|
|
Batı Kaynaklı Sözcüklere Türkçe Karşılık Önerileri
|
Dil Derneği Yabancı Sözcüklere Türkçe Karşılıklar Bulma Yarkurulunun açıklaması için tıklayınız. |
| A |
B |
C |
Ç |
D |
E |
F |
G |
H |
I |
İ |
J |
K |
L |
| M |
N |
O |
Ö |
P |
R |
S |
Ş |
T |
U |
Ü |
V |
Y |
Z |
| A |
* @ à çengel (@ imi, "adres, yer" simgesidir.) |
| B |
* burs à öğrenim yardımı, öğrenimlik (Fr. bourse: para kesesi) Örnek: Ahmet bir devlet kurumundan öğrenimlik aldı. |
| F |
* "flash disc" à belgetaşır (İng.) Örnek: Bilgisayarımdaki çok önemli bilgileri belgetaşırıma yükledim. |
* fon à kaynak (Fr. fond: dip) Örnek: Devlet orta sınıf yurttaşlar için konut kaynağı ayırdı. |
| K |
* kargo à yüktaşır (İng. cargo) Örnek: Çağdaş Türk Dili Dergisi’nin son sayıları yüktaşırla adresime gönderildi. |
* kota à sınırsayı (Lat. quota: pay) Örnek: Çin’e dokuma ürünlerinde sınırsayı uyguladılar. |
| L |
* larenjit à boğaz yangısı (Fr. laryngite: gırtlak yangısı) Örnek: Bu ilacın boğaz yangısına iyi geldiği söyleniyor. |
* lavabo/evye à yıkanak, yunak (İt. lavabo, Lat. lavare: yıkamak) Örnek: En kısa zamanda evimin yunaklarını değiştirmek zorundayım. |
* levye à kanırtaç (Fr. levier: kaldıraç) Örnek: Hırsız kapıyı kanırtaçla açmış. |
| M |
* makroekonomi à büyük ölçekli ekonomi (Yun. makros: büyük+oikos: ev+nemein: yönetmek) Örnek: Türkiye’nin büyük ölçekli ekonomi verileri açıklandı. |
* mikroekonomi à küçük ölçekli ekonomi (Yun. mikro: küçük+oikos: ev+nemein: yönetmek) Örnek: Bu çalışma, küçük ölçekli ekonomileri ilgilendirmektedir. |
* moralist à töreci (Lat. moralis: ahlaksal) Örnek: Töreci yaklaşımlar çoğu kez bizi açmazdan kurtarır. |
* monitör à göstereç (Lat. monere: uyarmak) Örnek: Bilgisayar gösterecine sürekli bakmak gözleri yorar. |
* montaj à kurulum (Fr. montage: kurma) Örnek: Giysi dolabının kurulumu bitti. |
* montör à kurulumcu (Fr. monteur: montaj elemanı) Örnek: Kurulumcu, giysi dolabının kurulumunu bitirdi. |
* morfoloji à biçimbilim (Yun. morphe: biçim+logos: söz) Örnek: Dillerin biçimbilimsel bölünmesine göre, Almanca bükümlü bir dildir. |
* motel à konakça (İng. motor: motorlu araç<Lat. Motor: hareket ettirici+Fr. hotel: otel) Örnek: Uzun yolculuklarda çok yoruldukça geceleri konakçada kalıyorduk. |
* motivasyon à güdülenim (Lat. movere: devindirmek) Örnek: Güdülenim başarının yolunu açar. |
* motive etmek à güdülemek (Lat. movere: devindirmek) Örnek: Üniversite sınavında başarı için adayları iyi güdülemek gerekir. |
* möbleli à dayalı döşeli (Fr. Meuble: mobilya) Örnek: Evini dayalı döşeli sattı. |
* mönü à yemek dizelgesi (Fr. menu: küçük ayrıntı< Lat. minutus: küçük) Örnek: Aşevine girer girmez görevli yemek dizelgesini getirdi. |
* mültivizyon à çoklugösterim (Lat. multus: çok+ visio: görüntü) Örnek: Yeni satımevinin açılışında ilginç bir çoklugösterim yapıldı. |
| N |
* navigasyon à gezinim (Fr. navigateur<navigare: gemi ile yolculuk yapmak) Örnek: Taşıtların gezinimi yeni geliştirilen araçlarla kolayca izlenebiliyor. |
* navigatör à yönlendireç (Fr. navigateur<navigare: gemi ile yolculuk yapmak) Örnek: Son yıllarda üretilen arabalarda yönlendireç yaygınlık kazandı. |
| O |
* obsesif à takıntılı (Lat.obsidere: kuşatmak) Örnek: Davranışlarından takıntılı kişilerden biri olduğu belli oluyordu. |
* obsesyon à takıntı (Lat.obsidere: kuşatmak) Örnek: El yıkama takıntısı olan birini tanıdım. |
* ofansif à atak, hücuma dayalı (Fr.offensif<Lat. offensus: incitici) Örnek: Kimi sporcular ayaktopunda atak bir tutum içine giriyorlar. |
* okeylemek à olurlamak (İng. okay: tamam, evet) Örnek: Görevliler, sonunda TK 127 sayılı uçuşunu olurladılar. |
* ombudsman à uzlaştırıcı (İsv. ombudsman: komisyon üyesi) Örnek: Uluslararası sorunları çözmede uzlaştırıcıya güven duygusu, büyük önem taşımaktadır. |
| P |
* paratoner à yıldırımsavar (Fr. paratonnerre: yıldırımlık) Örnek: Gökdelenlerin kimisine yıldırımsavar koymayı unutmuşlar. |
* paravan à bölmelik (Fr. paravent, İt. paravento: rüzgârlık) Örnek: Eskicide gördüğüm oymalı bölmelik çok değerliydi. |
* park à 1. gezilik; 2. durmalık (Fr. parc, İng. park< Geç. Lat. parricus) Örnek 1: Uygun havalarda geziliklerde dolaşmayı severim. Örnek 2: Durmalıkların azlığı nedeniyle arabalar kaldırımlara konuyor. |
* parkur à yürüyüşyolu, koşuyolu, yarışyolu (Fr. parcours: koşu yolu) Örnek: Dinlenme günlerinde Çiftlik yürüyüşyolunda bir saat koşarım. |
* parttaym à yarıgün (İng. part-time: yarı-zaman) Örnek: Birçok öğrencinin yarıgün çalışması kurumlara yarar sağlıyor. |
* patent à buluş belgesi (İng. Patent<Lat. patere: açık olmak) Örnek: Sonunda yeni bir yoğurt çırpma aracının buluş belgesini aldım. |
| R |
* rotasyon à dönüşümlü görev (Lat. rotare: döndürmek) Örnek: YÖK’ün dönüşümlü görev kararı öğretim üyeleri arasında huzursuzluk yarattı. |
| S |
* sigorta à koruncalık (İt. sicurta: korunca) Örnek: Evlere deprem koruncalığı yaptırtmak zorunluluğu vardır. |
* strateji à yolgüdüm (Yun. strategia: komutanlık) Örnek: Cumhuriyet gazetesi bir zaman öncesine dek yolgüdüm dergisi çıkarıyordu. |
* süpervayzır à göz ustası, denetleyici, danışman (İng.supervisor: denetleyici, Lat. supervidere: denetlemek, üstten bakmak) Örnek: Ekmek pişiren köylü kadınlar arasında bir de göz ustası vardı. |
|
Güncelleme Tarihi:
17.06.2010
|
Konur
Sok. No.34/4 06640 Kızılay-Ankara
Telefon: (312) 425 83 60 - 417 33 27 | Belgeç : (312) 417 33 28
|
|
 |
|
|