AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
CUMHURİYETİMİZİN 92. YILI KUTLU OLSUN!

CUMHURİYETİMİZİN 92. YILINDA

DİRENME GÜCÜNÜ ATATÜRK'TEN ALIYORUZ!

“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı (…), demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” Ancak 92. yılında cumhuriyetimizi “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlamakta zorluk çekiyoruz.

Bizler özgürce düşünce üretmek, düşüncesini özgürce dillendirmekle yükümlü, sözüyle eyleminin ardında dimdik duran cumhuriyetçileriz. Yıllardır toplumun gözü önündeki kişilerin kullandığı dili izliyoruz. Devleti temsil edenlerin “ben” vurgusu yaparak, anayasal ve yasal kuralları zorlayarak kullandığı aşağılama, tehdit içeren dille ulusumuz, ulusal dayanışma ve adalet anlayışından devlet eliyle uzaklaştırılmaktadır. “Yurtta barış, dünyada barış” ilkemiz yara almış, ulusun huzuru bozulmuştur. Atatürkçü düşünce ve Atatürk’ün işaret ettiği “ulusçuluk” anlayışı hesaplaşmanın ötesine taşınmış, Atatürkçü düşünce yargılanır olmuştur. Yönetenler çağdaş eğitimle kazanılan biçemden uzaklaştığında, yönetilenler laik eğitimden koparılıp inanç ağırlıklı yaşama zorlandığında, yurttaşlık bilincinin yerini köken ayrışması aldığında ortak değer ve çıkarlar için ortak akıl üretilemez; aydınlanma, içi boş bir sözcük olarak kalır. Bu yüzyılda dilin özgürlükleri kısıtlayan ya da yok eden silaha dönüşmesi; demokrasiye evrensel değerlerle çelişen ad ve anlamlar verilmesi; ortak iletişim aracımız Türkçeye duyarsızlığın boyutlanması; Atatürk’ün üstün öngörüsüyle bu coğrafyada ülkemize özel ve örnek bir konum sağlayan laikliğin çiğnenmesi kaygılarımızı derinleştirmektedir.  

Eğitim olanak ve kurallarının bilimsel akılla çelişir duruma gelmesi, üniversitenin ve yargının baskı altına alınması, bugünden başlayarak birkaç kuşağın daha geleceğini karartacaktır. Kılık kıyafetleri, inanç ve köken ayrımları siyasaya araç yapılan, demokratik hak ve özgürlükleri kısıtlanan çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız için çok kaygılıyız.

Devleti temsil edenlerin kullandığı dil gibi tüm uygulama ve eylemleri de aileleri çocuklarıyla, komşuları birbiriyle anlaşamaz noktaya taşımak üzeredir. Orunu, yetki alanı yasalarla belirlenen hiç kimse dili gelişigüzel kullanamaz; hiç kimse anlamı belli sözlerle “eleştiri”ye sığınarak başkasını aşağılayamaz. Düşüncesini özgürce açıklayan gazetecilerin, bilimcilerin, sanatçıların, ölüm acısıyla haykıran yurttaşların, çocuk ve gençlerin “eleştiri” özgürlüğünün “hakaret” sayılmasından, düşünce özgürlüğünün baskılanmasından kaygılıyız. Atatürk’ün, İsmet İnönü’nün; cumhuriyete emek veren devrimcilerin uygunsuz sözlerle aşağılanması dayanma, direnme gücümüzü zorlamaktadır.

Orunu, sanı, inancı, kökeni, ekonomik gücü ne olursa olsun her yurttaş, bize yurttaş kimliği kazandıran cumhuriyetin kurucusu, devrimlerin yapıcısı Atatürk’e, devrimlere ve ulusa saygılı olmak zorundadır. Değerbilirlik, demokrat ve erdemli yurttaş olmanın gereğidir. Atatürk’le hesaplaşanlar da Türk Devriminin olanaklarıyla san ve koltuk sahibi olmuştur. Atatürk’e, devrimlere yönelik her ağır söz, her hukuk ve bilimdışı uygulama hepimizi yaralamaktadır. Bir kez daha kınıyoruz!

Bizler Atatürkçü düşünceyle, Türk Devriminin olanaklarıyla yetiştik. Atatürk ulusçusu olmaktan onur duyuyoruz. Akılcı, bilimsel ve sanatsal olandan başka doğru tanımıyoruz; çünkü ödünsüz ve korkusuz olmamızı Atatürkçü düşünce sağlıyor. Bu Cumhuriyet Bayramında inanç ve köken ayrımını yurttaşlık bilinciyle içselleştiren bütün yurttaşları Atatürk’ün “manevi mirası” akıl ve bilime sımsıkı sarılarak, onun “Yurtta ve dünyada barış” ilkesine tutunarak devrimci ruhu canlandırmaya çağırıyoruz! Onurla taşıdığımız TC yurttaşı kimliğimizle susmayacağız!

Bu duygularla cumhuriyetimizin 92. yılını kutluyoruz!

Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Sevgi Özel


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter