anıyoruz.

Ülkemiz kıldan ince bir köprüden geçiyor. Mustafa Kemal, 1920’lerde bugünü görmüş, 1927 Ekiminde ulusa seslendiği Söylev’de şöyle demişti:

“Baylar, bizim yüzümüz her zaman ak ve temizdi, her zaman da ak ve temiz kalacaktır. Yüzü çirkin ve gönlü çirkinliklerle dolu olanlar, bizim yurtseverce, insanca ve namusluca davranışlarımızı, bayağı ve çirkin tutkuları yüzünden, çirkin göstermeye kalkışanlardır. (…) Siyasa alanında birçok oyunlar görülüyor. Ama kutsal bir ülkünün belirtisi olan cumhuriyet yönetimine karşı, çağ­daşlaşmaya karşı bilisizlik, bağnazlık ve her türlü düşmanlık ayağa kalktığı zaman; özellikle ilerici ve cumhuriyetçi olanla­rın yeri, gerçek ilerici ve cumhuriyetçi olanların yanıdır; yok­sa gericilerin umut ve çalışma kaynağı olan yer değil.”

Mustafa Kemal kendi halkına, bütün ezilen uluslara örnek olmuş bir önderdir. Yıllar yılı, “Atatürk tabu değildir” masalına tutunanlar, onu “tabulaştırarak” unutturmaya çalıştılar. “Atatürk’ü sevmek ibadettir” diyerek “tabulaştırma” eylemini kökleştirdiler. Devrimleri eğitimle içselleştirmek yerine yasalarla koruma altına aldılar. Atatürk’ü tartışma konusu yapmayı “demokratik hak” saydıkları için onun yaptıklarından çok, devlet kurucusu olarak “yanlışını, yanılgısını” bulmaya; özel yaşamında “ayıp” aramaya giriştiler. Kurtuluş Savaşını, nedenlerini ve nasıl kazanıldığını, halkın direnişini göz ardı ederek, şehitlerin anısına saygısızlık yaparak, savaşa karşı çıkan, savaştan kaçan, yayılmacıyla işbirliğinden utanmayanların yalanlarıyla yakın tarihi kirleten söz ve eylemlere hız verdiler. Amaç, ulusun gözünden Mustafa Kemal Atatürk’ü düşürmek, Türk Devriminin içini boşaltmaktı. Her türlü yalana dolana karşın başarılı olamadılar; olamayacaklar!

Bugün ülkenin ve ulusun genel görünümü, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı günleri anımsatmaktadır; ulus yoksul ve yorgun durumdadır. Yurtta barış, dünyada barış ilkemiz ve laiklik yara almıştır. Ülkenin bir yanında ateşler yanmakta; her yanında emekçiler can vermekte; kadınlar toplumsal yaşamın dışına itilmekte; eğitim ve yargı dinselleşmekte; söz ve eylemi yeşerenler, yeşil alanları karartmakta; gençlerin geleceğe ilişkin umutları köreltilmektedir. 

Atatürk, Avrupa’da eli kanlı diktatörlerin, halkın sırtından lüks içinde yaşayan krallıkların egemen olduğu bir dönemde, “halk egemenliği”ni kuran bir devrimcidir; gerçek bir devlet adamı, namuslu bir aydındır. Yüzü yaşarken “tertemiz”di; sonsuza dek “ak ve temiz” kalacaktır. Ulusa hiçbir zaman yalan söylememiş, arkasında en küçük bir “yolsuzluk, haksızlık” lekesi bırakmamıştır. “Yüzü çirkin ve gönlü çirkinliklerle dolu olanlar” onun, “yurtseverce, insanca ve namusluca” yaptıklarını, “bayağı ve çirkin tutkuları yüzünden, çirkin göstermeye kalkışanlardır.”

Bizim yerimiz, bugün de yarın da ulusumuz için“yurtseverce, insanca ve namusluca” çalışan devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ün yanıdır; yönümüz, onun gösterdiği gibi ussal, bilimsel, sanatsal olanla aydınlanmadır!          

Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Sevgi Özel


 
BAŞYAZI
ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ
Haziran 2017 - 352. Sayı
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter