AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
ATATÜRK'ÜN KURDUĞU TÜRK DİL KURUMU 84 YAŞINDA

12 Temmuz, devrimci Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumu'nun (TDK'nin) 84. yıldönümüdür; darbeci Kenan Evren'in yasa zoruyla oluşturduğu devlet dairesi TDK'nin değil. 12 Temmuz, Atatürk'ün TDK'yi kurarak başlattığı Dil Devriminin 84.  yıldönümüdür; ülkemizin içine itildiği bu karanlık dönemde buruk bir sevinçle kutluyoruz.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal'in öncüsü olduğu, toplumu düşünce yapısı ve dış görünüşüyle tepeden tırnağa yenileştiren, yerli ve yabancı kaynaklara Türk Devrimi olarak yazılan kültür devriminin amacı "aydınlanma"dır.

Atatürk, 3 Mart 1924'te "Hilafetin, Şer'iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması, Eğitim ve Öğretim Birliği Yasaları"yla halk egemenliğinin olmazsa olmazı laikliğin toplumsal temelini atmış; eğitimde devrim yapmış; yüzyıllarca "ümmi ümmet kul" sayılan bireye, "yurttaş" kimliği kazandırmıştır; hiçbir toplum için "dilsiz" aydınlanma sözkonusu olamaz. Atatürk, 1928'de Harf Devrimi yaparak, 12 Temmuz 1932'de Dil Devrimini başlatarak aydınlanma yoluna ivme kazandırmıştır. Bu nedenle üç devrim yasası, Harf ve Dil Devrimleri birlikte düşünülmelidir. Çünkü yurttaşı bilinçlendirecek, kandırılmasını önleyecek, aklın öncülüğündeki doğrulara ulaştıracak olan bu devrimlerdir.

İstanbul'da 1980 Mayısında düzenlenen "Milli Kültür Meseleleri Semineri"nin sonuç bildirisinde Kültür ve Milli Eğitim Bakanlıklarının, üniversite ve TRT'nin Türk İslam sentezine göre örgütlenmesi önerilmişti. 12 Eylülcüler, bu önerileri benimsemiş, devletin kültür, eğitim siyasası sentezcilerin önerileriyle biçimlenmeye başlamıştı; ancak üç devrim yasasıyla yaşama geçen laik eğitim, Atatürk'ün "vasiyetnamesi" ve dernek olarak kurduğu Türk Tarih-Türk Dil Kurumları, 1950'lerden bu yana Türk İslam sentezcilerinin yoluna çıkıyordu. 12 Eylül darbesi bu engelleri kaldırdı; önce eğitim birliği (tevhidi tedrisatı) yaralandı; sonra Atatürk'ün  "vasiyetname"si çiğnendi; adlarına, yapılarına, yapıtlarına el konularak kurumları kapatıldı. Atatürk'le ve cumhuriyetle hesaplaşmak isteyen sentezciler eğitim ve kültür kurumlarına, üniversitelere yerleştirildi; özellikle din kültürü dersine ağırlık verilerek "güzel" ahlaklı, yani "dindar" kuşaklar yetiştirmek amaçlandı. 2002'den sonra Mehter adımıyla yürünerek Türk İslam sentezi tamlamasından "Türk" de atıldı; din ağırlıklı söylem ve uygulamalar öne geçti. 12 Eylülcülerin Atatürk'ün kalıtını yok etmesinin, üniversiteyi YÖK'le  etkisizleştirmesinin amacı ve anlamı, 2002'den sonra daha iyi anlaşıldı.

2016 Türkiyesinde Atatürkçü olmak; Türk, Türkçe demek; laik eğitimi savunmak; karşıdevrimi eleştirmek suçlanma nedeni olmaktadır. Ülkeyi kuşatan sıkıntılar, ilkin her inanç ve kökenden yurttaşın ortak iletişim aracı Türkçeyi etkilemektedir. Bugün Türkçenin ortak (resmi) dil olması bile tartışılmakta; Türkçe, İngilizcenin yanı sıra Arapçanın da saldırısıyla yüz yüze kalmaktadır. Cumhuriyetle derdi olan, yetkili yetkisiz, çokça bilgisiz kişiler Osmanlıcaya, eski yazıya dönme düşleri kurarken bile Dil Devriminin kazandırdığı sözcükleri kullanmaktadır. Bütün siyasal oyun ve baskılara karşın, Dil Devrimi başarılı olmuştur. Bütün olumsuzluklara karşın Dil Devrimi engellenemiyor; Türkçe yenilmiyor; "ses bayrağımız Türkçe"ye emek veren cumhuriyetçiler de yenilmeyecek.

Bugün Atatürk'ün kurduğu TDK yok; Dil Derneği var; ne pahasına olursa olsun, laik cumhuriyetimizi de Dil Devrimini de yaşatacağız!

 
                                                                                                            Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
                                                                                                                                  Sevgi Özel
   
 

 
BAŞYAZI
ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ
Haziran 2017 - 352. Sayı
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter