AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
5 Ekim 2013
20 YIL ÖNCE ÖLEN ÖMER ASIM AKSOY'A
YÖNELİK SALDIRILARI KINIYORUZ!

     Eğitimcileri barındıran bir sendikanın Ömer Asım Aksoy'un Atasözleri Sözlüğü'ne yönelik açıklaması nedeniyle günlerdir iletiler alıyor, telefonla aranıyoruz. Başlangıçta yanıt vermeyi gerekli bulmamıştık; ancak kimi eğitimcilerin, bu açıklamayı yorumlayanların Ömer Asım Aksoy'u hiç tanımadığını, bir dilin sözlüklerinin nasıl hazırlandığını ve dilimizin tarihsel akışını hiç bilmediğini üzüntüyle gördük. Birkaç yıl önce Başbakanlığa bağlı TDK de sözlüklerden kimi "ayıp" sözleri, atasözü ve deyimleri atmaya yeltenmiş; aynı çevreler ve basın, dilden sözcük, söz öbeği ayıklayarak toplumun "terbiye" edileceği yanılgısına düşmüştü. 2013 yılında aynı yanılgıya eğitimcilerin düşmesi, üzerinde çok düşünülmesi gereken bir durumdur.
     *1993'te 95 yaşında aramızdan ayrılan Ömer Asım Aksoy, cumhuriyetin değerlerini yaşama biçimi edinmiş; yaşamı boyunca Türkçeye emek vermiş onurlu bir aydın, bilge bir dilci, yürekli bir devrimciydi. Onun düşüncelerini, eylemlerini ve arkasında bıraktığı dev yapıtları bilmeden, büyük bir emek ürünü olan Atasözleri Sözlüğü'nün "yasaklanması" için çağrı yapılmasını, özellikle bu iktidar döneminde çok anlamlı buluyoruz.
     *Her dilin genel sözlükleriyle atasözü, deyim, argo ve başka özelliklerini yansıtanları hazırlayan dilci, dilde var olanı yok sayamaz; ahlak polisliği yapamaz. Ömer Asım Aksoy'un, yüzlerce metni tarayarak, halk ağızlarındaki atasözü ve deyimleri derleyerek hazırladığı Atasözleri Sözlüğü ile Deyimler Sözlüğü, türünün en oylumlu ilk yapıtlarıdır. Her dilde kadına, erkeğe, çocuklara, bitkilere, hayvanlara yönelik olan, toplumun farklılıklarını öven ya da yeren sözler, söz öbekleri vardır. Dilci, hepsini derlemek zorundadır. Toplumbilimin öteki alanları da bunlar üzerinden değerlendirme yapar. Aksoy'un sözlüğündeki eleştirilen atasözleri de toplumun dünü ve bugünü açısından kadına nasıl bakıldığını göstermektedir. Bir sözlüğü yasaklayarak, dilden söz atarak toplumu "terbiye" edilebilir miyiz? Eğitimciye düşen yanlışı göstererek doğruyu öğretmek değil mi? Bu denli bilgisizleştik mi?
     Ataların doğru ya da yanlış bulduğumuz pek çok sözü var; bunlar dünün doğru ve yanlışlarını öğrenip bugünü değerlendirmemize ışık tutar. Eğitimcilere önerimiz şudur: Kadını yeniden toplum dışına itecek kirli oyunları, 4+4+4'lük "eğitim ucubesi"ni, Başbakanlığa bağlı TDK'nin ölçünlü dili bozan sözlüklerini, İngilizcenin saldırısına eklenen Arapçalaşmayı, eski dil ve yazıya dönük olanlarla dinselleştirilen eğitim kurum ve dizgelerini göz önüne alarak gündemde tutmak, dilden söz, söz öbeği atmaktan daha önemli ve ivedi etkinlikler olmalıdır!
                                                                                                                  Dil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
                                                                                                                                        Sevgi Özel

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter