AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
Yayın Yönetmeninden
 
ÇAĞDAŞ TÜRK DİLİ - Temmuz 2020 
       

ÇALIŞMAK ALANIDIR YAZMAK

           Ertuğrul Özüaydın
 

Türkçenin yolunu açan Dil Devrimi uzun uğraşlar sonucunda amacına ulaşmıştır, denebilir. Peki, tamamen amacını gerçekleştirmiş midir? Bunu diyebilmeyi çok isterdik; ama gel gör ki aradan geçen bunca yıl sonra bile bugün de anadilimizin gelişmesi ve genişlemesinin önüne durmak isteyenleri görmekteyiz. Yetmişlerde, seksenlerde tartışılan dil bilinci, özleştirme, yazım kuralları gibi birçok dil sorununun hâlâ karşımıza çıkması üzücüdür.

Türkçenin konuşma ve yazı dili olarak böylesine geliştiği, dil ve yazım birliğine (birçok noktada) kavuştuğumuz şu günlerde bile Dil Devrimine karşı düşünenlere, dil gerçeğiyle yüzleşmekten kaçan, korkanlara karşın, devrime bağlı bir çizgi oluşturmuş ve bu çizgide yürüyen aydınlarımızı anmak bir borçtur. İşte bu yola düşenlerden biri de Tahsin Yücel'dir. Tam yarım yüzyıl önce Dil Devrimi Sonuçları  kitabını kaleme aldığı sıralarda acaba dilimizde yaşanan kimi sorunların elli yıl sonra varlığını sürdürebileceğini, gelişimini sürdüren anadilimizin yolunu tıkamak isteyen kişi ve kurumların bugün de işbaşında olabileceğini hiç düşünmüş müdür? Ne yazık ki dün olduğu gibi bugün de bunların varlığından söz ediyoruz. Böylesi aymazlara karşı Dil Devrimine inancımız sürüyor. Anadilimizle neler yapabileceğimizin bilincindeyiz. Gün geçtikçe olgunlaşan dilimizi öğrenme ve geliştirme çabalarımız hızını yitirmedi.

Bir dil sevdalısı olarak yaptığı dilbilimsel çalışmaları ışığında Tahsin Yücel'in en başat özelliklerinden biri dilciliğidir. Aynı ilgi ve ilişki içinde yazınsal serüveni çok yönlülüğüyle çıkar karşımıza. Birbirinden değişik çalışmaları ve yapıtları arasından ortak özellikler taşıyanları bir biçimde tanımlamak istersek edimlerini üç grup içinde görebiliriz: 1.Bilimsel çalışmaları, 2. Yazınsal yapıtları, 3. Düşünsel yazıları.

Fransız Dili ve Edebiyatı profesörü olan Yücel, dilbilimi alanında ortaya koyduğu akademik çalışmalarıyla bir bilim adamıdır. İlk sıraya aldığımız bilimsel yanı yalnızca akademisyenliğine bağlı değerlendirilemez. Dilbilimciliğini bütün yapıt ve yaratılarında kullanma biçimi ve gücüyle zenginleştirir. Yazınsal çalışmaların bir dil sanatı olduğunu değerlendirerek ve onu kendine özgü kurarak yeniden yaratır. Bilimsel yönüyle bütün yapıtları arasında bir ilgi kurulabilir olması, sanki çıkış noktası gibidir. Bir bakıma bütünlemiştir.

Göstergebilim çalışmalarıyla profesörlük ünvanı almıştır. Göstergelerin dildeki belirleyici işlevleri üzerinden birçok önemli yapıtı inceleyerek uygulamaları konusunda onların yüklendiği sorumlulukları açımlamıştır. Göstergelerin iletişimsel boyutlarının yazınsal ürünlerde nasıl biçimlendirilip oluşturulduğunu örnekleriyle açıklayan çalışmaları bilimselliğinin ayrı bir uzantısıdır.

Tahsin Yücel'in yapıt ve yaratılarına topluca baktığımızda büyük çoğunluğun yazınsal türden ürünler olduğunu söyleyebiliriz. Öykü, roman, öyküroman, çocuk kitapları, masal, derleme gibi birbirine benzeyen ya da benzeşmeyen türde örneklere imza atmıştır.

Yazınsal yaratıları da bilimsel çalışmaları doğrultusunda bir bütünlüğü yansıtır. Kullandığı dil, seçtiği sözcükler bağlamı içinde değerlendirmekle onu daha iyi anlayabiliriz. Yazarın izleğini oluşturan daha çok şehir yaşamıdır. Bu bağlamda oluşan toplumsal çevreler şehirlidir. Şehirli kişilerin ilişkileri ve yaşam biçimleri sergilenir. Şehirli insanı işlemek onun bunalımını, acısını, sevincini, çevresiyle etkileşimini kurduğu bağıntılarla geliştirmek, oluşturduğu bir öyküleme sürecidir. Bu yapıtların birçok önemli ödülle taçlandırılmış olması da yazdıklarının niteliğini göstermesi bakımından bize ışık tutacaktır. Bütün bu yazdıklarının yanı sıra dünya edebiyatından aynı türlerde birçok önemli yapıtın çevirisini de dilimize kazandırmış olmasından söz etmeden geçmeyelim.

Bilimsel ve yazınsal yanını yansıtan bu çalışmalarından sonra bir de düşünsel boyutlarıyla ortaya koyduğu yapıtları vardır. Yaratılan öteki yapıtlardan hem ayrı hem de birlikte düşünülmesi gereken bu ürünler anlatı, düşünce ve denemeleridir. Toplumsal yaşayış içindeki yanlışları, doğruları toplumsal bir duyarlılığa yaslanan bir sorumlulukla yazdı. İnsanın insanla, insanın toplumla çatışmasını günlük yaşantımızın en canlı örnekleriyle bağlamıştır. Gerçekçi eleştirileri bizi yanıtlanması gereken sorulara sürüklemiştir.

Üzerinde durup düşünmediği konu yok gibidir. Futbol, futbolcular, şarap, lokanta, yemekler, mutfak, siyaset, önemli adamlar, kadınlar, şehirler, sokaklar, şarkılar, şarkıcılar, yaşam, ölüm vb. gibi ilgisini çeken bir özelliği bulunan her şeyi yazmış gibidir. Toplumsal sorunlara eğildiği kadar sosyal konuları da yazılarına almıştır. Bütün bu yaratılarına bakış açısı, bilgi ve birikimini yansıttığını görürüz. Denemelerinde yarattığı farkındalık özgünlüğündendir.

Yücel'in yapıtları ve yaratılarında bir ya da birkaç türden örneklerle kendini sınırlandırmaması onu değişik kılmaktadır. Böylesine çok yönlü çalışmaları daha çok batılı yazar ve sanatçılarda görmekteyiz. Çok türden örnekler vermesi batılı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir mi? Bilemiyorum; ama soruyorum, ülkemizde böylesine değişik alanda çalışma yapmış kaç kişi vardır ki? Gerçekten yazın tarihimizin çok yönlü olduğu kadar en çalışkan kişilerinden biridir.

 

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter