AnaSayfa Kuruluş: 22 Nisan 1987
Dil Derneği, Bakanlar Kurulunun 24.07.2002 tarih ve 2002-4812 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan dernektir.
 
1 Kasım 2008
HARF DEVRİMİNİN 80. YILI VE CUMHURİYETİMİZ

29 Ekimde, bizlere yurttaş kimliği kazandıran cumhuriyetimizin 85. yılını kutladık. Yaklaşık 90 yıl önce verilen bağımsızlık savaşını taçlandıran 29 Ekim, aklın ve bilimin öncülüğüyle çağdaş dünya içinde yer almamız için onurla yürüyeceğimiz yolun açıldığı gündür.  Bu yolu, 85 yıldır Türk Devrimi aydınlatmaktadır. Ancak laik cumhuriyetimizin 85. yılında bu aydınlanma yolunu karatmak için harcanan çabaları da görmezden gelemeyiz. Türk Devriminin kazanımlarıyla varlık gösterenler, bu kazanımları yok sayarak, akıl ve bilimdışı tartışmalara konu yaparak, devrimlerle hesaplaşmayı sürdürmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün öncüsü olduğu Harf ve Dil Devrimleri de bu tartışma ve hesaplaşmaların odağı yapılmaktadır. Türkiye Büyük Meclisince 1 Kasım 1928’de 1353 Sayılı Yasayla kabul edilen Harf Devriminin, geçmişle bağları kopardığı, ulusu bir gecede okuryazar olmaktan çıkardığı gibi akıl ve bilimdışı olduğu kadar gülünç de olan savlar, bu yıl 76. yılını kutladığımız Dil Devrimi için de söylenmektedir. Oysa cumhuriyetten önce Arap abecesini kullanan ulusumuz, ne bu abeceyi ne de Arapça ve Farsçanın boyunduruğu altındaki Osmanlıcayı kullanabiliyordu.

1 Kasım 1928’de yapılan Harf Devrimi, Türkçe üzerindeki boyunduruğu kaldıran ve bilinçle yapılan bir devrimdir. Bu devrimle her yaştaki insan tez zamanda okumayı ve yazmayı öğrenmiş, cumhuriyetin getirdiği yeniliklerle geçmişteki yaşamını karşılaştırma olanağı bulmuştur. Durum böyleyken kendini aydın olarak tanımlayan ya da devrim karşıtlığından çıkar sağlama umudu olan bir kesim, Türk Devriminin her aşamasını olduğu gibi, Harf ve Dil Devrimlerini de tepeden gelen dayatmalar olarak nitelemeyi sürdürmektedir.

1 Kasım 1928’de kabul edilen Harf Devrimini hâlâ tartışma konusu yapmak, boşa zaman harcamaktır; ne yazık ki boşa harcanan bu zaman ve emek, yarınımızın güvencesi olan çocuklarımızın Türk Devrimine olan güvenini sarsmaktadır. Oysa çocuklarımızın geleceği için devrimlerle hesaplaşmaktan daha önemli ve ivedi görevlerimiz vardır. Ulu önder Mustafa Kemal, bu görevleri Söylev’inde açıkça göstermekte, karşılaşacağımız engelleri aşma yolunu da açıkça belirtmektedir.

Harf Devrimiyle edindiğimiz yeni yazımız, söylenenlerin tersine, geçmişle bağlarımızı sağlamlaştırmış, kültürel değerlerimizi daha iyi anlamamızı sağlamış; Dil Devrimiyle bilim ve sanat dili olan Türkçemiz de kendimizi doğru anlatma, dışımızda yaşananları doğru anlama yolunu açmıştır. Geçmişte kullanılan Arap abecesi aracılığıyla halkın inançları kullanılmış, bu abeceye dinsel anlam yüklenerek ve her metin kutsallaştırılarak okuryazar olmayan halk kandırılmıştır. Harf Devrimi, halkın inancını kullanma yolunu sonsuza dek kapatmıştır. İşte 2008 Türkiyesinde yaşanan birçok sıkıntının, devrimlerle hesaplaşmanın temelinde yatan budur.

Harf Devrimi, yazının inançla hiçbir ilişkisi olmadığını kanıtlayan; Türkçenin olanaklarını görme ve kullanma bilincimizi güçlendiren görkemli bir devrimdir.

Biz, Atatürk’ün kurduğu 85 yaşındaki laik cumhuriyetimize olduğu gibi, Atatürk’ün başlattığı Harf ve Dil Devrimleriyle ivme kazanan ve bir bütün olan Türk Devrimine de sonsuza dek sahip çıkacak, her durum ve koşulda Türk Devrimini bilimsel akılla savunacağız!

Bu duygularla laik cumhuriyetimizin 85. yaşını, Harf Devriminin 80. yılını kutluyoruz!

                                                                                                       DİL DERNEĞİ

 
BAŞYAZI
TÜRKÇE SÖZLÜK
YAZIM KILAVUZU
 
     
facebook twitter