AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
AHMET TELLİ: "ŞİİRİN DİLİ"

     Her ayın son perşembesinde derneğimizde düzenlediğimiz "Dil-Ekin Söyleşileri"nin yirmi altıncısında, 26 Aralık 2013'te Şair Ahmet Telli konuğumuz oldu. Yüreklerimizde dizeleriyle, yazılarıyla izler bırakan şairimizin "Şiirin Dili" başlıklı söyleşisinde yeni yılı, coşkuyla dinlediğimiz şiirlerle; dilin yaratıcı, yenileyici gücüyle karşıladık. Ahmet Telli, çok bilinmeyen ilginç, öğretici ayrıntılarla derlediği konuşmasında -özetle- şunları söyledi:
     "Türkçe yazılan şiir oldukça çeşitlendi. Yeni adları anmaktan, bu adların şiirlerini övmekten korkuluyor. Şiir parmak izi gibidir. Hem insana özgü olmasıyla ortak bir bilgidir hem de tek, biricik olmasıyla özeldir.

     Düzyazılarımda öz Türkçe sözcükleri yeğliyorum. Bunun doğru tutum olduğuna inanıyorum. Şiirimde ise Türkçede bugüne dek oluşan sözcük birikimini özgürce kullanmaktan yanayım. Ancak Osmanlıcayı benimsemeye, bu anlayışa karşıyım. Öğretmenim Emin Özdemir’in öğrenim yıllarımdaki bir sözünü unutmuyorum. Emin Özdemir, ozanın sözcük seçiminde özgür olduğunu söylemişti.

     Müzik kültürü ile şiir arasında da ilişki vardır. Şiir artık senfonik bir olgudur. “Rock” şiiri de beğeniyle okurum; ama benim şiirimin yapısı liriktir. Hüseyin Cöntürk, İkinci Yeni şiiriyle atonal müzik arasında ilişki kurardı. Lirik damar Homeros’tan bu yana gelen birikimdir ve hep var olacaktır.
     Çağımız hız çağı diye biliniyor. Günümüz insanı bu gerçek içinde yavaşlığın inceliğini, şiirini kaçırıyor. Bir güz yaprağının, rüzgârın önünde usul usul düşüşünü izlemek, algılamak, şiiri duyumsamak gerekir. Şiir için yaşamı yavaşlatmalıyız.

     Şiir, bilgi ile yaşamın birleştirilmesiyle var olur. Melih Cevdet Anday’ın şu sözünü çok önemserim: ‘Şiir duyguyla değil düşünceyle yazılır.’ Bu sözler beni şiir eylemimi düşünceye yoğunlaştırmaya yöneltti.
     Başlarda şiirimi duyguyla yazdığımı anladım. Düşünceye yöneldiğim izleyen dönemimde de ideolojik şiir yazdığımı söyleyebilirim. (Bu bir özeleştiri de sayılabilir.) Oysa şiir ne tümüyle duygu ne de tümüyle düşünce işidir; düşünce, duygu sürecinden geçilerek dil denilen estetik araçla biçimlendirilmesi gerekir. Her şey gibi şiir de emek ister.

     KUNDUZ adlı, kitaplarımda yer almayan şiirim:
          Üstündeki örtüden sıyrılan o hikâye/ Uzun sürmüş bir kâbustan uyanır gibi/ Gecenin ve hecelerin kalbine sızdıydı
          Atlılar geçiyordu hikâyenin içinden/ Yaralarını saklayan bir Çingene/ Ufkunu yitirmiş şehirler geçiyordu
          İnfilâk hâlindeki dağın masalı/ Taşları emzirmekten yorgun nehir/ Kunduz söylencelerini hatırlamaktadır
          Anlatıcısının kekemeliğine sığınan/ Bir hikâyeyle başlıyordu her şey/ Sükût helâk etmesin diye belki
          Atlılardı yıkık duvarların ardında/ İtiraz yürüyüşünü ısrara biriktiren/ Eksik kalmasın için yabanıl koku
          Koku ve bellek: o kaynayıp duran/ Yeraltı sularıydı ki arıyordu uygun/ Bir vaktini aşksız geçen günlerin
          Gölgelerini nehrin ışıltısına bırakan/ Susamış atları bekliyordu günler/ Açarak sayfalarını kunduz hatıraların

     Kunduz akıntıya karşı yüzer, inatçıdır. Bir çağrışımla şairle özdeş gibidir. İnsanın kendini gerçekleştirmesi kendini sorun olarak görmesiyle, bu kaygıyı duymasıyla ilgilidir.
     Altı dayanaktan söz edebilirim: Bilim, sanat, politika, dünya görüşü, estetik, aşk. Bunların tümü olanağı gösterir. Ancak aralarında bağlaşım sağlanmazsa, yalnızca birinde “başarı” sağlanırsa sonuç büyük bir kötülük olur. Bu durumda kişi kendini gerçekleştirmekten uzaktır. Cemal Süreya ne de güzel yazmıştı: 'Bütün mimarlar yüksek, mühendisler de/ Bir sen kaldın alçak mimar ey Sinan Usta!'
     Şiirin dili anlama değil anlamlandırmaya açık olan dile ilişkindir. Antolojiler aynılaştırmak anlayışı üzerine kuruludur. Pedagoji de biçimlendirmeye, belirlemeye dayanır. Dolayısıyla her ikisi de şiirle bağdaşmaz."
     Ahmet Telli'nin "Unutmak Üzerine", "Perişan" ve "Çocuksun Sen" adlı şiirlerini seslendirdiği söyleşi, AÜ Eğitim Fakültesi öğrencilerinin yoğun katılımıyla renklendi. Etkinliğin sonunda Telli, dilseverler için kitaplarını imzaladı.


 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter