AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
HARF DEVRİMİ’NİN 89’UNCU YILDÖNÜMÜ ANKARA’DA KUTLANDI

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Kasım 1928’de TBMM’yi açarken söylediği "Büyük Millet Meclisi'nin kararıyla Türk harflerinin kesinlik ve yasallık kazanması, bu memleketin yükselme uğraşında başlı başına bir geçit olacaktır.” sözlerinin ve ardından aynı gün yeni Türk abecesinin kabul edilişinin üzerinden 89 yıl geçti.

Harf Devrimi’nin 89’uncu yıldönümü 1 Kasımda Ankara’da Çankaya Belediyesi işbirliğiyle Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde kutlandı.

Ali Nihat Yavşan’ın sunduğu etkinlik, Atatürk’ün öncülüğünde Harf Devrimini yapanlara saygı sunularak başladı,  ardından Atatürk’ün isteğiyle Osman Zeki Üngör’ün bestelediği Harfler Marşı Atatürk görselleri eşliğinde dinlendi.

Sevgi Özel açış konuşmasına “Hepimiz Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti ve devrimlerini korumakla görevliyiz. Bugün devrimlerin tümü tehlike altındadır. Onlarca televizyonda, sanal ortamda Atatürk devrimlerine, devrimler üzerinden Atatürk’e saldırılmaktadır. “ sözleriyle başladı. Harf Devrimine saldırıp “Bir gecede cahilleştik” diyenlerin çoğunun dedelerinin okuma-yazma bilmediklerini ama bu nankör torunlar kadar cahil olmadıklarını, onların yayılmacıya, işbirlikçiye boyun eğmediklerini vurgulayan Özel; Osmanlı topraklarının her yanında yayılmacıların kendi dillerinde eğitim veren okullar açtığını, 1907’de İngilizlerin, Fransızların, Amerikalıların 465 okulu olduğunu söyledi. Osmanlının çöküş döneminde aydınların da Türkçenin bilim dili olması konusunda dil ve yazıyı tartıştığını ama Atatürk’ün cumhuriyetin 5. yılında Harf ve 9. yılında Dil Devrimleriyle bunu başardığını, bu devrimlerle geçmişin yitirilmediğini, tam tersine geçmişin daha iyi anlaşılıp korunduğunu, 1940’lara değin kapağında Türkçe Sözlük yazan bir sözlük olmadığını, TDK kurulduktan sonra 1945’te ilk Türkçe sözlük yayımlandığını, bugünkü sözlüklerin anasının o sözlük olduğunu söyleyen Sevgi Özel konuşmasını; “Çok daha duyarlı, dikkatli olarak güçbirliği yapacağımız bir dönemdeyiz. Dil Derneği üyesiyseniz derneğe daha yakın durun. Değilseniz üye olun, olmayanları üye yapın. Yanımızda olun. Biz durmayacağız; Nâzım’ın dediği gibi ‘Dil yürüyor. Yürüyenin önünde durulmaz’; biz birlikte yürüyelim.” sözleriyle sonlandırdı.

Aydınlanmacıların Seslenişleri bölümünün konuşmacıları Yusuf Çotuksöken ve Öner Yağcı’ydı.

Nazik günlerden geçildiğini, cumhuriyetin yaşaması isteniyorsa, Kurtuluş Savaşı koşullarını ve devrimleri daha iyi anlamak için Söylev’i yeniden yeniden okumak, çocuklara, torunlara okutmak zorunluluğunu vurgulayan Yusuf Çotuksöken Atatürk’ün Dil Devrimini Yazı Devrimiyle birlikte ele aldığını ama Yazı Devrimine öncelik verdiğini, ancak her devrim gibi bu devrimlerin de karşıtlarını beraberinde getirdiğini söyledi.

1928’de okuma-yazma bilen sayısının %7 bile olmadığını ama Yazı ve Dil Devrimleriyle bu sayının birkaç milyona ulaştığını, Osmanlıcanın dilimize 100-110 bin civarında Arapça, Farsça sözcük kattığını, devrimler nedeniyle bugün bu sayının 8-9 binlere düştüğünü, 1980 sonrası dilin büyük darbe aldığını, elbirliğiyle dilin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini söyleyerek konuşmasını “Bugünlerden biz de sorumluyuz,” sözleriyle sonlandırdı.

Öner Yağcı ise Harf ve Dil Devrimlerinin cumhuriyet devrimleri arasında en büyük adım olduğunu, bu toprakların  yetiştirdiği en büyük aydın olan Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye devrimlerinin en büyüğü kültür devrimidir”  temellendirmesiyle Harf Devrimini yaptığını söyleyerek bu devrimin önemini anlattı.

Harf Devriminin Osmanlıdan kopuşu hızlandırmak için atılan bir adım olduğunu, bireylerin uygar bir toplum olma yolunda öğrenerek mücadeleye katılması için bu devrimin gerekli olduğunu, yüzde 50’si yani kadınları yok sayılan bir toplumun tamamının insanlaşması için atılan bir adım olduğunu, Arap abecesinin kutsal gösterildiğini, kutsallık zırhına büründürülmüş Arapçaya dokunulabileceği anlamı bulunduğunu, Türkçenin zaten halkın konuştuğu dil olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

Biraraya gelmiş insanların önünde kimse duramaz. Birleşmek zorundayız. Yetmez ama evetçiler 20 yıl önce şiirlerinde, yazılarında tertemiz bir Türkçe ile yazarken şimdi “küreselleşme” adına Arapça, Farsça sözcüklerle yazıyorlar. Ama olsun. Kitabını kendi olanaklarıyla bastırmaya çalışan, Anadolunun her yanındaki dergilerde pırıl pırıl bir Türkçeyle yazan aydınlarımız var, aydınlığın önünde hiçbir şey duramaz.”

Öner Yağcı konuşmasını Ahmet Arif’in Anadolu şiiriyle bitirdi.

Etkinlik; Bütün cumhuriyetçiler, bütün aydınlar için… Atatürk'te anlaşmak, Atatürk'te buluşmak, Atatürk'te kaynaşmak, Atatürk'te çoğalmak,   Atatürk'te büyümek,  Atatürk'te güçlenmek,  Atatürk'te yücelmek,  Atatürk'te ölümsüzleşmek,  Atatürk'te bayraklaşmak ödün verilmez ilkemiz olmalıdır. Dil Derneği’ne ve kitle örgütlerine omuz vermeli, güç birliği içinde bulunmalıyız.”  çağrısı ve İzmir Marşıyla sona erdi.

Kutlamalarımıza katkı veren, destekleyen, varlıklarıyla ya da iletileriyle yanımızda olan dostlarımıza, kurumlarımıza teşekkür ederiz. İyi ki varsınız…

 

  • Sevgi Özel
  • Yusuf Çotuksöken
  • Öner Yağcı
  • Ali Nihat Yavşan
  • Harf Devrimi Etkinliğinden-1
  • Harf Devrimi Etkinliğinden-2
  • Harf Devrimi Etkinliğinden-3
  • Harf Devrimi 89. Yılında, Ankara


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter